Hacıbektaş Parkımızın Konukları Kadınlardı

HACIBEKTAŞ PARKIMIZIN KONUKLARI KADINLARDI
BUGÜN ( 05 MART 2022 CUMARTESİ ) SAAT 13:00’DE TEKMEZAR PARKINDA
MAMAK DERNEKLER VE SENDİKALAR PLATFORMU
ORTAK ETKİNLİK DÜZENLEDİ VE BASIN AÇIKLAMASI YAPTILAR…
BASIN AÇIKLAMASI:
AÇLIĞA VE ŞİDDETE KARŞI ÖRGÜTLENELİM, YA AÇIZ, YA ÖLDÜRÜLÜYORUZ, YA DA İŞSİZİZ.
Bu yıl Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü şiddetin, açlığın, işsizliğin, salgının ve ekonomik krizin gölgesinde anıyoruz. 8 Mart 1957’de Amerika’daki bir tekstil fabrikasında yaklaşık 40 bin kadın işçi daha iyi koşullarda çalışmak için greve başladı. Polisin işçilere saldırmasının ardından kadın işçiler fabrikaya kilitlendi, kadınlar içeriye kilitlenmiş haldeyken fabrikada çıkan yangında 120 kadın can verdi. Bu katliamın ardından 165 yıl geçmesine rağmen söz konusu kadınlar iken değişen hiçbir şey yok. 21 yüzyılda insanlık Mars’ta yaşamanın yollarını ararken, biz hala kadın hallarının evrenselleşmesi, şiddetin ortadan kalkması, eşit ve daha adil çalışma ve yaşam koşulları için mücadele veriyoruz. Var olan yasaları uygulamama, koruma ve önleme çalışmalarının yetersizliğinden dolayı 2020 yılında 300 kadın öldürüldü ve 171 kadının ölümü kayıtlara “şüpheli” olarak geçti. Cinayete kurban gitmemek, tacize, tecavüze, şiddete uğramamak için uğraşırken öte yandan da kazanılmış haklarımıza göz diken bir çok siyasal oluşum ve yönetimle mücadele ediyoruz, yalnız Türkiye’de değil, tüm dünyada…
Son yıllarda uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve pandeminin de etkisiyle derin bir ekonomik buhrandan geçiyoruz. Bu kriz ne yazık ki herkesten çok bizleri etkiliyor. “İflas eden baba karısını ve çocuklarını öldürdü.” gibi haberler artıyor. Yaşanan maddi sıkıntılar sebebiyle eşler arasında tartışmalar ortaya çıkıyor ve daha fazla şiddete uğruyoruz. Biz kadınlar bu süreçte erkeği sakinleştirmekle, idare etmekle görevlendiriliyoruz. Bunu yapmayanlarımız “nankörlükle, bencillikle, müsriflikle” suçlanıyor. Hane içindeki bütçeyi bizim düzenlememiz, buzdolabında lokma olmasa dahi akşama yemek hazırlamamız bekleniyor.
Neredeyse her ay “çaktırmadan” yapılan zamlar, market raflarının el yakması, kimi basın organlarının “markete karnınızı doyurduktan sonra gidin” raddesine varan pişkinliğinin hesabını bizler ödemek zorunda kalıyoruz. Aynı basın organları, aynı zihniyet “kadınlar çalıştığı için erkekler işsiz kalıyor” diyerek bizi çalışma yaşamından dışlamanın ve artan işsizliğin faturasını kadınlara kesmenin yollarını arıyor.
Ayrıca salgından dolayı okulların kapatılması ve eve hapsedilen çocukların bakım sorumluluğu da bizlerin ev içindeki yükünü artırmış durumda.
Artık canımıza tak etti!
Ne iktidarın ekonomi politikalarının sorumluluğunu, ne eril zihniyetin bizi “bir adım geride” tutma çabasını kabul etmiyoruz!
Bizler azınlık değil, çoğunluğuz. Bizler zayıf değil, güçlü olanlarız. Yüzyıllardır süregelen toplumsal cinsiyet rollerini, önümüze örülen duvarları yıkıyoruz.
Cinayetlere kurban gitmek, işsiz kalmak, açlıkla, yoksullukla mücadele etmek istemiyoruz!
İktidar kavgalarının, sermayeden karın pazarlık rehineleri olmayacağız!
Bir adım geride durmayacağız!
Açlığa, şiddete, işsizliğe boyun eğmeyeceğiz!
Bu düzen bizi bir araya gelmeye, birlik olmaya zorluyor, aynı zamanda bizler tek başımıza değil birlikte sesimizi çıkardığımızda dünyayı değiştireceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü 165 yıl önceki kadınların iktidara, patron zihniyete karşı birliğinin sembolüdür. 165 yıl sonra bugün, burda birleşiyoruz. Bugün bizi yok etmek, sindirmek, bir adım geriden yürütmek isteyen zihniyete karşı tek yumruk oluyoruz.
Bizim mücadelemiz kadınları güçlendirmekle ilgili değil. Bizler zaten güçlüyüz, dünyanın bu gücü algılama biçimini değiştirmekle ilgili. Elele dünyayı değiştireceğiz!










