Dolar 45,9743
Euro 53,6488
Altın 6.619,53
BİST 13.729,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 26°C
Az Bulutlu
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Cum 26°C
Cts 26°C
Paz 27°C
Pts 27°C

Neye Yanalım?

Neye Yanalım?
17 Nisan 2026 19:25

Neye Yanalım?

Sokakta yürüyorsun… herkesin yüzünde aynı ifade: donukluk.

Ne tam öfke, ne tam hüzün. Sanki memleketin duyguları bile yorulmuş.

Dün Siverek, bugün Kahramanmaraş…

Yarın neresi, kim bilir?

Artık “Ne oldu?” diye sormuyor kimse.

“Hangi biri?” diye soruyor.

Çünkü mesele tek bir olay değil artık.

Bu memlekette acı da enflasyon gibi… katlanarak artıyor.

Bir yanda ekmek derdi.

Diğer yanda adalet derdi.

Bir yanda gençlerin “gideyim mi, kalayım mı?” sancısı.

Diğer yanda çiftçinin “ekeyim mi, bırakayım mı?” çaresizliği.

İnsan şaşırıyor:

Bu ülkede en pahalı şey mazot mu, yoksa umut mu?

Hukuk desen… herkesin dilinde ama kimsenin elinde değil.

“Adalet terazisi var” diyorlar ama kim tartıyor, belli değil.

Cumhuriyet desen… “kitaplarda kaldı” diyen de var,

“Abartıyorsunuz” diyen de.

Ama sokakta gezen insan biliyor: bir şeyler kayıyor.

Yavaş yavaş, sessiz sessiz… ama geri dönüşsüz gibi.

İktidar desen ayrı dert…

Direksiyon var ama yol yok gibi.

Tren raydan çıkmış, kimse “dur” demiyor.

Muhalefet desen…

Millet yangın yeri, onlar hâlâ koltuk hesabında.

Halkın derdiyle değil, birbirleriyle meşguller.

Kayıkçı kavgası bile yanında daha samimi kalır.

En acısı ne, biliyor musun?

Halkın alışması.

Eskiden bir olay olurdu, memleket ayağa kalkardı.

Şimdi olay oluyor… insanlar başını çeviriyor.

“Bana dokunmayan yılan…” cümlesi,

bu ülkenin en tehlikeli atasözü oldu.

Gençler?

Onlar çoktan karar vermiş aslında.

Bu ülkeye değil, bu ülkeden umudunu kesmiş.

“Hayal kur” diyorsun…

Çocuk sana “hangi ülkede?” diye soruyor.

Peki neye yanalım?

Hepsine yanacağız, dostum.

Çünkü bu bir zincir.

Adalet gidince ekonomi gidiyor.

Ekonomi gidince umut gidiyor.

Umut gidince insan gidiyor.

Ve en sonunda…

ülke sadece haritada kalıyor.

Ama şunu da unutma:

Bu memleket çok şey gördü.

Daha kötüsünü de gördü, daha iyisini de.

Mesele neye yandığımız değil artık.

Mesele, hâlâ yanabiliyor muyuz?

Çünkü insan yanmayı bırakırsa…

orada artık sadece kül kalır.

Gazeteci-Yazar Aden Suna Göl

17.04.2026

 

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.