Dolar 44,7648
Euro 52,9255
Altın 6.947,90
BİST 14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 17°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
17°C
Parçalı Bulutlu
Çar 20°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 11°C

Av. Deniz Özgün Kaplan – 45 yıllık iktidar: 12 Eylül

Av. Deniz Özgün Kaplan – 45 yıllık iktidar: 12 Eylül
12 Eylül 2025 11:52

Av. Deniz Özgün Kaplan – 45 yıllık iktidar: 12 Eylül

12 Eylül’ü, Türkiye’nin siyasal yapısında bir karşı devrim momenti olarak değerlendirmek gerekir. Darbenin gayriresmi ideolojik çerçevesini, ulus ve ümmeti aynı potada eritme anlayışı oluşturuyordu. Bugün bu sentez MHP ve AKP pratiğinde somutluk kazanıyor.

Bu husus, AKP’nin 2002’de gökten düşmediğini gösterir. 1946’dan itibaren Türkiye, soğuk savaşın antikomünist bloğuna eklemlenmişti. İmam-hatiplerin, kuran kurslarının, tarikatların vs. önünün açılması, bu sürecin doğal bir sonucuydu. Kitlelerin rızasını devşiren ama düzenin sınıfsal temellerini sarsmayan bir modernleşme pratiği burada gözlemlenebilir. AKP, bu uzun tarihsel çizginin en bütünlüklü iktidar formudur.

Menderes’ten Özal’a uzanan sağ siyaset cumhuriyetin radikal ögelerini sürekli törpüledi, ancak cumhuriyetle doğrudan hesaplaşmaya cesaret edemedi. Erdoğan yönetimi ise hem fiilen hem 2017 referandumuyla partili cumhurbaşkanlığına geçişi kurumsallaştırarak bu eşiği aştı. Yasama-yürütme-yargı dengesini yürütme lehine kalıcı biçimde dönüştürdü; iktidarın mekanını saraya kaydırdı.

12 Eylül’le başlayıp neoliberal otoriterliğe uzanan bu sürekliliği, ancak devrimci demokratik bir hat kırabilir. Bu da emek eksenli ve laik bir karşı hegemonya tesis edilebildiği ölçüde mümkün olacaktır.

Habermas’ın kamusal alanın çöküşü saptaması, neoliberal ve otoriter sürekliliğin Türkiye’de yarattığı tahribatı özetler niteliktedir. Bu düzenin meşruiyet zemini, Gramsci’nin rıza üretimi mekanizmasıyla ayakta tutulmuştur. Ancak tarih, direnenlerin yazdığı bir süreç olmalıdır.

Emekçi sınıfların, kadınların, gençlerin ve ezilen tüm halkların örgütlü mücadelesi, 12 Eylül’ün mirasına verilmiş en sahici yanıttır.

Kahrolsun 12 Eylül düzeni, yaşasın eşit ve özgür bir gelecek.

Av. Deniz Özgün KAPLAN

CHP Mamak Belediye Meclis Üyesi

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.