Dolar 45,9046
Euro 53,3739
Altın 6.656,81
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Az Bulutlu
Ankara
22°C
Az Bulutlu
Çar 24°C
Per 24°C
Cum 20°C
Cts 18°C

Engelsiz Bileşenler Federasyonu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Dolayısıyla Basın Açıklaması Yaptı

Engelsiz Bileşenler Federasyonu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Dolayısıyla Basın Açıklaması Yaptı
3 Aralık 2021 09:38

3 Aralık Dünya Engelliler gününe ilişkin basın açıklamamızdır.

1992 yılından bu yana Dünya Engelliler Günü olarak ilan edilmiş olan 3
Aralık Günü, engellilerin sorunlarını gündeme getirmek için bir imkan
sunmaktadır. Bizler sadece yılda bir gün yaşamlarımızın gündem
olmasını kabul etmiyoruz aslında. Bugünde ifade edilen ve yıllardır
çözüm bekleyen sorunları bizler hergün yaşıyoruz.

Ülkemizde sayısı 10 milyon üzerinde olduğu birçok araştırmada tespit
edilen engellilerin, çok önemli bir bölümü yoksulluk içinde ev hapsine
benzer bir yaşam sürmektedir.

Engellilere yönelik kamusal hizmetlerin yetersizliği ve toplumda
maalesef yerleşik olan ötekileştirme dili engellilerin kapalı
mekanlarda hapis kalmasına yol açmaktadır.

Toplumsal kalıp yargılar, önyargılar, gelenekler ve alışkanlıklar en
büyük engel olarak hepimizi sınırlandırıyor. Bizler Engelsiz
Bileşenler Federasyonu ve üye dernekleri olarak bu eşitsiz toplumsal
düzenin değişmesi gerektiğini yıllardır ifade ediyoruz

Milyonlarca engellinin, engellerinin salt fiziksel olmadığını
yaşamlarımızdan biliyoruz. Ayrımcılık dilde başlıyor ve yaşamlarımızı
etkiliyor. Dilde başlayan eşitsizlik, bize bir “özür olarak”
dayatılıyor.

Demokratik bir ülkede milyonlarca engelli olarak bizler de 21.
Yüzyılda yurttaşlığın esası olan haklarımızı talep ediyoruz. Bu
hakların uygulanması evrensel insan hakları hukukunun gereği olup
bizlere lutüf diye sunulmamalıdır.

2009 yılında imzalanan BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelli
Hakları Kanununun esaslı bir şekilde uygulamaya yansıtılması en acil
talebimizdir. Erişilebilirlik mevzuatı artık geciktirilmeden eksiksiz
bir şekilde uygulanmalı; kentler, mekanlar, yollar, binalar dışında
kurum internet siteleri, müfredat ve mevzuat erişilebilir olmalıdır.

En kısa sürede her mahallede ve sokakta, hangi engel, cinsiyet, yaş,
eğitim düzeyi ve gelir durumunda kaç engellinin olduğu istatistiksel
olarak tespit edilmeli ve sunulması hak temelli bir yaklaşımla zorunlu
olan psikolojik, sosyal, ekonomik ve hukuki destekler sunulmalıdır.
Türkiye’de nüfusunda kaç milyon engellinin olduğu tespit edilmelidir.

Engelliler ve aileleri ayrımcılık ve nefret suçlarına maruz
kaldıklarından, yoksul bırakıldıklarından ve siyasal temsilleri
kısıtlandığından toplumdan kısmen yalıtılmış halde yaşamak zorunda
bırakılıyorlar. Bu kapsamda engellilere yönelik ayrımcılık söylem ve
uygulamaları derhal yaptırıma bağlanıp durdurulmalıdır.

Engelliler; eğitime, sağlığa, ulaşıma, istihdama, kültürel üretim ve
tüketime, siyasal katılmaya, sosyal yaşama erişilebilirlik sorunu
yaşamaktadır. Bu sorunların nedeni engelliler veya bedenleri değil
engelliler yok sayılarak inşa edilen yollar, geçitler, kaldırımlar,
binalar ve sunulan kamusal/özel hizmetlerdir.

Nüfusu bir milyonun üzerinde olan ve yüzbinlerce engellinin yaşadığı
yerlerde bile engellilerin sorunsuz gidebileceği tek bir restoran,
kafe, salon, vb. tek bir mekan yoktur.

Kamu binaları başta olmak üzere yeni yapılanları da dahil; asansör,
merdiven, geçit yolları, tuvalet, çalışma düzeni ve iletişim anlamında
engellilik perspektifiyle yapılmamış mekanlar en büyük engeldir.

Bizlerin engelleri; engelli hakları farkındalığı olmayan kamu
personelleri, işletme sahipleridir. Engel braile yazısıyla veya
sesli/görsel yönlediricilerin yetersizliğidir. İşaret dili bilen
personelin yokluğudur. Engel yoksul ve işsiz bırakılmamızdır.

Bir diyaliz hastasının, SSPE’linin, tekerlekli sandalyeli birinin,
görme ve işitme yeti yetersizliği yaşayan birinin, Serepral Palsili
birinin veya Down Sendromlu birinin, ailesi ile birlikte karşı karşıya
bırakıldığı zorluklar, engeller ve dışlanmalardır engel.

Engellilik salt tıbbi ve medikal çözümlerle aşılamaz. Engellilere
müzmin hasta muamelesi kabul edilemez. Engelliler elbette
hastalanabilir ve hastaların da temel hakları vardır. Ancak bütün
engellileri aciz, hasta, muhtaç gibi gösteren yaklaşım emeğimizi ve
yaşamımızı kısıtlamaktadır.

Herkesin bilmesi gereken bir hakikatimiz şudur; Engelliler yoksul
bırakılarak “yoksullukları istismar edilecek” bir nüfus kesimi
değildir.

Engelliler de her yurttaş gibi temel hak ve özgürlükleri yasal ve
anayasal koruma altında olan özgür bireyler olmak istiyor.

Bizler kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların
şeklen de olsa 3 Aralık anmalarını da değerli buluyoruz. Ancak bu
şekilde kapsamlı bir sorun olan engellilik meselesini çözemeyiz. Başta
kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin,
insan hakları derneklerinin, sendikaların geç kaldığı engelli hakları
mücadelesine dönmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

Yerel yönetimlerin; görev alanlarında kaç engelli olduğunu tespit
etmeleri, kendi bünyelerindeki engelli kotalarını doldurmaları, en az
bir işaret dili tercümanı istihdam etmeleri, kendi personel ve
idarecilerine engelli hakları farkındalığı kazandırmaları, başta
binalar ve ulaşım araçları olmak üzere erişilebilirliği arttırmaları
gerekir. Yoksul engellilerin sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesi
belediyelerin ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarının en temel görevi
olmalıdır.

Sadece belediyeler değil tüm kamu kurumlarındaki engelli istihdam
kotaları yasanın gereği olarak doldurulmalıdır. Açıkça yasa dışı olan
bu durumun ortadan kalkması için 2022 yılında en az 20 bin engelli
kamuda istihdam edilmelidir.

Pandemi nedeniyle büyük bir kapanma dönemi yaşayan toplumun
engellilerin yaşadığı “müebbet kapanmayı” anlamasını bekliyoruz.
Halkımızın evde kalmak zorunda kaldığı bu dönem milyonlarca engellinin
genel durumudur. Sadece engelliler değil başta anneleri olmak üzere
birçok aile bireyi yılda bir kere ev veya mahalle dışına
çıkamamaktadır.

Bu bağlamda korona aşılarına erişemeyen engellilere erişilip rızaları
dahilinde aşısız engelli bırakılmamalıdır. Ekonomik durumları
genellikle düşük olan engellilerin ekonomik kriz ve Koronavirüs
karşısında zor bir dönemden geçtikleri görülmeli ve tıbbı, medikal ve
ilaç giderleri için desteklenmesi sağlanmalıdır. Kur krizi nedeniyle
erişimi çok güç olan tüm ilaç, medikal ve diğer ihtiyaçlar için
kapsamlı düzenlemeler yapılmalıdır.

1,7 trilyona yaklaşan merkezi bütçe içerisinde sadece yüzde 1,6’lık
bir payın, nüfusun yüzde 12,29’unu oluşturan engellilere ayırılması
büyük bir adaletsizliktir. Bu adaletsizliğin azaltılması amacıyla tüm
kurumlarda engelliler için ayırılan bütçenin arttırılması gereklidir.

Engellilere ve bakım amacıyla ailelerine yapılan ödemeler açlık
sınırının altında kalmamalı en az asgari ücret düzeyine
yaklaştırılmalıdır. Bu ödemelerden yararlanma koşullarında hane geliri
değil kişi geliri esas alınmalıdır.

Görme ve işitme engelliler açısından işaret diline tercüme edilmiş
veya sesli versiyonu hazırlanmış metinlerin arttırılması bir
zorunluluktur. Tüm yasama faaliyetlerinin, kamu kurumlarının internet
sitelerinin ve hizmet rehberlerinin, siyasi parti, sendika ve sivil
toplum kuruluşlarının internet sitelerinin erişilebilir olması için
kapsamlı ve kamusal bir inisiyatif başlatılmalıdır.

Engellilerin tüm farklılıklarıyla haklarına erişebilmesi için sadece
Türk İşaret dili ve sadece Türkçe ile değil, bu ülkede yaşayan
hakların diliyle kamusal hizmet erişimi olmalıdır. Eğitim ve sağlık
imkanlarından resmi dil Türkçe’yi bilmediği için doğru şekilde
yararlanamayan yüzbinlerce engellinin, tüm haklarına erişimi için
anadillerinde de hizmet sunumu olmalıdır.

Bölgemizde devam edegelen çatışmalı süreçler ve savaşların önemli bir
engellilik nedeni olduğu, göçmenlik ve gazilik gibi süreçlerin
engellilikle örtüşebildiği görülmelidir. Başta kara mayınlarının
temizlenmesi olmak üzere toplumsal yoksunluğu ve engelliliği arttıran
çatışma ve şiddet süreçleri barışa evrilmeli ve bu “yapay engellilik
nedenleri” durdurulmalıdır. İş kazaları, trafik kazaları, ev içi
kazalar, akraba evliliği, yetersiz beslenme ve gebelik/doğum süresince
gerekli tıbbi destekler verilmemesi nedeniyle on binlerce insan
engelli olmaktadır.

Bölgesel gelişmişlik farklarının bölgeler arasında oluşturduğu
eşitsizlik ve haksızlıklar sosyal sınıflar içerisinde en çok
engellileri vurmaktadır. Altyapı, iletişim, kamusal hizmet
sunumlarının eksikliği engellilerin temel haklarına erişimini olumsuz
etkilemektedir. Bölgesel kalkınma planlarında engelliler desteklenmesi
gereken bir nüfus kesimi olarak bütçe ve planlama kapsamında mutlaka
dikkate alınmalıdır.

Tüm eşitsizliklerde olduğu gibi engellilik kapsamında da kadın
engellilerin cinsiyetçi tüm söylem ve uygulamalardan daha fazla
olumsuz etkilendiği bilinmelidir. Başta CEDAW gibi kadın haklarına
ilişkin sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi, kadın
engellilerin haklarına da olumlu etkileri olacaktır. Engelli kadınlara
yönelik ayrımcı söylem ve pratikler derhal durdurulmalıdır. İstanbul
sözleşmesinin feshi geri alınmalı engelli kadınlar başta olmak üzere
tüm kadınlara yönelik her türlü şiddet derhal durdurulmalıdır.

BM Engelli Hakları Sözleşmesi en geniş kapsamlı uygulama rehberidir.
İlkeleri ve perspektifi eşit yurttaşlar oluşturmak amacında olan bu
sözleşmenin “Evrensel Tasarımı” esas alınarak yarının yaşamı inşa
edilmelidir. Mevcut şehirler 10-20 yıl içerisinde tamamen bir dönüşüm
geçirecektir. Bu dönüşüm yaşanırken engellilik durumu aşılabilir yeter
ki bizler engellilerin temel insan haklarını tanıyalım ve engelsiz bir
yaşamı kurmaya çalışan bileşenlere kulak verelim.

Engelli hakları konusunda her yıl bu talepleri ifade etmek, listelemek
ve haykırmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Engelsiz Bileşenler Federasyonu

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.