Dolar 32,5974
Euro 34,7498
Altın 2.498,51
BİST 9.524,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Yağmurlu
Ankara
20°C
Yağmurlu
Cts 18°C
Paz 20°C
Pts 24°C
Sal 26°C

Dr. Mustafa Torun – Dünya AİDS Günü ve Uyarılarımız…

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, Yazar mtorun3@gmail.com    
1 Aralık 2023 09:41

Dünya AİDS Günü ve Uyarılarımız…

Dr. Mustafa Torun

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

mtorun3@gmail.com

“Az söz erin yükü, çok söz hayvan yüküdür.”

Yunus Emre

Yunus Emre’nin dediği gibi lafı uzatmadan konuya girelim. Daha öncede yazdığım gibi dünyada alınan önlemler nedeniyle azalan ve tedavideki başarılar ile anımsanan bir enfeksiyon iken, bizde ne Hikmet ise artmaktadır. Gelde kahrolma!..

Dünya AİDS Günü denince aklıma 1994 yılları ve Giresun’da kurduğumuz “GİRESUN AİDS SAVAŞIM DERNEĞİ” gelir. Işıklar içinde yatsın Enver Tali Hocamın desteklerini unutamam . O zaman İngilizce NGO yani Hükümet Dışı Organizasyonlar olarak bize belletilen, daha sonra “Sivil Toplum Kuruluşları” olarak bizlere aktarılan, aslında “Demokratik Kitle Örgütü” sözünün daha yakıştığı bu yapılanmalar, halkın seslerini çıkardığı birer soluk alma yerleridir.

Şimdi bu kurumlar da diğer tüm kurumlar gibi maalesef can çekişiyor. 15 yıla yakın kurucu başkanlığını yaptığım bu dernek çalışmalarında, o zamanın Giresun valisi olan Ali Haydar Öner’in yardımlarını unutamam. Ruhu şad olsun. Hacettepe Üniversitesi Tip Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ve Mikrobiyoloji uzmanlık eğitimimi yaptığım 1982 yıllarında, dünyada gündeme oturan bu hastalık yüzünden Hacettepe Tıp Fakültesi Kütüphanesinden ayrılamadığım günleri anımsarım.

1 Aralık Dünya AİDS Günü nedeniyle; KLİMİK derneğimiz bu yıl İçin yine anlamlı bir açıklama yapmış. Sağolsun varolsun değerli öğretim üyesi arkadaşlarım. Gelin noktasına virgülüne dokunmadan bu aydınlatıcı bilgi notunu birlikte okuyalım.

“HIV/AIDS kavramının gündeme girdiği 1980’li yıllardan günümüze; din, dil, ırk, cinsiyet ve ülke ayrımı yapmadan hızla yayılmakta ve ülke ekonomilerine büyük yük getirmektedir. Henüz etkili aşısı olmayan HIV/AIDS ile en etkili mücadele yolu; bu virusun bulaşma yollarını bilerek etkin bir biçimde korunmaktır. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) tarafından 2022 yılında dünya çapında 630 bin kişi HIV/AIDS ile ilişkili nedenlerle yaşamını yitirdiği, 1.3 milyon kişinin ise HIV’e yakalandığı bildirilmiştir. Ayrıca, 2022 yılında HIV ile yaşayan yaklaşık 39 milyon insan olduğu bildirilmiştir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de HIV/AIDS’in yayılımının sınırlandırılması, hatta durdurulması, öncelikle toplumun bulaşma ve korunma yolları konusunda farkındalığının artırılmasıyla mümkün olacaktır. HIV/AIDS konusunda toplum farkındalığını artırmak üzere, 1 Aralık günü 1988 yılından beri Dünya AIDS Günü olarak kabul edilmiştir. Küresel sağlık kampanyası olan Dünya AIDS Günü’nün 35. yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından AIDS’e son vermek için “Topluluklar Öncülük Etsin!” sloganıyla etkinlikler yapılacaktır. Hastalığın tanınması ve erken tanı konulması, erken tedavi başlanması ve etkili koruyucu önlemlerin alınması için 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nün uyarıcı işlevi olmasını dileriz.”

Ülkemizde tüm sorunlarda olduğu gibi HIV/AİDS konusunda da mesafe alamamamızın en önemli nedeni maalesef SİYASİ BİLİNÇSİZLİKTİR. “Koruyucu Hekimlik yerine Tedavi Hekimliği” anlayışının ve sağlıkta özelleşmenin hız kazandığı bu iklimde; ben hekimim, ben sanatçıyım, ben bilim insanıyım, siyaset benim neyime dememek gerekir.

Herkes taşın altına elini koymalı ve siyasete yabancı kalmamalı, sözü olmalıdır. Doğrunun ölçüsü pratiğimizdir.

Yunus Emre’nin dediği gibi; Söz Olur Savaşı Sona Erdirir.

“Söz olur savaşı sona erdirir. Söz olur yarayı iyileştirir. Söz olur zehirli aşı bal ile yağ eder.”

Sevgilerimle…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.