24 Temmuz: Sansüre Direnişin ve Basın Özgürlüğü Mücadelesinin Günü

24 Temmuz: Sansüre Direnişin ve Basın Özgürlüğü Mücadelesinin Günü
Başkent Haber | 24 Temmuz 2025 – Ankara
Bugün, Türkiye basın tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 24 Temmuzun yıl dönümü. 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte, İstanbul’daki gazeteciler ilk kez sansür memurlarını gazetelerine sokmadan yayın yapma kararı almış, bu tarihi adım Türk basınında “sansürün kaldırıldığı gün” olarak yerini almıştı.
O günden bu yana 24 Temmuz, gazeteciler için sadece bir tarih değil, bir duruşun ve özgürlük talebinin simgesi haline geldi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 1948 yılında aldığı kararla uzun yıllar “Basın Bayramı” olarak kutlanan bu gün, 1971’de yaşanan baskılar sonrası anlam değiştirerek “Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü” olarak anılmaya başlandı.
Sansürsüz İlk Sayfalar
1908’in 24 Temmuz sabahı, Osmanlı basını için bir dönüm noktasıydı. II. Abdülhamid’in istibdat yönetimi boyunca her satırı sansür memurları tarafından denetlenen gazeteler, o gün ilk kez özgürce basıldı. Takvim-i Vekayi’den Tercüman-ı Hakikat’e kadar birçok gazete, sansürcüleri içeri sokmadı ve habercilik görevini özgürce yerine getirdi.
Bayram mı, Mücadele Günü mü?
Türkiye’de ilk gazetenin hangi tarihli olduğu konusundaki tartışmalar nedeniyle net bir “basın tarihi” belirlenememişti. Ancak gazeteci Refik Halit Karay’ın önerisiyle II. Meşrutiyet’in ilan tarihi olan 24 Temmuz’un sembol niteliği kabul gördü. 1948’den itibaren bu tarih “Basın Bayramı” olarak kutlandı. Ancak 1971 askeri müdahalesi sonrası yeniden artan sansür uygulamaları ve gazetecilere yönelik baskılar, bu günü “kutlamaktan” çok, “anma ve mücadele günü” haline getirdi.
Gazeteciliğin Vicdanı, Özgürlüğün Teminatı
Günümüzde, gazeteciler halen sansürle, otosansürle, ekonomik baskılarla ve yargılamalarla mücadele ediyor. 24 Temmuz, sadece geçmişin anısı değil; demokrasinin yaşaması için basının özgür olması gerektiğini hatırlatan bir gün.
Başkent Haber olarak bizler, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkını savunmaya; bağımsız, tarafsız ve ilkeli habercilikten ödün vermemeye devam edeceğiz.
Basın özgür olmalı ki, halk susmasın.










