Ben En Çok Sevdiklerimden Yara Aldım
Sırtımdan gelen ayrı gözlerimin içine bakılarak yediğim hançer yarası ayrı.
Ne zoruma gidiyor bilirmisiniz sırtımdan yediğime eyvallah ‘ta yüzüme bakarak yediğim hançer zoruma gidiyor.
Hele bir’ de bu sevdiklerinden olunca yarası ayrı acıyor, sızısı ayrı yakıyor, yarası ayrı kanıyor yüreğimde.
Ben en çok sevdiklerimden darbe aldım siz deyin gönül yarası ben diyeyim kurşun yarası.
İnsanın yarına umudu kalmıyor yaşam enerjisi gidiyor neden niçin hep böyle oluyor.
Kırgın yaralı bir kalpte sevgili, dost olmakta zor.
Ne ona sevgini anlatabilir nede elini uzattığın dostluk okadar olur.
Hep ah sırtım der yada yüreğini tutar sırt ve yürek ağrısı hiç geçmez.
İşte ne öldürür ne güldürür misali.
Hayat “bu ilk kazık tecrübenin bileşkesi olsa öyle olmuyor üstadım.
Gün geliyor evlat acısı gibi koyuyor insanın yüreğinin ortasına bir öküz oturuyor.
Ve zamanla en ağır acılar unutulmaya çalışılsada en ufak bir üzüntüyle tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne.
İşte gün geliyor.!
Ne sevdiklerimizi ne tam sevebiliyoruz nede sarılabiyoruz, hep bir acaba korkusu ile güvensiz yaşıyoruz.
Yine başımıza bir dert hüzün elem gelince, bu duygunun haklı olduğunu çıkarınca işte ozaman yanıyoruz.
İşte ben her acıyı sevdiklerimden aldım ve ne onlarsız olabildim ne onlar bensiz.
Zamanla alışırım sandım ne alışabildim ne bukadar hançer yarası ile yaşamayı öğrenebildim.
Ve ben bu yarayı canım dediklerimden canımı çıkara çıkara aldım.
Bir ses etmeden sukutu üstüme yorgan edip sineme kor ateş yapıp göz yaşımı yastık sol yönümü döşek edipte yattım.
