HAYDAR ERSEVEN SEVGİSİ SALONLARA SIĞMADI

HAYDAR ERSEVEN SEVGİSİ SALONLARA SIĞMADI
Haydar Erseven yüzlerce seveni ile adaylık açıklaması yaptı.

CHP Ankara 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Haydar Erseven CHP Ankara İl Başkanlığında adaylık açıklaması yaptı.
Haydar Erseven’in yüzlerce seveninin katıldığı adaylık açıklamasına CHP Ankara İl Başkanı Ali Hikmet Akıllı, CHP Keçivren İlçe Başkanı Bülent Gündoğan, CHP Çubuk İlçe Başkanı Can Kaderoğlu, CHP İl Yönetim Kurulu Üyeleri, CHP Keçiören İlçe Yvnetim Kurulu Üyeleri, CHP Çubuk İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, CHP Keçiören Belediye Meclis Üyeleri, Çubuk bölgesi dernek başkanları hazır bulundu.

Ankara bölgesinin yakından tanıdığı sanayici iş adamı CHP Ankara 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Haydar Erseven coşkulu konuşmasını salonda bulunanlar alkışlar ve sloganlarla desteklerken Erseven yorulmadan, bıkmadan iktidara gideceklerini vurguladı. Açıklama yaptığı salon sevenlerini almayınca Haydar Erseven ilçe binası önünde seamlama yaptı.
CHP Ankara 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Haydar Erseven konuşmasında “Ülkede bunca yoksulluk, işsizlik, açlık kol gezerken ben köşemde huzurla oturamazdım. Ülkemizin nitelikli, çalışkan, dürüst siyasetçilere ihtiyacı var. Ben artık tüm Ankara’dan ve ülkemden sorumlu biri olarak bu görevden kaçamazdım.” dedi.

ANKARA’DAN SORUMLU BİRİ OLARAK GÖREVDEN KAÇAMAZDIM
Haydar Erseven şöyle konuştu.”Her taşını tek tek bildiğim, zorluklarını bildiğimi Ankara ve ülkem için her göreve hazırım. Ülkede bunca yoksulluk, işsizlik, açlık kol gezerken ben köşemde huzurla oturamazdım. Ülkemizin nitelikli, çalışkan, dürüst siyasetçilere ihtiyacı var. Ben artık tüm Ankara’dan ve ülkemden sorumlu biri olarak bu görevden kaçamazdım.

Ben köşesinde Ankara ve tüm Türkiyie zorluklar çekerken işsizlik diz boyuna çıkmış, enflasyon resmi rakamlarla %75’e erişmiş, sokaklarda ise %120’lerin üzerine çıkmışken ‘ekonomi düze çıktı’ denilerek mutfaklarda yangın varken ‘enflasyon düştü’ lafı sokaktaki insanlarımıza hiçbir şey ifade etmezken huzurla oturabilecek biri değilim.
ANKARA SEVDALILARI OLARAK BİRA RAYA GELDİK
Bu karar anlayacağınız hiç kolay olmadı. Kendi çıkarlarım için sessizce işimi yapıp sesimi çıkarmamak bana göre değildi. Ankara’ya ve ülkeme olan sevdam galip geldi ve şu anda karşınızdayım. Tüm Türkiye analarımız, babalarımız, çocuklarımız yapılan yolsuzluklar nedeniyle giderek yoksullaşıyorsa işsizlik nedeniyle iş bulmak için beyin göçü yaşanıyorsa bir lokma aş getirmek için gurbete çıkılıyorsa benim kendi çocuklarımda dahil çocuklarımız gençlerimiz yarınlarına umutla bakamıyorsa pırıl pırıl eğitim almış gencecik beyinler geleceğini yurtdışında arıyorsa Türk Lirası her gün değer kaybediyorsa ben huzurla köşemde oturamazdım. Sizler de aynı duygularla buradasınız. Eminim aynı kaygılar aynı kuşkularla yürekleri çarpan dostlarım Ülkesi için benimle aynı duyguları paylaşan aynı zorlukları sırtlamaya hazır olan arkadaşlarım Bu zorlu yarışta yanımda olacak beni yüreklendirecek bana ve ülkesine sahip çıkacak tüm dostlarım sefayı değil cefayı paylaşmak için bir arada olduğumuz Ankara sevdalıları Bu hoşluğumuzu seçim sonrasında da sarmaş dolaş bir sevgiyle kutlayabilmek umuduyla gün elele gönül gönüle sevdamızı Ankara sınırları dışına taşıma günüdür. 14 Mayısa kadar sevdamızı dağa taşa yazarak Ankara’da çalınmadık kapı bırakmamak için bir araya geldik.
BEN ANKARA’YI ANKARA BENİ UTANDIRMAYACAK BİRBİRİMİZE VEFALIYIZ
Tek bir yürek gibi çarpacak yüreklerimizle bir destan yazmaya kararlı dostlarım ülkenin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyecek duyarlı vatandaşlar.Ampülü ile sadece kendi yandaşlarını aydınlatmayı seçen zihniyete ‘ben bu ülkeyi pazarlıyorum, satıyorum’ diye açıkça söyleyip parsel parsel ülkeyi satanlara dur demek için buradayız. Ben görevden asla kaçmadım. En ağır yükün altına Ankara için, ülkem için doğru bildiğim tüm değerler için sevdayla girdim, aşkla girdim. 2015 seçimlerinde Ankara aşkı ile yaptıklarım, halkıma olan bağlılığım sözde değil özde dürüstlüğüm ve vatanseverliğim takdir gördü. Ankara dürüstlüğüme, bilgime, çalışkanlığıma güvendi. Ben Ankara’yı Ankara da beni utandırmayacak. Ankara vefalıdır, Ankaralılar vatanını, cumhuriyetini seven sahip çıkandır. Kurtuluş Savaşında olduğu gibi bugünde vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruma günü haline geldiğinin bilincidedirler.
NE BEN YALNIZIM NE SİZ YALNIZSINIZ
13. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile destan yazmaya geliyoruz. Sadece Ankara’yı değil, tüm ülkeyi ezen, yoksullaştıran yolsuzluklara, yoksulluklara dur demek için birlikte omuz omuza yola çıkıyoruz.Köy köy, ev ev, kişi kişi ulaşmamız, yapacaklarımızı anlatmamız gereken daha binlerce kişi var. Ve önümüzde sadece bir buçuk ay gibi son derece kısa ama iş bölümü yaparak güç birliği yaparak yüreklerimizde korlaşan sözde değil özde vatan sevgimizi aynı sevdayla yanan başka yüreklerle paylaşarak bu hizmet yarışına Ankara’nın duyarlı halkını katabilmek mümkün. Yüreklerimiz Cumhuriyete olan sarsılmaz inanç ve bağlılıkla Ankara’ya ve ülkemize olan hizmet aşkıyla yanıyor. Aynı heyecanı aynı sorumlulukları birlikte hissediyoruz. Ne ben yalnızım, ne siz yalnızsınız. Ülkemiz yeni bir dönemeçte. Bu seçimlerde yeni bir kader çizgisi çizilecek. Ülkeyi çağ dışı bir karanlığa çekmek isteyen güçlere karşı ortak bir kavgamız var. Ülkesi için memleketi için yollara düşebilen “bu ülke sandığımız gibi sahipsiz değil “diyen insanların kavgasıdır. Bu “ben yaparım olur” diyen bir zihniyete dur diyecek insanlar olarak hep beraber bu yoldayız.
GÜN LAYIK OLMADIKLARIMIZA DUR DEMEK İÇİN KENETLENME GÜNÜ
Gün kişisel hesapların günü değil, gün geçmiş kırgınlıkların, farklılıkların günü değil, gün yaşadıklarımızın farkında olma günü.Gün layık olmadıklarımıza dur demek için kenetlenme günü. Gün Cumhuriyete ve ülkeye sahip çıkma günü. Bu bilinçle ve sizlerden aldığım güçle buradayım. Bu kader değil bize dayatılan karanlık kafalara Ankara layık değil, bu ülke buna layık değil. Cumhuriyet’in aydınlık yüzü Ankara ülkesine ve Cumhuriyet’ine her zaman olduğu gibi sahip çıkacak değerli dostlarım.Nasıl ki kurtuluş savaşında sarı saçlı, mavi gözlü bir Kemal kurtardı ise yurdu Cumhuriyet’in 100. yılında yine bir Kemal ile aydınlık günlere tekrar kavuşacağız. Ancak çok çalışmamız lazım. Yorulacağız, çabalayacağız ama sonunda mutlaka kazanacağız.
Bilgimle kırk yıldır edindiğim tecrübeyle, çalışkanlığım ve dürüstlüğümle beni takdir ettiniz. Bu şerefli göreve davet ettiniz. Sizlerden aldığım güçle hizmet yarışında yeni bir dönemeci birlikte alacağımza, ülkemize karşı sorumluluklardan kaçmamaya, hükümet olmanın avantajının kullanıldığı bu yarış ne denli adaletsiz olursa olsun önümüzde uzanan yollar ne kadar engebeli ve zor olsa da yılmamaya kararlı olarak bir araya geldik.
BENİ İÇTEN SEVGİNİZLE HAYIR DUALARINIZLA YENİDEN GÜÇLENDİRİN YÜREKLENDİRİN
Cumhuriyete olan inancımızı ve Ankara’ya olan yüce sevdamızı TBMM’ne el ele gönül gönüle hep birlikte taşımaya geldik. İşsizliğe son demek için, yoksulluğa son demek için, yolsuzluklara son demek için hep birlikte ülkemizi aydınlığa çıkarabilmek için kenetlendik. Lütfen bu zorlu yarışta yorulursam, duraklarsam beni içten sevginizle, hayır dualarınızla, yeniden güçlendirin, yüreklendirin, Hata yaparsam yanlışlarımı söyleyin. Felsefem odur ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. Dün olduğu gibi yarında bana ortak kaygılarımıza, ortak sevdamıza, ortak geleceğimize sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerin ülkeye ve Ankara’ya sahip çıkacağınızı biliyorum ve gücünüzü, desteğinizi bekliyorum.
ZAMAN ZORLU YOLLARA ÇIKMA CUMHURİYETE, KADERİMİZE SAHİP ÇIKMA ZAMANI
Ben Ankarayı seviyorum derken taşını, toprağını değil bu güzel insanları seviyorum. Bu güzel insanların kader çizgisini değiştirmek için şimdi el ele gönül gönüle zorlu yollara düşme zamanı. Cumhuriyet’e sahip çıkma zamanı, kaderimize sahip çıkma zamanı, Bu yarışa, bu sevdayı emeğini, yüreğini, gücünü, desteğini hangi boyutta olursa olsun katkısını koyacak dostlar göreve hoş geldiniz. Cumhuriyetimize, bu güzel ülkeye, bu güzel insanlara hizmet etmek bir şereftir. Bu şerefi birlikte paylaşacağımız tüm dostlarım büyük şair Nazım Hikmet’in de dediği gibi “ Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın. Yok edin insanın insana kulluğunu.”
Kimsenin korkuyla dolaşmadığı ‘hak, hukuk, adalet’ anlayışı ile yarınlara güvenle bakacağımız insanın işsiz, garibanın sahipsiz, ocakların aşsız olmadığı daha güçlü daha özgür daha mutlu bir Türkiye için geliyor gelmekte olan. Bana burada olma şerefini, onurunu verdiğiniz için teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.










