Yedi Kız Kardeş
TRT’de yayınlanmış olan “Yedi Kardeşin Sırrı” adlı belgeselde petrolün gizli hikayesi şöyle anlatılmıştır:
“28 Ağustos 1928’de Kuzey İskoçya’daki dağlık bir arazinin ortasında yer alan Achnacarry Şatosu’nda üç adam (bir Hollandalı bir Amerikalı ve bir İngiliz) randevulaşmıştı. Hollandalı olanın adı, Henri Deterding’tir. “Petrolün Napolyunu” olarak anılan acımasız ve kararlı bir adamdır. Sumatra bölgesindeki petrol kuyusunu sömürdükten sonra deniz kabuğu satan zengin bir armatörle iş birliği yapıp Royal Dutch Shell’i kurmuş ve 1936 yılına kadar liderliğini yapmıştır. Amerikalının adı Walter C. Teagel’dır. Rockefeller’ın kurduğu Standard Oil Company’in temsilcisidir. Şirket günümüzde Exxon olarak bilinmektedir. Kuyular, nakliye, rafineri ve dağıtım ağı Standard’ın kontrolü altındadır. Şirket adeta çok başlı bir canavara benzemektedir. 1911’de Rockefeller’e mal varlığını bölmesi ve 34 ayrı şirket kurması emredilmiştir. Rockefeller, mal varlığını 34 şirkete bölse de bunların hepsi yüzyılın ilk milyarderinin kontrolü altında kalmıştır. İngiliz Baron John Cadman, daha sonraları BP olarak bilinecek Anglo-Persian Oil Company’in müdürüydü. O sıralar denizcilik bakanı olan Winston Churchill’ın tavsiyesiyle Britanya Hükümeti BP’ye yatırım yapmaya karar verdi ve kraliyet donanması kömür yerine petrol kullanmaya başladı. Birinci Dünya Savaşı bu tercihin doğruluğunu ispatlayacaktı. Gemi, uçak ve tanklar ortaya çıkınca petrol, savaşın damarlarında akan kan halini aldı. Otomotiv endüstrisi de hızlı ilerliyordu. Ford T, 1 milyon satış rakamına ulaşmıştı. Dünya petrole susamıştı ve şirketler amansız bir yarışa girişiyorlardı. Ama aradaki rekabet pazarı dengesiz kılıyordu. Bir anlaşmaya varma zamanı gelmişti. Dönemin en büyük petrol şirketleri Royal Dutch Shell, Standard Oil Company ve Anglo-Persian Oil Company yani bugünün Shell, Exxon ve BP’si şatoda bir araya geldi ve gizli toplantı başladı. Henri Deterding şöyle dedi: Büyük karlar elde edebilmemiz için dünya petrol kaynaklarını kardeşçe bölüşmemiz gerekir. Petrol yatakları, nakliye maliyetleri ve satış fiyatları üzerinde konuşup anlaşmaya varmalıyız. Bir anlaşmaya varılması çok uzun sürmedi. Kimsenin imza atmadığı gizli bir pakt yapıldı. Bu anlaşma daha sonra Achnacarry Anlaşması olarak anılacaktı. 1928 yılı, büyük petrol şirketlerinin bir araya gelip dünyayı bölüştükleri yıl olmuştur. Petrol üretim sahaları paylaşıldı. Petrol üreten ülkeler bu paylaşımın dışında tutuldu. 29 Ağustos 1928 sabahında dünya düzeni tamamen değişmişti. Milyarderlerin komplosuna başka şirketlerde ortak oldu. Esso (Standard Oil of New Jersey), Royal Dutch Shell (Anglo-Dutch), BP (Anglo-Persian Company APOC-, Mobil (Standard Oil Co. Of New York- Socony-, Chevron (Standart Oil of California -Socal, Gulf Oil, Texaco. Tarih onları Yedi Kız kardeş olarak adlandıracaktı. 20. yüzyılın başında petrol şirketleri İran’ın zengin petrol yataklarını kontrol etmek amacıyla bir savaş başlattılar. Birinci Dünya Savaşının sonunda Sykes-Picot Anlaşması ve San Remo Anlaşmasıyla Fransa ve Britanya Ortadoğu’yu paylaştı. Amerikan petrol şirketleri de öfkeden deliye döndü. Derhal bir şeyler yapılmalıydı ve çözüm önerisi de Bay yüzde 5 lakaplı Üsküdarlı Ermeni petrol simsarı Kalust Gülbenkyan’dan geldi. Gülbenkyan, gelecekteki petrol çıkarma sahalarını hesaplayarak bir kırmızı hat çizdi. Bu kırmızı hat içinde rekabeti yasakladı ve karşılıklı iş birliği talep etti. Iraq Petroleum Company (1912’deki adı Turkish Petroleum Company’dir. Osmanlı topraklarındaki petrolleri işletme hakkına sahip olan İngiliz, Alman ve Gülbenkyan’ın %5 payının olduğu şirketin adıdır) bu sebepten kuruldu. BP, Exxon ve Fransa’dan STP (bugünkü adıyla Total) aynı oranda hissedar oldu. Yedi kız kardeş Ortadoğu’nun petrol rezervlerini ele geçirmişti. Gülbenkyan bu dahi buluşu için her anlaşmadan %5 alacaktı. İşte bu anlaşmalar 15-20 sayfayı aşmayan kısa metinlerdi. Ama ülkeler bunlarla topraklarının/ülke kaynaklarının tamamının kullanım haklarını devretmişlerdir.”
Yedi kız kardeş, Yunan mitolojisinde Titan Atlas’ın birbirine çok bağlı olan kızlarını simgeler. Mitolojik hikâyeden esinlenen İtalyan siyasetçi Enrico Mattei de dünyanın önde gelen petrol devlerine ithafen “Yedi Kız Kardeş” tabirini kullanmıştır.
Bugün “enerji “kelimesini duyduğumuzda aklımıza ilk gelen sözcükler “kriz”, “kesinti”, “zam” “dolar” ve “savaş” gibi olumsuz sözcüklerdir. Kapitalist sistem belirinceye kadar, insanlığı tehlikeye atacak, birbirine düşürecek seviyede enerji, çevre ve ekolojik sorunlar ortaya çıkmamıştı. Enerji kaynaklarına hükmetme ve bu kaynaklara sahip olma arzusu ile yanıp tutuşan Amerika, Rusya, İngiltere ve Avrupa ülkeleri enerji kaynaklarına sahip olan ülkeler aleyhine politikalar üretmiş, enerji kaynaklarını kendi aralarında paylaşıp bölüşmüşlerdir. Yedi Kardeşin Sırrı belgeselinden de anlaşıldığı üzere bu bölüşüm ilk olarak petrol üzerinde olmuştur. Günümüzde Yedi Kız Kardeşler hala güçlü bir konumda olsa da petrol sektörüne OPEC ülkeleri, Suudi Arabistan, ABD ve Rusya tarafından yön verilmektedir.
Mustafa Kemal Atatürk: “Petrol meselesi, yalnız bir milli ekonomi meselesi değildir. Aynı zamanda bir milli müdafaa meselesidir” diye boşuna dememiştir.
Bugün enerji yalnızca kalkınmanın anahtarı değil, bir ekonomik savaş enstrümanıdır.
