Ay Dur Dilimin Ucunda Fenomeni
Bazen birinin veya bir nesnenin adını hatırlamakta zorlanırız. ‘Ya dilimin ucunda’ ‘Hay aksi aklıma gelmiyor’ dediğimiz zamanlar lethologica, kendi dilimizde de söyleyelim ‘dilimin ucunda fenomeni’ yaşıyoruz. Efendim biz insan evlatları genellikle kısmi bilgi parçalarını hatırlayabiliyormuşuz. Yani; aradığımız kelimelerin baş harfi veya hece sayısını hatırlayabiliyoruz ama tamamı aklımıza gelmiyor. Aradan bir saat geçiyor ‘hah hatırladım’ diye sevince boğuluyoruz.
Endişeye mahal yok. Anlatayım; eğer bir kişinin adını hatırlamak istiyorsak, o adın bize bir anlam ifade etmesi gerekiyor. Eğer etmiyorsa, karşımızdaki kişi ile bir miktar sohbet ettikten sonra adını hatırlamamamız normal. Araştırmacıların bizlere söylediğine göre de hatırlaması en zahmetli sözcükler özel isimler ve nesnelerin isimleriymiş ve inanın bu durum evrenselmiş. Ne dedim ben; endişeye mahal yok. Bir bilgi daha vereyim, bu durum yaş aldıkça – yaşlandıkça demedim dikkatinizi celp ederim – artıyor. Gençlikte haftada bir kez yaşanırken bizim gibi yaşını başını almışlarda bu sıklık günde bire kadar inebiliyormuş.
Şimdi, adları dilimin ucunda, yaşı kemale ermişte geçmiş siyasi büyüklerimizin önlerinde metin olmadan konuşamamalarına daha hoşgörülü yaklaşsak da mı dinlesek yoksa yenilere yol versinler diyerek mi dinlesek!
