Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği “8 Mart Bildirisi” Yayınladı

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği “8 Mart Bildirisi” Yayınladı
Yaklaşan “8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü” dolayısıyla Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği Yönetimi ve Üyeleri ile Mamaklı Kadınlar, Hacı Bektaş-ı Veli Parkında bir araya geldi.
Hacı Bektaş-ı Veli Parkı’nda Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği Basın Açıklaması yaptı.
Daha sonra etkinlikler gün boyu devam etti.
Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği 8 Mart Bildirisi – Basın Açıklaması:
Biz kadınlar yoksulluğa, şiddete, savaşa ve ÇEDES’e karşı yanyanayız, bir aradayız!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, ABD’nin New York Eyaletinde bir tekstil fabrikasında yaklaşık 40 bin kadın işçi daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladılar. Patronun işçileri fabrikaya kilitlemesi sonucu 129 kadın yakılarak katledildi…
Kadın işçiler, o gün ve bugün mücadelede ışık olmaya ve kadınlara yol göstermeye devam ediyor. Biz de Mamaklı kadınlar olarak, işsizliğe, yoksulluğa, uzun çalışma saatlerine karşı, “Yeter Artık!” diyoruz…
Yoksulluk, insanların boyunu aştı, sabrını taşırdı… Kadınların market market indirim kovalamaktan, pazardaki çöplerden sebze -meyve ayıklamaktan, çöplerden plastik toplayarak geçimini sağlamaya çalışanları görmekten canımıza tak etti…
Mamak’ın en ücra köşelerinde dâhi, güç yetmeyen kiralar, yüksek faturalar, gırtlağa dayanan borçlara çalışır olduk yalnızca! Bir evde iki asgarî ücretle çalışan aile bile yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Çocuklar, ete, süte, yumurtaya ulaşamaz oldu. Bir öğün beslenme çantası 97 TL’ye dolar oldu.
Durmayacağız, susmayacağız, yanyana gelerek yoksulluğu yaratanlara karşı mücadele edeceğiz, mücadele edeceğiz, mücadele edeceğiz…
Zorunlu din derslerinin 6 saate dayanması, atama bekleyen binlerce öğretmen varken, ÇEDES projesiyle imamların okullardaki 5 yaşından itibaren çocuklarımıza laikliğe karşıt, Anayasayı çiğneyen uygulamalar yapılmasına göz mü yumalım?
Her mahallede, sayısı binleri bulan imam hatip okulları açıldığı yetmezmiş gibi, anasınıfından başlayarak, imamlara yetki verilmesi, laikliğe darbe değil midir? Laikliğe darbe demek, kadınlara darbe değil midir?
Bu topraklarda, geçtiğimiz hafta bir 24 saatte 8 kadın katledildi. Sadece Mamak ‘ta bir yıl içinde cinayet olduğu kesinleşen 20 kadın, Tuzluçayır Mahallesinde 2 kadın; biri eşi, biri kardeşi tarafından hunharca katledildi. Kadın cinayetleri günbegün arttıkça, bizim de öfkemiz katlanarak artıyor…
İktidarın cinsiyetçi söylemleri, ayrımcı uygulamaları; İstanbul sözleşmesini hukuksuz bir şekilde feshetmeleri, kadını koruyan 6284 yasasına göz dikmeleri, nafaka hakkını gasp etmeye çalışmaları, haksız ceza indirimleri, kadın katillerine cesaret veren mahkeme kararları; kadın cinayetlerinin önünü açıyor, suçlular ceza almak yerine korunuyor…
Peki, biz ne yapacağız? Bu haksızlığa göz mü yumacağız? Sıranın bize gelmesini mi bekleyeceğiz? Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın mı diyeceğiz?
Biz Mamaklılar, işte buradayız, bir aradayız yanyanayız!
Sorunlar çözülene kadar, pes etmek yok!
Geri adım atmak yok!
Vazgeçmek yok! Susmak yok!
Bölüne bölüne yok olamayacağız, birleşe birleşe çoğalacağız!
Peki, biz kadınlar ne yapacağız, ne yapacağız?
Yoklukla, yoksullukla mücadele edeceğiz!
Dayanışmayla var olacağız!
Bir kadına gösterilen şiddeti, bütün kadınlara gösterilmiş sayacağız!
Ve şiddete “dur” diyeceğiz!
ÇEDES’e, MESEM’e, çocukları, kadınları ezen uygulamalara geçit vermeyeceğiz!
Yalnızca, 8 Mart’larda değil, yılın bir tek günü değil; her gün yılmadan, yorulmadan, usanmadan, durmadan örgütlenerek mücadeleye devam!
Bu duruş, bugün burada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadın sözümüz olsun! Çünkü, biz yanyana, bir aradayken güçlüyüz!
Başaracağız, başaracağız, başaracağız!
Karanlığı yırtıp, aydınlığa kavuşacağız!
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Kadın dayanışması ve hürriyeti!
Yaşasın Emekçi Kadınlar Günü!
Yaşasın, örgütlü mücadelemiz!
Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği










