Supangileli Babil Kulesi
Bol köpüklü kahvenin kırk yıllık hatırıyla beraber, sizlerle geçen hafta tanıştık.
Siz de az çok beni tanıdınız. Neler yaptığıma gelince… Bu aralar üniversitede yeni bir bölüm daha okuyorum. (Biten 9 bölüm ve devam eden 4 bölüm hariç). Uygulamalı İngilizce Çevirmenlik Bölümü’nde çeviri kuramları dersinde başladı her şey! Önce Babil kulesi hikâyesi geldi önüme sonra çeviri kültür ilişkisi… Sözcüklerle oynamayı hep sevdim. Çeviri bölümü de o yüzden ilgilimi çekti. Mesela hindinin bize Hindistan’ dan geldiğini bilir misiniz? Bir şeye benzetmedikleri hayvana, hiç yoktan geldiği ülkenin adını verelim demişler. Peki, İngilizce’de Hindi niye Turkey? Çünkü İngiltere’ye de Türkiye’den gittiği için. Yani mekan ve coğrafya dilleri bile etkilemiş.
Gelelim Babil kulesine! Efsaneye göre, Tanrı kendisine ulaşmaya çalışan insanların kendini beğenmişliğine kızar ve o zamana kadar aynı dili konuşmakta olan insanların dillerini karıştırarak birbirlerini anlamalarını engeller. İşte çeviri, bu efsaneye dayanarak belki de anlamlandırma işidir. Çevir desen olur mu Tuğba Hocam? ( Dersin hocasından onayı almam lazım ).
Tam da kültüre girmişken, çeviri hayatımıza yeni kelimeler ve yeni tatlar da katar. Bunlardan biri de mesela supangile reklamıdır. “Babaannenizinki kadar güzel’’ Nasıl babaanne? Ben rahmetli babaanneme “supangile” desem, ” Sübhaneke “mi, oku oğlum derdi sanırım. Bu ülkede babaanne deyip, Barış Manço’ yu anmadan da geçmiyorum. Süper babaanne seni çok seviyoruz. Bizim ülkede babaanneler supangile yapacak kadar kolay işler yapmaz baklava açar, makarna keser, tarhana yapar, turşu kurar. Gelinlerini çekiştirip, iyi geçinen varsa da nadir, torun bakar. O yüzden Barış Manço, ‘’ süper babaanne ‘’ der. Babaanne vurgulu ataerkil söylemin diğer noktası da, babaanneye vurgu yaparken anneannemizi neden unutmuştur, bilemedim. İkisini de çok özledim. Mekanları cennet olsun anneanne ve babaannemin.
Söylem ve dil, aslında hayata bakışımızı ve algımızı belirleyen en önemli unsurdur. Çünkü bu kavramlar, kültürün içerisinde yerimizi belirler. Oğluma ‘’ Ne sözü veriyorsun? ‘’ dediğim gün, ‘’ İnsan sözü baba! ‘’ , demişti. O gün anladım ki, bir cinsel üstünlük algısı yüklemeden yetiştirmiştim oğlumu. Erkek sözü demedi! Asıl olan insan olmaktı ve söz veren ne erkek ne kadın olmaktı! İnsan olmakla eş değerdi… Söz büyülüdür, dikkat edin derler, kim der onu da pek bilmedim ama bir kitapta okudum sanırım. İnsanlar ise, sözle büyü yaptığını söyleyen büyücülerdir. Söz, bazen tehlikelidir de, başıma gelenler tutmadığım sözlerdendir çoğu zaman. Size zaman ne söylemeniz gerektiğini ve ne söylememeniz gerektiğini öğretir. Gerçi, ‘’ kral çıplak ‘’ diyecek kadar çocuk cesaretini severim ben. O yüzden, başıma gelenler de, o hep sözün büyüsünden…
Babaanne, reklamda supangile yapıyor. Ben de, en büyülü sözü size söyleyip veda ediyorum: ‘Sizi Seviyorum. Eşimi, işimi, çocukları ve hayatı seviyorum. Yazmayı, yaşamayı seviyorum. Supangile yapanları azınlıkta olan ülkede, tüm babaannelerimizi, anneannelerimizle birlikte seviyorum.
Supangile tadında başka bir yazımda görüşmek üzere…

Hocam hayatımı bir yazıda özetlemişsin ağzına, yüreğine ve kalemine sağlık, çok seviliyorsun herşey gönlünce olsun canım abimmm…:)