İcra ve İflas Hukuku Açısından Gecikmiş İtirazın Değerlendirilmesi
Merhabalar değerli okurlar öncelikle gelen olumlu geri dönüşleriniz için her yazımda olduğu gibi tekraren şükranlarımı sunarım, Bugün ki yazımızda “İcra İflas hukukunda gecikmiş itiraz yolunu akabinde bu duruma bağlı olarak gelişen tüm süreci kişisel görüşlerimiz çerçevesinde değerlendireceğiz.
Bir süredir sıkça duyduğum “hakkımda icra takibi başlamış ama haberim yok ne yapabilirim? Hakkımda başlayan icra takibine itiraz süresini elimde olmayan sebeplerle kaçırdım ne yapabilirim? Minvalinde sorulardan yola çıkarak ilgili yazımı kaleme almaya karar verdim. Öncelikle sırasıyla gecikmiş itiraz nedir? Koşulları nelerdir bunları değerlendireceğiz. İİK ‘ya göre Ödeme emrine itiraz için Kanun’da öngörülmüş olan 5 veya 7 günlük sürelerin kaçırılmış olması halinde yapılabilecek itiraz yoluna “gecikmiş itiraz ”denmektedir. Kanunumuzda Gecikmiş itirazın yapılabilmesi için belli şartların mevcut olması gerekir. Bunlar sırasıyla 1. Ödeme emrine borçlunun bir ihmali ya da kusuru olmaksızın, tamamen kendi iradesi dışında gerçekleşen zorlayıcı sebepler nedeniyle itiraz edememiş olması şartıdır. Borçlunun mazeretinin geçerliliğine dair kararı icra mahkemesi verecektir. İİK 65.maddesince “Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.” hükmü mevcuttur. . 2. Gecikmiş itirazın süresinde yapılması gerekmektedir. Gecikmiş itiraz, engelin ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içinde yapılmalıdır.(İİK m.65/II). Ancak her hâlükârda haczedilen mallar satılana kadar gecikmiş itiraz yapılabilir. Satış gerçekleştikten sonraki aşamada gecikmiş itiraz yapılamaz. Alacaklının itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarından birine başvurması mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken husus, şayet gecikmiş itirazdan önce borçlu mallarına haciz konulmuşsa, bu haczin kalkmaması için alacaklının gecikmiş itirazın kabulünden itibaren 7 gün içinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurması gerekliliğidir. Ancak bu 7 günlük süre sadece hacizlerin kalkmaması için harekete geçilmesi gereken süredir. Yoksa alacaklı 6 aylık sürede itirazın kaldırılması yoluna başvurma ile 1 yıllık sürede itirazın iptali davası açma hakkına halen sahip bulunmaktadır. Mahkemenin mazereti kabul etmemesi halinde gecikmiş itiraz kabul edilmemiş olur ve borçlu için istenen sonucu doğurmaz. İcra takibine devam edilir. Belirtmekte fayda görmekteyiz ki gecikmiş itiraz, itiraz süresi geçtikten sonra yapılsa da doğrudan ödeme emrine itiraz ile aynı sonuçları doğurmaz. Mevcut icra takibi durmaz, en önemli husus ise normal itiraz icra dairesine yapılırken, gecikmiş itirazın icra mahkemesine yapılması gerekmektedir.
Son olarak bu yazımızda İcra ve İflas hukukunda “gecikmiş itirazı “ akabinde bu duruma bağlı olarak gelişen tüm süreci kişisel görüşlerimiz çerçevesinde değindik, Medeniyetin ilk şartı adalettir. (Sigmund Freud ) Herkese sağlıklı günler dilerim.
Av.Ali Birdal KAHRAMAN
