Sevmekte Geç Kalmayın…
Hayatta geç kaldım diye bir şey yoktur. Ve ben bunu son günlerde çok iyi anladım.
Biz saygı çerçevesinde büyüdük sevgiyi dokunma olarak değil içten kalpten sevmeyi öğrendik. Sevgi emekti fedakarlık vefa cefakarlıktı destekte öyle değilmiş. İçimde hep bir eksik vardı daha bir hafta öncesine kadar ve ben bu eksiği çok iyi biliyordum.
Geçmişte babalarımız tam bizi sevmek istermiş anne babası adammı oldun babamı oldun diye ayıplarmış bu yüzden babalar biraz sert görünsede aslında pamuk gibi bir kalbe sahip. Aslında atalarımız böyle yaparak hatamı etmiş iyi mi etmiş bilemem geçmiş gitmiş zaman ne diyelim geçmişe mazi derken geleceğede bakalım tabi ki.
Kaybedilmiş zamanın hiç bir telafisi yok malesef. Bu yüzden baba hastanede ikien tanımadığım kokusunu şimdi tanıyorum bilinmeyen bir mesafe öyle bir sebepte yok. Bakıyorum en küçüğümüz sindi minnoş öpüyor kokuluyor özenmedim değil işte yapı meselesi neyseki bu kırılma noktasını kırdım geçtiğimiz günlerde. Şimdi her sabah bana benzeyen dünyada tarifi imkansız baba kokusunu tanıdım. Kendimi daha güçlü mutlu huzurlu hissediyorum ve ayaklarını ellerini saçlarını öperken demekki babada çok istemişki yüzünde tebessüm oluşuyor onu kalbimin içine sokasım geliyor.
Bunu yazmamdaki sebep böyle mesafeli olan varsa zaman geç değil. Ya kaybetseydik kazaklardan mı tanıyacaktık kokusunu. Şimdi diyorum ki sevginizi hakeden insanlara verin sevin sevdiğinizi söyleyin öpün sarılın koklayın fotoğraf çekin video çekin sesini gülüşünü kayıt edin sonra herşey geç olabilir.
