DOÇ. DR. ZELİHA TEKİN’İN “KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ” ADLI KİTABI RAFLARDAKİ YERİNİ ALDI

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda ve son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaktır”
-Kızılderili Sözü-
Başkent Haber Gazetesinin köşe yazarı, Muş Alparslan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dekan yardımcısı Doç. Dr. Zeliha Tekin’in ve Süleyman Demirel Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdürü Doç. Dr. Pınar Göktaş’ın Yönetim ve Strateji Bağlamında ele aldıkları “Küresel İklim Değişikliği” adlı kitap okuyucusu ile buluştu. Kitap ile ilgili bilgi veren Tekin şunları söylemiştir:
“Geçmiş çağlardaki çevreyle dost ısınma yöntemlerinden elinde temiz, doğayla dost enerji seçenekleri bulunan insanın kömür, doğal gaz, petrol gibi ürünleri kullanıp bol miktarlarda atık üreterek çevreye zarar verdiği; çevreyi kirleten gazların atmosferdeki miktarını arttırmak suretiyle iklim değişikliklerine maruz kalınan günümüze gelinmiştir.
“İklim değişikliği” konusu artık haber bültenlerinde ve gazetelerin ilk sayfalarında sıklıkla yer alan konulardan biridir. Son on-on beş yıldır bu konu hakkında daha fazla belgesel ve film çekilmektedir. Sanayileşmenin artan hızıyla orantılı sayılan hava kirliliği karbondioksit miktarını arttırmış, insan faaliyetleri neticesinde de sera gazlarının salınımında artış yaşanmış ve küresel ısınma gerçekleşmiştir. Tüm bunlar bizleri-dünyamızı, buzulların erimesi, havanın daha da ısınması, kuraklık, suların çekilmesi ya da suların/okyanusların yükselmesi, hayvan ve bitki türlerinin/çeşitlerinin azalması sonuçlarını doğuran (küresel) iklim değişikliği ile yüz yüze getirmiştir. Önlem alınmadığı takdirde, iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerinden (sağlık, ekonomi, göç vb.) uzun vadede gençlerimiz daha fazla etkilenecektir.
Derin nefes alın ve havayı içinize çekin, sonra da geri verin. Şayet içinize temiz bir hava çektiğinizi düşünüp “oh be dünya varmış” diyebiliyorsanız ya da temiz bir suda yüzüp taze balık yiyebiliyorsanız kendinizi diğer insanlara göre daha şanslı görebilirsiniz. Çünkü yakın bir gelecekte sıcaklıklar beş derece artacak, bu ısınmadan dolayı doğal afetler yaşanacak, sera gazı salınımları yüzünden hava daha da kirlenecek, tatlı su rezervleri azalacak ve iklim değişimine bağlı olarak tarım üretiminde azalmalar olacaktır. Ve belki de başta kahve olmak üzere, çay, kakao, pirinç, muz, avokado, üzüm, mısır 20-30 yıl sonra olmayacaktır. Yükselen sular, kıyı bölgelerini kaplayacak, biyolojik çeşitlilik olumsuz yönde etkilenecek ve yaşam bambaşka bir hal alacaktır. Bugünkü sokak ve caddelerin yerini su kanalları alacak, parası olanlar gökdelenlerden de yüksek binalara taşınacaklar, fakirler ise her zamanki gibi yaşam savaşı vereceklerdir. Şayet iklim değişikliği ile mücadeleye gereken önem verilmezse Dünya Sağlık Örgütü’nün 2007-2017 yılları arasında genel müdürlüğünü yapmış olan Margeret Chan’ın dediği gibi 2030 ile 2050 arasında her yıl 38 bin yaşlı sıcak hava dalgalarından, 48 bin kişi ishalden, 60 bin kişi malaryadan ve 95 bin çocuk da yeterli beslenememekten hayatını kaybedecektir.
İklim değişikliği, küresel ısınma sonucunda dünya ikliminin uzun jeolojik çağların aksine, son 15-20 yıl gibi kısa bir sürede hızla değişmesini ifade eden bir kavramdır. Fosil kaynaklarının yol açtığı anlaşılan küresel ısınma, sera etkisi, iklim değişmesi ve ozon tabakasının incelmesi gibi küresel sorunların azaltılması için günümüz işletmelerinin birtakım sorumlulukları yerine getirmesi, bu konuda bilinçli hareket etmesi gerekmektedir.
İşletme yöneticileri, tüm bu anlatılanlar ışığında, işletme uygulamalarını çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalınması yönünde dönüştürmeli, yeşil bakış açısı ile yalnızca yasal yaptırımlardan dolayı değil de kirliliğin önlenmesi, kurumsal sosyal sorumluluğun yerine getirilmesi gibi gönüllü benimsemelerle hareket etmelidir.
Editörlüğünü Uzman Eğitmen Arzu Çotul’un yaptığı “Küresel İklim Değişikliği” adlı bu eserde “iklim değişikliği” konusu yönetim ve strateji bağlamında ele alınmış; toprak, bitki, su ve hava kirliliği, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik, yeşil işletmecilik ve enerji konuları, gerek alan yazındaki gelişmeler takip edilerek gerekse de iklim değişikliği raporları göz önünde bulundurarak anlatılmıştır. Eser, program ve bölümlerinde, küresel iklim değişikliği, iklim değişikliği, iklim değişikliği ve enerji, iklim değişikliği ve çevre gibi derslerin yer aldığı başta Mühendislik Fakülteleri olmak üzere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri, İşletme ve İktisat Fakültesi akademisyenlerine ve öğrencilerine yönelik bir referans kaynağı niteliğindedir. Kitabın kamu ve özel sektörde çalışan yöneticilere, iklim mühendislerine, öğrencilere ve iklim değişikliği konusuna ilgi duyan herkese faydalı olması beklenmektedir.










