Dolar 46,1552
Euro 53,3850
Altın 6.066,38
BİST 13.764,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
23°C
Hafif Yağmurlu
Per 26°C
Cum 28°C
Cts 21°C
Paz 22°C

TTB: Çocukları sağlıklarından, geleceklerinden ve hatta yaşamlarından mahrum eden çocuk işçiliği önlenmelidir

TTB: Çocukları sağlıklarından, geleceklerinden ve hatta yaşamlarından mahrum eden çocuk işçiliği önlenmelidir
11 Haziran 2026 13:27

TTB: Çocukları sağlıklarından, geleceklerinden ve hatta yaşamlarından mahrum eden çocuk işçiliği önlenmelidir

Dünyada ve ülkemizde tarihsel bir sorun olan çocuk işçiliğine dikkat çekmek amacıyla Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2002 yılında 12 Haziran gününü “Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” ilan etmiştir.

Çocuk işçiliği; çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen, onları eğitim hayatından uzaklaştıran ve temel insan haklarını ihlal eden önemli bir toplumsal sorundur. Eğitim hakkı engellenen çocuklar, uzun vadede düşük gelirli işlerde çalışma döngüsüne mahkûm olmaktadır.

Çocuk işçiliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin çalışmalar; uzun çalışma saatleri, düşük sosyal destek ve güvencesizliğin çocuklarda kaygı, depresyon ve travma riskini artırdığını göstermektedir.

ILO’nun 2021 verilerine göre dünya genelinde 5-17 yaş aralığında 160 milyon çocuk işçi bulunmaktadır. Bu, her 10 çocuktan birinin çalıştığı anlamına gelmektedir. Üstelik bu çocukların yaklaşık yarısı, sağlıklarını, güvenliklerini ve ahlaki gelişimlerini tehdit eden tehlikeli koşullarda çalışmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 verilerine göre; ülkemizde 5-17 yaş arasında 720 bin çocuk hizmet, tarım ve sanayi sektörlerinde çalışmaktadır. Bu oran, aynı yaş grubundaki çocukların %4,4’üne karşılık gelmektedir. TÜİK’in 2023 verilerine göre ise 15-17 yaş grubunun işgücüne katılma oranı 2020’de %16,4 iken 2023’te %22,1’e yükselmiştir. Kayıt dışı ekonomi ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) de dikkate alındığında bu sayının 4 milyona ulaştığı tahmin edilmektedir.

Bu artış, ekonomik krizler ve yoksulluğun çocukları örgün eğitimden uzaklaştırarak çalışma hayatına yönlendirdiğini göstermektedir. Aynı zamanda çocuk işçi ölümlerinde de artış yaşanmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre; 2024 yılında 71 çocuk işçi iş kazalarında hayatını kaybederken bu sayı 2025 yılında 94’e yükselmiştir.

MESEM uygulaması, çocuk işçiliğini artıran bir mekanizma hâline gelmiştir. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanan ödemelerle çocuklar düşük ücretlerle çalıştırılmakta ve işverenler için ucuz işgücü hâline getirilmektedir. Staj adı altında yürütülen bu sistemde çocuklar uzun saatler çalıştırılmakta, izin haklarından mahrum bırakılmakta ve çoğu zaman nitelikli bir eğitim alamamaktadır.

İSİG verilerine göre 2013-2026 yılları arasında en az 852 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Türkiye’de ortaöğretim kademesinde yaklaşık 1,5 milyon çocuk örgün eğitimin dışında kalmıştır. “Mesleki eğitim” adı altında 560 bini aşkın çocuk sanayi, atölye ve şantiyelerde ucuz işgücü olarak çalıştırılmaktadır. MESEM kapsamında 18 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Ayrıca MESEM öğrencilerinin %53,6’sı işyerinde fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade etmektedir.

Çocuk işçiliğinin temel nedenleri; yoksulluk, eğitime erişimde yaşanan güçlükler, işsizlik, göç, ucuz işgücü talebi ve yetersiz denetimlerdir. Çocuk işçiliği “kaçınılmaz” değildir; önlenebilir bir sorundur. Çocukların sağlıklarını, potansiyellerini ve geleceklerini korumak devletin ve kamunun temel sorumluluğudur.

Bu kapsamda; yoksul ailelere yönelik sosyal yardımlar artırılmalı, yetişkinlere istihdam sağlanarak çocukların çalışma zorunluluğu ortadan kaldırılmalıdır. Eğitim sistemi yaygın, ücretsiz ve nitelikli hâle getirilmeli; çocuklara burs ve en az bir öğün ücretsiz yemek desteği sağlanmalıdır. Mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için özel eğitim programları geliştirilmelidir.

İşyerleri etkin ve düzenli biçimde denetlenmeli, çocuk işçi çalıştıran işverenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. MESEM kapsamında yürütülen uygulamalar gözden geçirilmeli; çocuklara, okullarında modern atölyelerde, öğretmenleri gözetiminde çağdaş ve bilimsel bir mesleki eğitim sunulmalıdır.

Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

 

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.