Dolar 45,1846
Euro 52,9954
Altın 6.703,28
BİST 14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 15°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
15°C
Hafif Yağmurlu
Cts 8°C
Paz 7°C
Pts 6°C
Sal 7°C

Diyetisyen Mahsun Fırat Demir – Çatalını Nereye Batırırsan, Oraya Yatırım Yaparsın!

22 Nisan 2025 20:33

Çatalını Nereye Batırırsan, Oraya Yatırım Yaparsın!

Her lokma bir tercihtir. Farkında olmadan verdiğimiz onlarca karar arasında belki de en sessiz ama en güçlü olanı, yemek masasında alınır. Çünkü çatalını nereye batırırsan, yalnızca damak tadını değil, aynı zamanda bir sistemi, bir üreticiyi, bir yaşam biçimini desteklersin.

Domatesin nerede yetiştiği, kim tarafından toplandığı, nasıl taşındığı ve market rafına hangi koşullarda ulaştığı görünmez bir zincirin halkalarıdır. O zincirin ucunda çoğu zaman düşük ücretle çalışan tarım işçileri, toprağını kaybeden küçük çiftçiler, pestisit yükü altında ezilen ekosistemler ve devasa kârlarla büyüyen küresel gıda tekelleri vardır.

Ama artık sadece bunu bilmek yeterli değil. Şu an nefes alıp verirken bile düşünmemiz gereken bir dönemdeyiz. Her şeyin sıradanlaştığı, basitleştiği ve değersizleştirildiği bu zamanda, yaşamlarımızı gerçekten nasıl yaşadığımızı sorgulamak zorundayız.

Değerler unutulmuş, sağlık ikinci plana atılmış durumda. İnsanlar, ne yazık ki çoğu zaman sağlığına zarar verdiğini bildiği halde aynı tüketim alışkanlıklarını sürdürmekte. Eğitim seviyesi ya da gelir düzeyi tek başına çözüm sunmuyor; çünkü mesele bilinçaltında kendimize verdiğimiz değerle ilgili. Bir şeyin sonunun kötüye gittiğini bile bile aynı yolu yürümek, bu değerin ne kadar yıprandığını gösteriyor.

Bu bir kısır döngü: kısa süreli diyetler, detokslar, kendimizi “toparladığımızı” sandığımız anlar… Hepsi aslında düşük dozda bir ilüzyon. Ayık kalmak değil, uyanmak gerekiyor.

Sağlıklı bir toplumun oluşabilmesi adına beslenme politik bir eylemdir.

Eğer sofranızda süt oranı yüksek kaliteli peynir yerine sürme peynir tüketiyorsanız,

Eğer yumurta yerine yalnızca ekmekle yetiniyorsanız,

Bununla yetinmememiz gerektiğini idrak etmemiz gerekiyor.

Komşu ülkelerde insanlar sofralarında besleyici, sağlıklı ve adil gıdalara ulaşırken, biz neden kendimize bunu reva görüyoruz? Neden olması gerekeni lüks, zararlıyı ise “alışkanlık” olarak meşrulaştırıyoruz?

Artık bilmek değil, değiştirmek zorundayız.

Çünkü çatalını nereye batırırsan, sadece bugünü değil, geleceği de seçmiş olursun.

Diyetisyen Mahsun Fırat Demir

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.