Dolar 44,7608
Euro 52,8555
Altın 6.898,16
BİST 14.201,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Az Bulutlu
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Per 22°C
Cum 22°C
Cts 13°C
Paz 13°C

ÇEVİK: Şimdi sıra bizde, “Bi dakka! One Minute!”

ÇEVİK: Şimdi sıra bizde, “Bi dakka! One Minute!”
1 Mart 2023 13:07

Demokrat Parti Sözcüsü Doç. Dr. Neslihan Çevik, haftalık basın açıklamasında Kızılay hakkındaki skandalı değerlendirdi

“Güvenin timsali olan Kızılay meğerse ticarethaneye dönüşmüş”

Şimdi sıra bizde: “Bi dakka! One Minute!”

Kızılay’ın çadır ve gıda satışı yaptığı haberlerinin hakkında “Fiyasko!” eleştirisinde bulunan Çevik, iktidarı sert bir dille eleştirdi.

Çevik yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Manhattan’da güneş doğarken Kızılay’ın binası New York’un göklerini deliyor. Beştepe’deki Saray 1000 odasını aydınlatan 100 binlerce ampul ile geceleri pek şık görünüyor. Sefa içinde akşam sofralarınızda saraydaki yüzlerce metre karelik yemek örtüsü onlarca kişi tarafından ütülenirken, havada uçuşan kumaşlar bir İngiliz lordunun malikânesini andırıyor. 13 Cumhurbaşkanlığı uçağı, yüzlerce araba konvoyu, yazlık kışlık saraylar turistin ağzını açık bırakıyor. Dışardan bakınca, her şey çok güzelmiş gibi görünüyor….

“Afet, yeni afetler yaratarak yönetildi”

Fakat bir sabah 4:17’de Türkiye sarsılıyor. Nurdağı, Hatay, Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş çöküyor. 48 saat 72 saat ne Manhattan’da gökleri delen Kızılay, ne deprem tatbikatlarına laf ettirtmeyen AFAD ne de “One Minute” diyerek tüm dünyayı hizaya getirenler ortada yok…

Hatalar zinciri ülkenin her bir ocağına ateş düşürmeye devam ediyor. Afet yeni afetler yaratarak yönetiliyor. Her gün yeni bir fiyasko ortaya çıkıyor.

Fiyaskoların en sonuncusu da işte, Kızılay!

“Güvenin timsali olan Kızılay meğerse ticarethaneye dönüşmüş”

Depremin başından beri “çadır çadır” diye feryat ederken neden çadır bulamadığımızı şimdi anladık. Kim, ne olursa olsun yaraları sarmayı görev edinmiş olan, milli hafızamızda güvenin timsali olan Kızılay meğerse ticarethaneye dönüşmüş. Meğerse çadır satmak ile meşgulmuş… işte bu ticari önceliği yüzünden, ihmal ve yolsuzluk toprağının üzerine inşa edilen, binalar yıkılınca milletimiz çadırsız kalmış.

Kızılay bunu kendi açıklamasında zaten söylüyor. Vatandaş da doğal olarak soruyor; “Dün kanımızı, bugün çadırımızı satan yarın neyimizi satmaz?”

Pişkin bir şekilde cevap veriliyor: “Ne olacak canım, zaten sattıklarımız da vatandaşa gidiyor; kanları da zaten SGK ödüyor” deniliyor.

Kızılay’ın hikayesi 20 senede oluşturdukları yeni Türkiye’nin hikayesi aslında; dolayısıyla oldukça tanıdık… Öyle ki artık adım adım tarifini vermemiz de mümkün:

Bilinçli olarak kurumların içini boşalt.

Kurumlara akrabalardan oluşan heyetleri yerleştir. Aynen Kızılay Başkanının oğlunun Genç Kızılay’ın başkanı olması gibi.

Bu akraba yöneticilere üç, beş, on maaş ver. Aynen Kızılay Başkanının on maaş alması gibi.

Afet bile olsa, ülke bile yansa, yer bile yarılsa harekete geçme. Önce talimat, sonra ticari fırsat bekle.

Karşı çıkan, eleştiren olursa korkut, ekranlarını karart ve erişimi engelle.

Hiçbir şey olmamış gibi algı operasyonuna devam et. İnceden inceye “dış güçler” de. Bir de bunu “frekanslar manyetikler” üzerinden süsle.

Dış güçler elbette kendi hesabına bakar. Önemli olan bizim kendi hesabımıza bakıp bakmadığımız. Velev ki depremi HAARP denilen Amerikan teknolojisi ile tetiklediler… Peki, çadırı dağıtmak yerine satan da bu dış güçler mi? Şehri ve toprağı ranta çeviren de mi bu dış güçler? Moloz ihalelerini yapan da mı dış güçler?

Sonra iç güçler de var. Mesela suçu muhalefet belediyelerine at ve de ki; “muhalefetin izin vermediği kentsel dönüşüm.”

Halbuki kentsel dönüşüm merkezi idarinin yetkisindedir. Üstelik muhalefetin “hayır” dediği, “kentsel” değil “rantsal” olacağı belli olan dönüşümlerdi.

Nitekim, şimdiye kadar Cumhurbaşkanı bir şey yapmak istedi de yapamadı mı? Bir gecede uluslararası anlaşmalardan bile çıkabilen Cumhurbaşkanı belediye başkanına mı söz geçirememiş?!

Karşı karşıya olduğumuz bu zihniyet ne yazıktır ki ülkemizin tüm kurumlarını dışı makyajlı ve gösterişli, içi çürümüş ve küflü bir mumya ceset haline getirmiş.

Dışardan bakıldığında umutlanıyorsunuz. Ama ne zaman ki herhangi bir kuruma ihtiyaç duyuyoruz, işte o zaman hiçbir işe yaramadıklarını görüyoruz. Tel tel elimizde kalıyor. Peki elimizde kalan sadece kurumlarımız mı?

Şimdi sıra bizde: “Bi dakka! One Minute!”

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.