Dolar 44,8544
Euro 52,9003
Altın 6.914,94
BİST 14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
22°C
Hafif Yağmurlu
Cum 22°C
Cts 14°C
Paz 13°C
Pts 13°C

İstikbal Göklerdedir

Son Sözü Başkent Söyler baskenthaber.org baskenthaber.org@gmail.com
17 Ocak 2022 17:34

Günümüzde her ne kadar astroloji bilgileri bilim dünyası tarafından otorite olarak kabul edilmese de, gökyüzündeki gezegen ve yıldızların hareketleri, birbirlerine yaptıkları görünüm ve etkileşimler yeryüzünde var olan tüm canlıları etkilemektedir.Bir ihtimal otorite olarak kabul edilen bilim ve eğitim dünyası,lider ve yöneticiler bu bilgilerin halk tarafından bilinmemesi için bilimsel olduğunu kabul etmiyor olabilirler.Çünkü bilgi demek güç demektir.Hayatı ve kendini bilen,sorgulayan bireyleri yönetebilmek daha zordur.Cehalet ve korku olmalı ki,insanlar kolay yönlendirilebilsin.Astrolojinin doğru tespit yapma ihtimalini kabul etmemelerinin sebebi bizzat kendilerinin bu kadim bilgiyi kullanarak insanları yanlış yönlendirmek amaçlı kullanmalarıdır.
Bizler halk olarak mahrum bırakıldığımız kadim bilgiler sebebiyle yanlış yönlendiriliyoruz.Ayrıca araştırmayı,okumayı,merak edip sorgulamayı çoğunluk olarak sevmediğimiz için hazır bilgileri ezber edip tekrarlıyoruz.
Medyada astrolojinin daha çok magazinsel ve yüzeysel boyutunun kahve molası eşliğinde yapılan anlık terapi hizmeti veren kısmını görüyoruz.
Gökyüzü ilmi olan astroloji sadece insanları değil ülkeleri de etkileyen bir gizeme sahiptir.Biraz kendi ülkemizin gökyüzünde nasıl etkiler aldığını incelediğimiz zaman bu konuda milletimizin bundan sonra daha sorgulayıcı ve araştırmacı olması gerektiği kanaatine varacaklardır.
Ülkemiz 29 Ekim 1923 yılında, 20.30 zamanı Ankara’da Ulu önderimiz Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan etmesiyle dünyaya gelmiştir.Bir insanı ya da ülkeyi anlatan temel göstergeler ay burcu,güneş burcu,yükseleni ve diğer kişisel gezegenleri ya da baskın gezegenlerdir.

Ülkemizin haritasına baktığımız zaman ilk dikkat çekici nokta 5. Evinde dört tane gezegenin yığılma yapmış olmasıdır. Bu gezegenler Güneş,Venüs,Merkür ve Satürn gezegenidir.Dört ya da daha fazla gezegenin bir evde yığılma yapması o konularda zora girileceğini göstermektedir. Üstelik bu evde bulunan Satürn gezegeni kadersel olayların nereden geleceğini, hangi engellerin yaşanacağını, sınavlarımız ve geliştirmek zorunda olduğumuz konumların neleri kapsayacağını, ülke olarak hangi konularda cehalet içinde olup bilgi sahibi olmamız gerektiğini gösterir.
Beşinci ev konuları genel olarak şunları kapsayabilir: Çocuklar, Gençler,Aşk ilişkileri,Zeka,entelektüellik,Sanatçılar,Sahne Sanatları,Şans,Piyango,Spekülatif iş ve kazançlar,Yatırımlar,Şöhret,Eğitim ve Öğrenciler,Başarı,Kadim Öğretiler,Sosyal Eğilimler,İyi ahlak ve erdem kavramları olarak özetlenebilir.
Beşinci ev terazi burcundadır.Burada Güneş(devlet liderleri,yöneticiler) ile Venüs (ülkenin kadınları) arasında bir çekişme görülmektedir.Çünkü Güneş 5. Evde olsa da Terazi olduğu için düşük konumdadır.Venüs ise güneşin evinde olmasına rağmen terazi burcunda olduğu için yücelimdedir.
Güneş (Devlet liderleri,yöneticiler) ile Venüs(ülkemizin kadınları) arasındaki bu durumu nakshatralar açısından ele alalım.
Bir ülkenin güneşi o ülkenin genel karakterini ,liderlerini, başbakan, cumhurbaşkanı, yargıçlar, otoritedeki itibarlı insanları, yöneticileri gösterir.
Türkiye’nin güneş burcu Swati Nakshatrasındadır.Havayı temsil ettiği için hayati olan şey bilgidir. Güneşin düşük olduğu bir konumdur.Swati Nakshatra bireyleri çocukluk ve ilk gençlik dönemlerinde yeteneklerinin farkında değildir.İnanılmaz enerjik,Kıvrak zekaya sahip,mütevazidir.Zaman içinde yetenekleri hatırlatılır.Bilgiyi dağıtan ve şifacı olduğunu keşfedecektir.Ülkemize uyarlar isek,Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonraki süreçte yüzüncü yılına dahi henüz ulaşmamıştır.Yani henüz çok gençtir ve yeteneklerinin farkına olma sancısı içerisindedir diyebiliriz.Lider ve yöneticilerimizin de henüz bu bilince tam olarak ulaşamamış olduklarını öngörebiliriz.
Bir ülkenin Venüs gezegeni o ülkenin kadınlarını, sanatsal yaklaşımlarını, sanatçıları,müzikçileri,sosyal barış ve huzuru, barış ve diplomasisini, maddi değerlerini, eğlencesini temsil eder.
Ülkemizin Venüsü Vishaka Nakshatrasıdır.Yani Vishaka yıldızı ülkemizin kadınlarını temsi etmektedir.Vishaka Yıldızının iki yönetici gezegeni vardır.Biri Venüs,diğeri Jüpiter’dir.Venüs Gezegeni dünyevi olan konulara tutku,arzu ve ihtiras verirken,Jüpiter Gezegeni daha bilge ve evrensel bir tutum içerisindedir.Bu sebepten bu yıldızın etkisinde olanlar iç dünyalarında ikilem yaşayabilirler.Çünkü bu yıldızın tesirinde dünyaya gelenler ne pahasına olursa olsun arzuladığı bir şeyi elde etme dürtüsüne sahiptir.Maddi kaynaklar,ilişkiler,zevk ve keyif verici kaynaklar,mevki konularında toplumu ve kültürü yok sayarak hareket etmek ister.Buna karşın Jüpiter gezegeni ise dünyevilik hırsından sıyrılmış,kalıcı bilginin ve erdemin peşinde olduğu için istek ve arzuları evrensel bir yasayı ihlal ediyorsa yapmamayı ya da elde etmemeyi tercih edecektir.Vishaka Nakshtrasının içindeki bu iki ses onu gel gitlere sürükleyebilir.
Mitolojik olarak vedik kaynaklarına baktığımızda Venüs Gezegeni İndra arketipini,Jüpiter Gezegeni ise Agni arketipini temsil etmektedir.Indra Su,Agni ise Ateştir.Indra;lükse,şehvete,sefaya,yemeye,içmeye,güce çok düşkündür.En sonunda o kadar ileri gitmiştir ki başka birinin eşine göz dikmiştir.Kadının eşinin kılığına girerek kadını kandırmıştır.Sonrasında İndra lanetlenmiştir.Bedeninde 1000 tane rahim oluşmuş herkes bu durumu görmüştür.Shiva lanetin kalkması için İndra’ya yardımcı olmuştur.Bunun için 1000 tane inek bağışlaması gerekmiştir.Indra 1000 tane ineği lanet kalksın diye bağış yapmıştır.Sonrasında 1000 tane rahim 1000 tane göze dönüşmüştür.Bu yüzden Vishaka bireyleri görmemesi gereken şeyleri görebilir.Lanet tam olarak kaldırılamamıştır.
Buradan anlamamız gereken ders içimizde çatallaşan bu iki enerjiyi dengelemek gereklidir.Venüs’ün dikte ettiği eğilimlere aşırı bir şekilde yönelmenin bedeli ağır olacaktır.Örnekte olduğu gibi telafisi mümkün olmayan izler bırakabilir.Bu sebepten dünyevilik kadar kadınlarımızın Jüpiter’e yani bilgiye, erdeme ,doğruya, eğitime yönelmeleri gerekmektedir. Zaten inancımız gereği aşırılık günah şeklinde düşünenler olabilir.Burada vurgulamaya çalıştığım Vishaka Nakshatra bireylerini daha fazla etkileyebileceğidir.Burada dikkat çeken diğer bir ayrıntı ise lanetin kalkması için 1000 adet ineğin bağış yapılmasıdır.Bu da süt ve süt ürünlerini temsil etmektedir.Venüs parayı da temsil ettiği için ülkemizin süt ve süt ürünlerinden de iyi gelirler kazabileceğini,kadınlarımızın süt ve süt ürünlerini evlerinen eksik etmemesi gerektiğini göstermektedir.
Ülkemizde Kadınlarımızın astrolojik açıdan bakıldığı zaman çok önemli bir yeri olduğunun diğer bir kanıtı da AK Gezegenin de Venüs gezegeni olmasıdır.Yani ülkemizin baskın gezegeni de Venüstür.Ülkemizin Venüs temalarıyla ilgili farklı alanlarda sınava tabi tutulacağı anlamına gelmektedir.Şu anda ülkemiz kadınlarımız,maddi durumumuz,sanatçılarımız,sosyal barış ve huzur,dürüstlük,adalet konularında sınavlardan geçmektedir ve geçmeye devam edecektir.Kadınlarımız bu ülkedeki asli varlığını anlayamadığı sürece;maddi değerlerimiz,barış ve huzurumuz,ailevi değerlerimiz,kendi değerimiz,Çocuklar ve gençlerin mutluluğu,adalet sistemimiz,sanat,eğlence konuları tam anlamıyla kendisini gerçekleştiremeyecektir.
Buradaki diğer bir zorluk ise Güneşten(ülkenin liderleri,yöneticileri) gelmektedir.Güneş ve Venüsün aynı evde olması güneşin düşük konumda olması sonucunda Güneş gezegeni venüsü yakmak isteyecek,ego ile karşılık vermeye çalışacaktır.Türkiye’de otorite konumunda olan liderlerin kadın ile ilgili temaları görmezden gelip desteklemediği hatta bazen yaktığı sonucuna varabiliriz.Örneğin Diyarbakır anneleri,kadın cinayetleri,işkence ve tacize maruz kalan kadınlarımızın yaşadıkları adaletsizlikler. Övündüğümüz Türk aile yapısı şu anda tehlikededir. Güneş(yasalar,yargıçlar)boşanmayı kolaylaştıran yeni yasalarla ayrılığı teşvik etmektedir.Ağır sebepler haricinde sudan sebepler boşanma nedeni olabiliyor. Aynı şekilde aşina olduğumuz olaylardan bir tanesi de çalışma hayatında kadınların amirleri tarafından uğradıkları çeşitli baskılar da birer örnektir.Ülkenin Venüsü Vishaka yıldızı idi.Vishaka yıldızının temsilcisinden bir tanesi Venüs idi.Yani ne pahasına olursa olsun elde etme dürtüsü.Güneşin(otorite konumundaki yöneticiler,bazen baba,kayınpeder ya da eş de olabilir) venüse (ülkedeki kadınlarımız) bu tarz yaklaşımları yüzünden kadınlarımıza pek seçenek kalmamakta,mecburen hayatta kalmak için sadece Venüs özelliklerini kullanmaktadır.Bunun için otorite konumudaki liderlerimiz ve yöneticilerimizin bunu fark etmeleri,eğitimden sağlığa hukuktan bilimsel çalışmalara kadar ülkemize uygun karar ve atılımlar yapmaları gerekmektedir.Çünkü bu yaklaşım ülkenin itibarını,Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş amacını ve geleceğini yok etmektedir.
Ülkemizde beşinci ev temalarının her zaman sınava tabi tutulacağını belirtmiştik. Çünkü burada hem gezegen yığılması,hem Saturn(imtihan gezegeni)ayrıca baskın gezegen Venüs güneş ile kavgalı durumda.Yani ülkemizde artık başta iktidarda olan yöneticilerimiz,karar veren merciler olmak üzere güneşi temsil eden baba,kayınpeder,eş konumundakilerin kadınlarımıza sosyal olarak daha fazla fırsatlar yaratmak zorundadır.Yoksa beşinci evin temalarından olan çocuklar ve gençlerimiz büyük zararlar görecek bu kısır döngü devam edip gidecektir.Atatürk ”Tüm ümidim gençliktedir” sözünü boşuna söylememiştir.Çocuklarımıza ve gençlerimize de artık daha fazla sahip çıkmalı,Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş amacına uygun olarak yetiştirilmelidir.Ayrıca sanatın,barışın,güzelliğin ne olduğunu ülke olarak henüz kavrayamamış olmamızın asıl nedeni kadınlarımıza hak ettiği değer ve imkanlar verilmemiş olmasındandır.”Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur” diyerekten Ulu önderimiz Atatürk bizleri uyarmıştır.
Ülkemizin beşinci ev konularında yaşadığı zorluk ve engeller 11. Ev konularını da etkilemektedir.Bu temalar kısaca istek ve umutların gerçekleşmesi, servet, refah, dostluk, çok uluslu firmalar,müttefikler,insani yardım,fark yaratma gibi konuları kapsamaktadır.Yani ülkemizde; Güneş(yöneticiler,liderler hatta baba,kayınpeder,eş) ile Venüs(ülkemizin kadınları) arasındaki konuların çözülmemesi,çocuklara ve gençlere Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş amacına uygun şekilde gereken destek verilmez ise umut edilen yarınların Türkiyesi olmasının önündeki engel olarak görülmektedir.
Peki başka neler yapılabilir?Venüs(ülkenin kadınları) ile Güneş(ülkenin liderleri)in hangi bilgeliği kullanması gerekiyor?Ülkemiz birinci ev konularını kullanarak bilgeliğe ulaşabilir.Yani yükselen burcuna bakılarak bir ülkenin dışarıdan görünen imajı,halkın genel sağlığı,olaylara verdikleri tepkiler,halkın refah ve huzuru hakkında bilgi sahibi olabiliriz.Yükselen burç ikizlerde olup,Ardra nakşatrası(yıldızı)na mensuptur.Ardra Yıldızının sembol hayvanı köpektir.Çok sadık,korkusuz,sahiplenici ve koruyucu olmasına rağmen düşmanlarına karşı çok acımasızdırlar.Haksızlığa tahammülü yoktur .En iyi dost iken en tehlikeli düşman olabilirler.Bir köpeğin kavga etme şekline sahiptir.Bir anda sertleşip, kavga etmeye hazır duruma gelebilirler.Köpekler en korkusuz hayvanlar oldukları için karşısındakinin cüssesine bakmaksızın saldırıya geçebilirler.İstiklal marşının “KORKMA !”ile başlaması şaşırtıcı olmasa gerek.
Ülkemizin yükselen evinde ay gezegeni bulunmktadır,yine Ardra Yıldızı ile bağlantılıdır.Ardra Yıldızı maskülen ve kavgacı olmasına rağmen buradaki ay gezegeni durumu duygusallaştırmaktadır.Ay burcu iç dünyayı,zihni,anneyi temsil eder.Yükselen burca yerleştiğinde içi dışı bir olma durumu olabilir.Duygular,zihin,dünyaya gösterilen yüzümüz ile aynıdır.Son derece hassas,koruyucu ve anaç tavırlı,fazla verici olmaktan kaynaklı sorunlar yaşanabilir.Güçlü,duygusal bağlar kurma eğilimi nedeniyle sonuçları göz ardı edebilirler.Meseleleri kişiselleştirebilirler.Fazla derin düşünüp küçük konuları büyütebilirler.Ülkenin ruhsal durumu halkın sağlığına ve hayatını etkileyebilir.Çünkü ay,yükselende olduğu için dünyaya karşı zihnimiz ve ruhsal durumumuz dışarıya olduğu haliyle yansıyacaktır.Ülkenin ve halkının diğer insanlar,eş,ortak ve ülkelerle uyumlu ilişkiler geliştirmeye ihtiyacı olabilir.Diğer insanlar ve ülkelerle ilişkilerdeki sorunlarsağlığa kötü etki edebilir.İlişkiler türbülanslı olabilir.Anne figürü ülkede önemli bir etkiye sahiptir.Ardra yıldızının diğer bir sembolü de hilal ve gözyaşıdır.Ardra yıldızı gökyüzünde kırmızı renkli gösterilmiştir.Keder,gözyaşı,ağıt temaları vardır.Kırmızı,Ay yıldızlı Türk bayrağımız uğruna dökülen kanlar ve gözyaşı bunun kanıtıdır.Burada bulunan ay gezegeni anneyi temsil ettiği için annelerin döktüğü gözyaşlarını ve ağıtları da görebiliyoruz.Ardra yıldızının en önemli özelliği yaşadığı acılardan sonra ruhun temizlenip arınmasıdır.Tıpkı bir gözyaşı gibidir.
Toparlarsak; ülkemizin kadınları, çocukları,eğitimi,sanatsal gelişimi,huzur ve barışının,liderlerimizin ve toplumda otorite konumundakilerin bu konuda henüz geliştiremedikleri basiretsizliğin çözümü:Ülkemizin kimliğine sahip çıkmaktan ve mağdur olan,üzülen kadınlarına destek olmaktan,kadınlarımızın da yaşadıkları acılardan bir sonuç çıkarıp arınmaları gerekiyor.
Gökyüzünde Ardra yıldızına baktığımız zaman Avcı(Orion)Takımyıldızının sağ omzunda,yanında da Büyük ve Küçük köpek Takımyıldızlarını görmekteyiz.Avcı(ok ve yayı ile)ve yanındaki köpekleri diyebiliriz.Atalarımız,burada bulunan göksel sembolün köpekten ziyade kurt olduğunu belirtmiştir.Avlanmaya giden bir avcı ve yanında büyük bir köpek(kurt)görülmektedir.Cumhuriyet döneminde basılan paraların üzerine Ay yıldız üstünde kurt figürünün olması da aslında Atatürk ‘ün daha o zamanlarda ülkemizin kimliği adına çalışmalara başladığının kanıtıdır.
Ardra yıldızı aynı zamanda tarım ile de alakalıdır.Bu da ülkemizin tarım ülkesi olduğunun,kimliğinin tarım ile özdeşleştiğinin de kanıtıdır.Yükselmesi için,ülke içindeki sorunlarını çözebilmesi için tarıma da özellikle önem vermesi gerektiğini göstermektedir.
Yüce Atatürk’ün bizlere bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti değerlerine sahip çıkmamız gerekiyor. ”Ne Mutlu Türküm Diyene”sözleri ile ülkemizin yükselen burcuna ve oradaki ay burcuna atıf yapılığı aşikardır. Bizlerin görevi kimliğimizi tanımaktır.Tarihi ve medeniyeti araştırıp kendimizi bilmektir.Ülkemize düşmanlık yapmak isteyenlerin öncelikle ülkemizin kimliğine,değerlerine, imajına neden gizli ve aleni saldıkları bellidir.Çünkü bizim ülkemizin kanayan yaralarını saracak bilgelik burada yatmaktadır.
“Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti,bundan sonraki gelişmesi ile,geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.Bu söylediklerim hakikat olduğu gün senden (Türk milletinden)ve bütün medeni beşeriyetten (insanlık aleminden) dileğim şudur: Beni Hatırla

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.