Dolar 45,2030
Euro 52,9606
Altın 6.639,41
BİST 14.383,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 7°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
7°C
Hafif Yağmurlu
Paz 8°C
Pts 7°C
Sal 12°C
Çar 14°C

Teknostres Mi? Almayalım

ceylan.ceyla@gmail.com Kurumsal Eğitim Direktörü - Engürü Dergisi İmtiyaz Sahibi
14 Mayıs 2022 11:53

Tüm dünyada günlük rutinde olan, hatta oldukça zaman harcanan bir şey var. Yepyeni bir stres unsuru: teknostres. Ne bu diyecek olursanız, sosyal medyanın yarattığı stresin adı.

İngiltere’deki Lancaster Üniversitesi’nin araştırması gösteriyor ki sosyal ağ kullanıcıları, sosyal medya kullanımlarından dolayı stres yaşadıklarında, sosyal medya platformlarına daha fazla bağımlı hale gelme riskiyle karşı karşıya kalıyorlarmış. Araştırmanın gösterdiği bulgulara göre, kişiler bu tür bir stres ile karşı karşıya kaldıklarında, stres unsurunu kapatmak veya daha az kullanmak yerine, sosyal medya platformlarının birinden diğerine geçiş yapıyormuş. Stresi yaratan ortamın girdabında kayboluyorlarmış. Bu eğilimler ileri safhalarda da sosyal medya bağımlılığının artmasına sebep oluyormuş. Araştırma ekibi, teknostresin kullanıcıların hayatlarına olan etkilerine baktıklarında; sosyal ağların kişisel hayatlarını istila ettiğini, ağlarını arkadaşlarınınkine uyacak şekilde uyarladıklarını, aşırı derecede sosyal bilgi edindiklerini, platformlarda sürekli değişiklikler ve güncellemelerle karşı karşıya kaldıklarını görmüşler. Ezcümle vardıkları sonuç, gelecekte en başarılı ya da en mutlu insanlar; en temel gereksinimlerimiz, becerilerimizden olan ”odaklanabilme ve anı hissetme” becerilerine sahip olanlar olacakmış. Peki bu yeni stresimizle baş edebilecek miyiz? Müjde şu ki; var bir yolu.

Hatırlayalım ki; dünyevi hazların bir sonu yok ve unutmayalım ki zaten gördüğünüz pek çok şey, sadece ”siz görün” diye yapılıyor. ”En güzel hayat benimki” yarışına boş verip, aldığımız nefesin hazzının farkına varmayı deneyelim. Telefon olmadan denizi, dağları seyretmeye ne dersiniz? İnanın kısmi bir rahatlama yaşatacaktır size. Aklınıza Instagram gelirse denizden bir midye kabuğu veya dağdan bir taş alıp bağrınıza basın!

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.