PEÇENEKLER…

Türkiye’de hatta dünyaya da dağılmış pek çok Türk’ün atası kabul edilen Peçenek, Kıpçak, Uz-Oğuzlar (TORKLAR), Avar, Hun, Hazar Türkleri (Bulgar ve Macar Türkleri, Roma’nın Türkleri ) vs. hakkında ne yazık ki yeteri kadar bilgimiz yok. Bu yüzden Karamanoğulları ya da Karamanlılar -Hiristiyan Türkler- olarak yıllar yılı bilindiler. Hatta hepimiz bu bilgi eksikliğinden dolayı Karamanlıların Türk değil Romalı ya da Helen kökenli olduklarına bile inandık.
Atatürk’ün Türkiye’ye en büyük hediyelerinden birisi olarak gördüğüm Türk Tarih Kurumu (TTK) bu eksikliği gidermek için oldukça güzel bir seri hazırlamış. Belgesel tekniklerle Türkiye’de ilk Hristiyan Türkler ile Karamanoğlu konusunda romanlar yazan birisi olarak buna çok mutlu oldum.
Neden mi?
Romanlarını yazdığım bu konuyla ilgili Türkiye’de yeteri kadar 2000’lerin başlarında kaynak yoktu. Romanım için ilk araştırmaya 2000’lerde başladım. Buna rağmen Elveda Kapadokya-Kimlik romanı uzmanlar tarafından da çok gerçekçi bulundu. Ancak bu kaynakların bolluğundan değil; Kapadokyalı Hiristiyanların ve Anadolu yerli kültürünü çok iyi bilmemden dolayı idi. O dönemler biz bilgilere Yunanistan’da bulunan Küçük Asya Araştırma Merkezi ile İstanbul’da bulunan Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin zengin kütüphanesinin yanı sıra bu alanda yerli ya da yabancılarca yazılmış birbirini tamamlayan onlarca eserlerden ulaşabiliyorduk. Kuşkusuz kendi ülkemizi ve kendi insanlarımızı ilgilendiren konularla ilgili en sağlam araştırmaları bizim yapmamız gerekirken, yakın zamana değin başka ülkelerin çok doğru olarak kendi politikalarına uygun bir şekilde verdiği bilgilerle pek çok üstü kapatılan tarihi öğrenmeye çalışıyorduk. Hatta ilk zamanlar özellikle sosyal medyada tam bir bilmece ya da lego tamamlamak gibi bir şeydi. Kimisi bilgi saklar, kimisi kendi ülke ya da dini inancına göre bilgi verir, kimisi tam bir ben merkezci ergen egosu sergilerdi. Tam bir başı boşluk ve çocukça şımarıklıklar vardı.
Ne mutlu ki artık bu konularla ilgilenen herkes merak ettiği bütün konuları gerek Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın eserlerinden gerekse Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun yayınlarından bulabilecek.
Ortaya çıkan bilgilerle neredeyse kendimize, ülkemize, komşu ülkelere hatta eminim dünyaya bakışımız değişecektir. Bu yüzden ben Karamanlılar ya da Karamanoğulları olarak başladığım çalışmalarda bu konuda ki sır perdesinin iyice aralanması için mutlaka bilinmesi gereken Hunlar, Avarlar, Oğuzlar-Uzlar, Hazarlar, Kıpçaklar gibi Türk boylarını belli bir sıraya göre artık rahatlıkla anlatabileceğim.
Bu bölümde ilk olarak da Peçenekler’i ele alacağız. Türk Tarih Kurumu için Akdes Nimet Kurat’ın Peçenekler adlı eserini Ahsen Batur yayına hazırlamış. Çok sağlam kaynaklara ulaşmışlar. Elbette pek çok da karanlıkta kalan soru işareti var. Ancak bu içerikte sağlam zeminler üzerine oturan bir PEÇENEK Kitabı hazırlamak bile çok büyük başarı. Bu sayede elde edilen bilgiler ışığında artık hepimiz başka ülkelerin arşivlerine ve kendi ülke politikalarını kabule zorlanmadan yeni bir dünya için yeni şarkılar besteleyebilir, yeni resimler, yeni romanlar yazabiliriz değil mi?
Yeter ki niyetler güzel olsun. O halde ben aradan çekileyim ve sizleri PEÇENEKLERLE baş başa bırakayım:
PEÇENEKLER…
Karamanlı kimdir? Önemi nedir? Karamanlılar bugün yaşıyorlar mı? Ve daha pek çok soruya cevap bulabilmek için diğer Türk boylarını da iyi tanımamız gerekiyor. Bu yüzden PEÇENEKLERLE bu seriyi başlattık.
A-PEÇENEKLER KİMDİR VE NERELERDE YAŞADILAR?
Doğu Avrupa, Kafkasya ile Anadolu dediğimiz bu geniş coğrafya için IX.yy oldukça önemli. Neden mi? Bu döneme kadar sahada Hazar Devleti’nin çok büyük gücü var. Ancak doğudan dünyanın en iyi savaşçılarından PEÇENEKLER’in İdil boylarına gelmeleri, batıda ise İskandinavlar (Varegler) Slavları hakimiyetlerine alıyorlar, 7.yy’da doğan İslamiyeti Araplar dünyaya yaymak için Hazarlarla şiddetli çarpışmalara girişiyorlar.
Dıvan-u Lügat’i Türk’ün meşhur yazarı Mahmut Kaşgari’nin de belirttiği gibi Peçenekler’in Türk boylarından olduklarını artık belirtmeye bile gerek yok. Hatta Kasgari Peçenekleri Oğuzların 19.boyuna mensup olarak değerlendiriyor.
Peçeneklerin ilk yaşadıkları yerler olarak İli havzası ve Isık Gölü civarı nakledilir. IV.yy’dan itibaren Batı Türk devletleri arasında gösterilen Peçenekler’in bu bölgedeki varlıkları Çinlilerin Doğu Türkistan üzerinde hakimiyet kurmalarıyla tehlikeye giriyor. Çünkü diğer Türk boylarıyla da mera kavgaları başlıyor. Bunun üzerine batıya Hazar bölgesine geliyorlar. Burada da Hazarlarla birleşen Oğuzlar tarafından çıkartılıyorlar. Ardından Peçenekler batıda Macaristan’a kadar ilerliyorlar. Macarlarla da çatışmalar yaşanıyor ve ardından da Macarlar yenildiği için Peçeneklerin önemli bir nüfusu burada kalıcı olarak yerleşiyor. (Syf:41) Yayık İdil bölgesi tarihde DEŞTİ KIPÇAK diye anılıyor. Bu bölgede yoğun olarak Türk boyları yaşıyor. Hazarlar, Kıpçaklar (Kumanlar), Oğuzlar, Kama Bulgarları gibi. Burada sıkışıp kalan Peçenekler’in yönü bu yüzden daima Doğu Avrupa ile Bizans toprakları olmuştur. Nitekim önceki yüzyıllarda da Türk boylarından Alanlar, Hunlar ve Avarların da DEŞTİ KIPÇAK’ın da içinde olduğu geniş coğrafyadan batıya gitmelerinin nedenleri arasında aralarında yaşanan bu çatışmalar gösterilir.
B-PEÇENEKLERİN TEŞKİLATLANMASI NASILDI?
Türklerin özellikle Anadolu’da İslamiyetin Alevi mezhebindekilerin dışında kalanların tek bir kimlikten olmadıkları dolayısıyla örgütlenememeleri son yıllarda batılılarca çok dillendirilen bir şehir efsanesi. Bunu da kendilerine göre şöyle savunurlar. “Göçebe topluluklardır. Anadolu’da da çok farklı kimlikler mozaik olarak yaşamaktadırlar.”
Bu görüşün tamamen yanlış olduğu Türk boylarının tarihi bilindiğinde ortaya çıkıyor. Doğu Avrupa halklarını kendi içinde eriten kendisi de hristiyanlaşarak tamamen Avrupalı olan Peçenek kökenlilerin atalarının teşkilatlanmasına bakalım:
Tarih sahnesine önce göçebe 8.yy’da Hanlık olarak kendi bayrağı ve devlet ve askeri teşkilatlanmasıyla çıkan Peçeneklerin teşkilatlanmaları şu şekilde: Peçenekler 8 boydan oluşuyor. Değişik yüzyıllarda bu boyları aristokrat aynı aile temsilcileri başlarında. Ancak Peçenekler’de eğitim ve yeterlilik daha önemli olduğu için aşağı tabakadan yetenekli kişiler de boy temsilcisi olabiliyordu. 8 boy 40 oymağa ayrılıyordu. Bu küçük 40 oymağın da başında ayrıca beyleri bulunuyordu. Bu tamamen Türk kabile teşkilatlanmasıdır. Her boyun fark edilmesi için farklı renklerde adları ve unvanlarının yazılı olduğu talmad (tercümanları) olur. Kendilerine özgü yazıları vardır. Bugün Doğu Avrupa’da , Ortaasya ile Rusya steplerinde pek çok mezar kalıntılarında bu yazılar bulunmuştur ancak kapsamlı olarak çözülememiştir. At Peçenekler’de diğer Türk boylarında olduğu gibi çok önemli. Boylar atlarının rengiyle de anılırlar.
Karaman adında boy beyinin de olduğu Peçeneklerin yaklaşık bin beş yüz yıl önceki teşkilat adları ve beyleri şunlardan oluşuyor:
Mayçan, Kuel, Kurkut, İpaon, Kaydum, Kostan, Yazı, Batan, Küre, Turak, Kilter, Kegen, Balçar, Sulça, Selte, KARAMAN, Çelgü, Neançes, Kançu, Katran, Kataleim.
Boyların adları:Ertim, Çur, Gula, Külbey, Karabay, Talmut, Kopon, Çoban, Yapdiertim, Kuarciçur, Kabuksınyula, Suru Külbey, Yazıkopon, Bulaçoban.
Peçenek halkı ak ve kara unvanları alıyorlardı. Ak unvanı alanlar aristokrasiyi. Kara unvanıyla anılanlar da halkı temsil ederdi.
Savaşçı bir millet olmalarına rağmen birbirlerinden kopmazlardı. Savaş bittiğinde dağılan birlikler yeniden dağlardan, nehirlerden, ormanlardan çıkar gelir yeniden toplanırlardı. Başka kabilelere esir düşen ya da kendilerinden uzaklaşan bireylerinin de mutlaka peşine düşer geri getirirlerdi.
PEÇENEKLERİN İKTİSADI VE SOSYAL HAYATI?
Doğu Avrupa halklarının bir kısmının alt soy kimliğini oluşturan Peçenekler Oğuzlar, Hazarlar, Ruslar, Slavlar ve Bizanslılarla çok fazla vakit geçirdikleri için hayatları tamamen göçebelik üzerine kurulu değildi. Her ne kadar yaşayışları Kazak-Kırgız-Yörük Türkmenlerle benzerlik gösterse de ticaret, tarım, hayvancılık ve profesyonel askerlik önemliydi. Özellikle askeri teşkilatlanmaları dönemin en ileri düzeyindeydi. Kürkler, ballar, deriler, ergüvani boyalar, kıymetli kumaşlar, baharat, altın ve cam eşyalar o dönem için ilişkide bulundukları ülkelerle yaptıkları ticari alış veriş ürünleri arasındaydı. Ruslara ve Bizanslara yaptıkları akınlar nedeniyle özellikle Karadeniz ‘de köle ticaretinde çok ustalaşmışlardı.
PEÇENEKLERİN İNANÇLARI…
Peçenekler Bizansla ve Rusyayla olan münasebetlerinden dolayı Hıristiyanlaşan Türk boylarından. Ancak 900’lü yıllarda da İslamiyeti yayan Arap tüccarların etkisinde kalanları da Müslümanlaşmıştır. Türkiye’den bugünkü Erzurum ve Malatya civarlarında Mani (Pavlikyanlar/Bogomiller) inancında olanlar aynı dönemlerde Hıristiyanlığı kabul eden Rus knezi de kendi topraklarındaki Mani Pavlikyan/Bogomilleri Peçeneklerle Bizans arasında tampon vazifesi görmesi için Bulgar sınırına sürdü. Peçeneklerle Pavlikyanların da kanlı bir savaşları tarihte görülmüyor. Tam tersi iyi ilişkiler geliştiriyorlar.
Peçenekleri bölmek ve aralarına nifak sokmak için Bizans imparatoru 800 bine yakın Peçenek’i Hiristiyanlığa kabul edilmesini sağlamış. Ardından da bunları aristokrat unvanları ile değerli hediyelerle onurlandırmıştır.
Macaristan’da ise çok önemli mevkilere gelen Peçenekler, yoğun olarak hiristiyanlığa geçmişlerdir. Artık neredeyse Macar Sarayı’da Peçeneklere teslim edilmişti. Savaşçı bir millet olan Peçeneklerle dönemin Rus, Bizans, Hazar, Macar, Bulgar devletleri arasında şiddetli savaşlar olmuş zaman zaman da taraflar birbirlerine üstünlük kurmak için Peçenekler’den yardım almışlardır. Bu dönem Doğu Avrupa ile Orta Asyasında önemli görevler üstlenen Peçenekler’i de tarihten silen yine Bizans’ın etkisiyle Deşti Kıpçak bölgesinden gelen Kıpçaklar ve Oğuzlar olacaktı. Peçenekler ise varlıklarını artık Doğu Avrupa’nı alt soyu olarak tarihte başka kimliklere dönüşeceklerdi.
PEÇENEKLERİN NERELERDE YAŞADILAR?
Anadolu’da hristiyanlığa kabul ettikten sonra Aksaray, Osmaniye ile Adana arası, Ankara, Şereflikoçhisar, Trabzon Çaykara, Ordu, Maraş, Halep, Giresun, Şebinkarahisar, Sivas Suşehri gibi yerlerde Peçenek yerleşimleri bulunmaktadır. Özellikle buralara ve daha geniş bir sahaya da Bizans imparatorlarının hristiyanlığı kabulleriyle birlikte yerleştirdikleri bilinmektedir. Ancak arkalarında bıraktıkları izler henüz tam olarak ortaya çıkartılamamıştır.
Türkiye ve Anadolu dışında, bugünkü Bulgaristan, Romanya, dağılan Yugoslavya toprakları ile Güney Rusya’da oldukça fazla Peçenek yerleşim yerleri bulunmaktadır. Avusturya ile Almanya’da da Peçenek köyleri mevcuttur. MACARİSTAN ise Avrupa’da Peçeneklerin neredeyse ana vatanlarına dönüşmüş durumda. Onlarca köy ve orman alanları ile sokakları, yerleşim bölgelerini Macar Kralları Peçeneklere bağış olarak vermiştir. Bu bağışların neticesinde Macaristan’da bugün çok sayıda Peçenek yerleşim yeri bulunmaktadır. Macaristan ordusunun askeri gücünü oluşturan Peçenekler sadece erkeklerden oluşmuyordu. Kadınları ve çocukları da savaşlarda aktif rol alıyordu.
Göktürklerle birlikte tarih sahnesine çıkan ancak ulusal kimliklerini VI.yy’da oluşturmaya başlayan Peçenekler bu dünyadan zengin komşularının korkulu rüyası, imparatorların hediyelere boğduğu savaşın ustaları olarak geçen uluslardan. Rusya steplerinden, bugün özellikle Türklerin yaşadıkları ve kara diye adlandırılan değerli ve bereketli topraklarından çok uzak diyarlara Balkanlara oradan da Anadolu’ya kadar uzanan bir Türk kimliğinin hikayesidir Peçenekler.Bugün ise bu kadar geniş bir sahada yaşayan özellikle de Doğu Avrupalı pek çok ulus halkının alt kimlikleri olarak anılmaktadır.
Derleyen: NURTEN ERTUL










