Mamak Dernekler Platformu, Kadına Şiddete Hayır İçin Yürüdü

Mamak Dernekler Platformu, Kadına Şiddete Hayır İçin Yürüdü
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Mamak Dernekler Platformu, Mamak Hacı Bektaşi Veli (Tekmezar) Parkında buluşup Abidinpaşa Mahallesi’ne kadar yürüdüler ve etkinliği basın açıklaması ile sonlandırdılar.
Basın Açıklamasını Tuzluçayır Kadınları Derneği Üyesi Ayfer Aydın yaptı.
Basın Açıklaması:
Mirabel kızkazdeşlerin 64 yıl önce diktatörlüğe karşı verdikleri mücadelenin ruhu bugünde kadınları sarıyor. 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele gününde kadına karşı şiddet, taciz, tecavüz, çocuklara yönelik her türden istismara, yoksulluğa, eşitsizliğe karşı buradayız, bir aradayız…
Geçtiğimiz 10 ayda ülkemizde 343 kadın öldürüldü. 207 kadının ölüm sebebi ise şüpheli. Mamak’ta bizlerin mahallelerinde 4 kadın katledildi, bir kadın ölümden döndü, uzaklaştırma kararı çıkan faile elektronik kelepçe kararı yerine getirilmedi. Kamu tasarrufu kapsamında elektronik kelepçe kalmadığını, birinden boşaldığında takılacağı söylendi. Tüm bunlar iktidarın şiddete sıfır tolerans dediği dönemde yaşandı.
Kadınlar her gün canice katlediliyor, şikayetlerine kovuşturmaya yer yok kararları veriliyor, davalarda iyi hâl indirimleri uygulanıyor. 6284 sayılı yasa uygulanmadığı gibi, bir de tartışmaya açılıyor.
Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren her türlü uygulama şiddetin dozunu arttırıyor. Kadınların kendilerini her geçen gün daha da güvensiz hissettiği bir düzen yaratılıyor. Şiddetin önlenmesi için gerekli mekanizmaların işletilmesi ancak eşitsizliği derinleştiren politikalar karşısında yan yana mücadele ile mümkün.
Mecliste 2025 bütçesi konuşuluyor. Bütçe 16 trilyon 34 milyar 404 milyon 907 bin lira. 8 başlıktan oluşan bütçede kadının güçlendirilmesi ise 7. Sırada yer alıyor. Kadınlara bütçeden düşen günlük 3 kuruş.
Yoksulluk her geçen artıyor. Şiddet yoksullukla beraber büyüyor. Kadınlar insanca yaşayacak bir ücret, eşit çalışma koşulları, çocuklarina bir öğün ücretsiz yemek istiyor. Aile yaşamına uyumlu iş adı altında kadınları esnek, güvencesiz çalışmaya mahkûm etmek istiyorlar.
Sağlıkta özelleştirmeler, ticarileşen hizmetler ölüm saçıyor, yenidoğan çetesi gibi korkunç olaylar gözlerimizin önünde yaşanıyor, gencecik kadınların kafası kesiliyor. Bu vahşet, bu aymazlık, bu eşitsiz düzen ancak bir araya gelerek, safları sıklaştırarak son bulacak…
Tüm bu olanlara karşı kadınlar iş yerlerinde, grevlerde insanca çalışma koşulları ve eşit ücret için direniyor; köyüne, toprağına sahip çıkmak için jandarmanın karşısına dikiliyor, çocuklar okula aç gitmesin diye Türkiye’nin her yerinde ses çıkarıyor. Üniversitelerde, liselerde eylemler düzenliyor.
Mirabel kız kardeşlerin mücadelesinin ruhu bugün de bizleri sarıyor, üzerimize çökmesine sebep oldukları karanlığa karşı yan yana birlikte durarak güçleniyoruz. Kadına şiddete son, bir kişi daha eksilmek istemiyoruz. Yaşamlarımız için mücadele ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz…
Haber: İlknur Türker
Tuzluçayır Kadınları Derneği Üyesi










