Dolar 45,9290
Euro 53,5335
Altın 6.702,74
BİST 13.825,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
22°C
Parçalı Bulutlu
Sal 25°C
Çar 25°C
Per 25°C
Cum 25°C

Yüzde 10 Protesto Oyunun Nedeni

Son Sözü Başkent Söyler baskenthaber.org baskenthaber.org@gmail.com
6 Mart 2022 11:09

Şahin Filiz hocam, 2 Mart 2022 günü yayınlanan yazısında “6’lı İttifak”ın 28 Şubat günü yaptıkları toplantı sonrasında yayınladıkları mutabakat metnini, “İktidara değil, Cumhuriyet’e muhalefet” başlığı ile değerlendirdi.
Bildirinin her tarafına sinmiş olan “kimlik siyaseti” anlayışını, “eşit vatandaşlık” gibi yalnız başına bile aslında nasıl bir programı anlattığı belli olan ifadeleri ve “inandığı şekilde yaşamak özgürlüğü” gibi bugün laik Cumhuriyeti hedef alan çevrelerin dilinde, slogana dönüşmüş özlemleri içeren mutabakat metni için Şahin Filiz’in makalesinin başlığı, özlü bir özetleme olmuş.

“6’lı İTTİFAK”
“6’lı İttifak” üzerine bir çok şey söylenebilir. Tek tek her bir Parti’nin sicili bu konuda çok şey anlatıyor. Ama sadece söz konusu Partilerin, son günlerin kimi gelişmeleri üzerine yaptıkları açıklamalara bakmak bile nasıl bir oluşum ile karşı karşıya olduğumuzu anlamak için yeter.
Davutoğlu, Babacan ve Karamollaoğlu; “6’lı ittifak”ın bütün partilerinin 28 Şubat’ta karşı olma konusunda fikir birliği içinde olduklarını açıkladılar. Mutabakat metninin açıklanacağı gün olarak 28 Şubat tarihinin seçilmesinin ise başlı başına bir mesaj olduğunu belirttiler.
Kılıçdaroğlu, bir yanda 28 Şubat günü 28 türbanlı ile buluşarak yaptığı helalleşme ile “en anlamlı” mesajı verdi. Öte yandan Ukrayna’daki gelişmeler dolaysıyla gündemde olan NATO konusunda da, Partisinin grup toplantısında “İttifak’a bağlıyız” diyerek nerede durduğunu belirtmeye özen gösterdi.
Akşener ise, Rusya’nın gizli ajandasında Kars ve Ardahan’ı almak olduğunu söyleyerek iktidarı Rusya konusunda yeterince aktif olmamakla suçladı. “Putin haddini aşmıştır… Vakit boş laf vakti değil, yaptırım vaktidir.” diyerek Atlantik cephesinin en şahin sesi olmaya aday olduğunu gösterdi.
Kısacası “Millet ittifakı”, ABD, AB ve NATO’ya, “senin için önemli olan konularda ben, Cumhur İttifakı’ndan daha fazla sana yakınım” mesajını her vesileyle vermeye devam ediyor. Çünkü iktidar olmanın yolunun buradan geçtiğini düşünüyor.

ANAYASALAR
“6’lı İttifak”ın beraberce okudukları mutabakat metni içinde yer alan şu ifadeler, söz konusu Partilerin Laik-Demokratik Cumhuriyet’e nasıl baktıklarını çok güzel bir şekilde özetliyor:
“1921 Anayasası’nın nispeten kapsayıcılığının peşinden kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti, sonraki Anayasalarda daha dar kalıplara girmiştir.”
Mutabakat metnine başından sonuna kadar sinmiş olan bu anlayış İttifak ile ilgili olarak şu gerçekleri ortaya koymaktadır.
Emperyalist sömürgecilere ve onlarla işbirliği halinde olan feodal gericiliğe karşı bir milletin ayağa kalktığı, millet egemenliğinin kayıtsız şartsız tescil edildiği, Osmanlı ülkesindeki “kulların” Cumhuriyetin özgür yurttaşları olmasını sağlayan 1921 Anayasasını “nispeten kapsayıcı” diyerek küçümseyenler, gerçekte Türkiye’nin yaşadığı o büyük Devrime karşı çıkıyorlar.
1924 ve 1961 Anayasalarını ise 1980’de ABD’nin “Bizim oğlanları”nın yaptığı darbe Anayasası ve daha sonraki, özellikle AKP iktidarı dönemindeki ucube değişikliklerle bir tutan ifadeler ise sadece ve sadece “6’lı İttifak”ın Cumhuriyet’le sorunu olduğunu gösterir.
Ama şunu da ayrıca belirtmekte yarar var: 1921 Anayasası’na “nispeten kapsayıcı” payesi verilmesinin tek nedeni, bu Anayasa’da “Devletin dini İslamdır” ibaresinin olması, laikliğin olmamasıdır. Sonraki Anayasalara laiklik girdi. Ve “6’lı İttifak”a göre “kapsayıcılık” da gitti.

MUTABAKATTA OLMAYANLAR
“6’lı İttifak”ın mutabakat metninde Türkiye’ye yönelen tehditler yok. Suriye’de Fırat’ın doğusunda ABD’nin kurmaya çalıştığı kukla devlet yok! ABD parası ve silahı ile Türkiye yönelen terör tehdidine karşı ne yapılacağı yok!
“6’lı İttifak” son on yılda Türkiye’nin sırtına yıkılmış olan 8 milyonluk mülteci yükü konusunda da bir şey söylemiyor.
“6’lı İttifak”ın mutabakat metninde Ukrayna ve Gürcistan’ı da içine alarak Karadeniz’i bu saldırgan emperyalist Paktın gölü haline getirme çabalarının Türkiye için ne anlam ifade ettiği üzerine de tek bir sözcük yok!
Metinde AKP ile iyice ayyuka çıkmış anti laik uygulamalardan hiç bahsedilmiyor!
“Mutabakat metni”nde özelleştirmelerle çökertilmiş ve kriz içindeki Türkiye ekonomisin nasıl düze çıkarılacağına dair tek cümle yok!
AKP iktidarının durumu belli. Gerek ekonomide, gerekse Suriye ve mülteciler konusu başta olmak üzere dışarda yaşanan gelişmeler ve AKP iktidarının performansı, önümüzde yapılacak seçimlerde bu iktidarı bir mucizenin bile kurtarmaya yetmeyeceğini gösteriyor.
“6’lı İttifak” işte böylesine elverişli bir durumda iktidara talip!
Ama bütün kamuoyu yoklamalarında yüzde 10 civarında görülen “protesto oyu”nun ve yüzde 20’lerdeki kararsız seçmenin ne anlam ifade ettiğini, sistem partilerinden birine oy vereceğini söyleyen seçmenlerin de önemli bir kısmının da “ehveni şer” tercihi yaptıkları gerçeğinin nedenini; İttifak’ın bildirgesinde yer alan, yukarda açıkladığımız gerçekler ışığında düşünmek gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.