Dolar 44,8605
Euro 52,8877
Altın 7.005,83
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Çok Bulutlu
Ankara
22°C
Çok Bulutlu
Cts 13°C
Paz 11°C
Pts 12°C
Sal 16°C

SCP, Yarbay Ali Tatar’ı Mezarı Başında Andı

SCP, Yarbay Ali Tatar’ı Mezarı Başında Andı
18 Aralık 2022 16:57

Sosyalist Cumhuriyet Partisi, Yarbay Ali Tatar’ı Mezarı Başında Andı

FETÖ’nün kumpaslarından ‘Amirallere suikast’ soruşturması sürecinde intihar eden Yarbay Ali Tatar, ölümünün 13. yıl dönümünde Ankara’daki mezarı başında anıldı.

FETÖ kumpasları sırasında intihar eden Yarbay Ali Tatar 13. ölüm yıl dönümünde, kabri başında anıldı.

Yenimahalle’deki Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine SCP Yönetimi, Ali Tatar’ın ailesi ve sevdikleri katıldı.

Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

Unutmak ve hatırlamak insanların en önemli savunma güdülerindendir. Bazen unutarak hayatın bize yaşattığı acıların ıztırabını hafifletir; bazen hatırlayarak hatalarımızdan uzaklaşır, tekrar etmemeye çalışırız.

Yaşadıklarını hatırlayan, bellekleri güçlü olan insanlar, topluluklar daha iyi bir gelecek, daha iyi bir dünya kurgulamada son derece başarılı olurken; sistematik olarak bellek oluşturamayanların, karşılaştıkları sorunlara karşı hazırlıksız olduklarını ve aynı hataları, aynı acıları tekrar tekrar yaşamak durumunda kaldıklarını görüyoruz.

Bu anlamda maalesef kötüye örnek gösterilen bir ülkede yaşıyoruz.

Yaşadıklarımızı çok çabuk unutuyor, ders çıkaramıyor, benliğimizi bir türlü yenemeyip hatalarımızla yüzleşmiyor, özeleştiride bulunamıyoruz. Bu nedenle de tarihsel süreçte kısır döngüye mahkum yaşıyoruz.

Bu kısır döngüyü kırabilsek Cumhuriyet, 100.yılının arifesinde bir karşıdevrim tehlikesi ile karşı karşıya kalır mıydı?

Yaklaşık 100 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı çevreyi, dünyayı herkesten daha önce algılayıp çıkarımlarda bulunarak ayağa kaldırdığı ulus, yeniden cehalete meyleder miydi? Çağdaş uygarlık hedefi ile kurduğu devletin kurumları çağ dışı zihniyetlere karşı savunmasız kalır mıydı?

Çağı yakalama iddiasındaki bir halk, geçmişini arar, geçmişine özlem duyar hale gelir miydi? 21.yüzyılı yaşarken altı yaşındaki çocukların evlendirilmesini konuşuyor olur muyduk?

Yaşadığımız şu kısa zamanda hepsi oldu maalesef.

Bugün Yarbay Ali Tatar’ın kabrinde onu anmak için toplanmamızın belki en önemli anlamı bütün bu unutma, unutturma süreçlerine karşı durmaktır.

Şayet yaşananların üstünü; “ölen öldü kalan kaldı”, “geçmişe takılıp kalmayalım”, “geçmişin muhasebesini yapmayalım”, “yeni bir sayfa açalım” gibi telkinlerle, beylik laflarla örtmeye kalkarsak, yarın cesurlarla, korkaklar; hainlerle, kahramanlar karıştırılacak, tarih ters yüz edilerek karşımıza çıkarılacaktır. Geleceğimizi daha sağlam temellere oturtmak istiyorsak, geçmişle cesurca yüzleşmek, yaşadıklarımızı objektif normlarla değerlendirmek ve kaydetmek zorundayız.

‘İNSANLARIN HAYATARINI KARARTMAMIŞLAR GİBİ KENDİLERİNE MASUM VE MAĞDUR HAVASI YARATIYORLAR’

Daha bu günden özellikle yurtdışında yaşayan FETÖ’cü güruhun manipülasyonları ile karşı karşıyayız. Sanki dün, devletin bütün olanaklarını, bütün gücünü muhaliflerine karşı kullanmamışlar, onları ezmek, yandaşlarını kollamak için her türlü hileyi, sahtekarlığı yapıp insanların hakkını yememişler gibi. Hukuku adaleti ayaklar altına alıp, insanların yaşamlarını karartmamışlar gibi kendilerine masum ve mağdur havası yaratabiliyorlar.

Kurgulayıp icra ettikleri kumpasları kamuoyuna tam tersi olarak anlatmaya, inandırmaya çalışıyorlar.

İşin ilginci, manipülasyonları eski ortakları olan siyasi iktidar üzerinden yapıyorlar.

Siyasi iktidarın, toplumun bütün kesimleri üzerindeki baskısını, yolsuzlukları, hırsızlıkları, ve hukuk tanımazlığı üzerinden bir söylem geliştirerek kendilerine bir şemsiye oluşturuyorlar.

Bu madrabazlara sözümüz şudur: Yakın zamana kadar, şikayet ettiğiniz siyasi iktidar ile kol kola olduğunuzu, Cumhuriyeti yıkmak için işbirliği yaptığınızı, el birliği ile memleketi bilimin ışığından uzaklaştırıp orta çağ karanlığına taşımaya, yeniden müstemleke haline getirmeye kalktığınızı unutmadık.

Aranızda parsa kavgası çıktığında birbirinize karşı neler yapabildiğinizi de gördük.

Bugün bize yaptıklarını size de yapıyorlarsa, bunları yalandan yadırgamayın.

Eski ortaklarınız sizden ne gördülerse, ne öğrendilerse onları biraz daha kaba ve gaddarca uyguluyorlar sadece. Dün birlikte yaptıklarınızdan nasıl sorumluysanız bugün de yapılanlardan vebaliniz var.

‘BURADA KENDİNİZİ GÖRECEĞİNİZ BİR AYNA VAR’

Zira bu millet görmediği, düşünmediği ne kadar sahtekarlık, hile, hurda, kumpas varsa sizinle gördü tanıdı. Tüm bunlara dini kisveler örtülmesine, ayıp ve ahlak dışı sayılan davranışların olağanlaştırılmasına sizlerle tanık oldu.

Şimdi yer yer sizin de üzerinizde sınananlardan şikayet etmeden önce, kendi yaptıklarınızı bir düşünün. Bunlar üstünde bir muhasebe yapıp yanlışın nerede olduğunu görün ve ondan sonra sızlanın.

Biz bunları sizin zulmünüze canı ile isyan eden Yarbay Ali Tatar’ın kabrinden haykırıyoruz. Burayı iyi belleyin. Burada kendinizi göreceğiniz bir ayna var. İyi bakın.

‘BİR SÖZÜMÜZ DE İÇİMİZDEKİ ÇÜRÜK ELMALARA’

Yarbay Ali Tatar’ın anma gününde bir sözümüz de içimizdeki çürük elmalara. Kumpasları kuranlar, canlarımızı alanlar baştan beri haklılığımızın, masumiyetimizin delillerini silmeye, itibarsızlaştırmaya çabaladılar. Ellerindeki devlet erki ve kontrol altında tutukları büyük bir medya gücü ile geniş kitleleri yalanlarına inandırmaya çalıştılar. Belli bir oranda başarılı olduklarını da görüyoruz. Zira geçim derdi ve yaşam gailesi içindeki insanlar sabah akşam yürütülen dezenformasyon bombardımanına karşı koymakta zorlanıyorlar. Yaratılan illüzyonları gerçek gibi algılayabiliyorlar. Muktedirler, bu algıyı güçlendirmek için içimizden birilerini devşirmekten geri durmuyorlar.

Evet muktedirsiniz, devletin bütün olanaklarını kullanıp sembollerimize saldırıyorsunuz, saldırın. Mücadelemizi itibarsızlaştırmak için aramızdan birilerini çürütüyorsunuz, çürütün. Akla hayale gelmedik kimi vaatlerle, çıkarlarla onları yoldan çıkarın, devşirin. Alıştık Hınzır Paşa sofralarına iştahla oturanlara. Oralardan aslan kesilen, bizlere saldırıp, kara çalanlara. Öyle ya, ozanın dediği gibi;

“Bizden geçinen kalleşler

Döner geri bizi taşlar”

Bu kabir makamı çok şeye şahit. Bizim de söyleyecek daha çok sözümüz var. Var da; ne yapalım, ağacın baltaya dediği gibi sapı bizden. Bu nedenle fikri dolaşanları tarihe, tarihin şaşmaz terazisine havale ediyoruz. Tarih, zalimlere boyun eğmeyen Yarbay Ali Tatar’ları da yazacak, zalime iltica edenleri de.

Alın hayrını görün.

Yarbay Ali Tatar mezarı başında anıldı… Ailesi FETÖ’cülere seslendi: Buraya iyi bakın…

FETÖ’nün kumpaslarından ‘Amirallere suikast’ soruşturması sürecinde intihar eden Yarbay Ali Tatar, ölümünün 13. yıl dönümünde Ankara’daki mezarı başında anıldı. Ahmet Tatar yaptığı açıklamada, FETÖ’cülere şöyle seslendi: Burayı iyi belleyin. Burada kendinizi göreceğiniz bir ayna var.

 

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.