Ömer Fethi Gürer Yazdı – Sansür, Kuraklık, Yoksulluk: “Tuhaf Ama Tanıdık” Bir Türkiye
Ömer Fethi Gürer Yazdı – Sansür, Kuraklık, Yoksulluk: “Tuhaf Ama Tanıdık” Bir Türkiye
Türkiye’nin her yerinden yükselen sessiz çığlıkları artık görmezden gelmek mümkün değil. Demokrasiye yönelik baskılar, üreticinin çilesi, halkın doğru habere ulaşmasının önündeki engeller… Ve tüm bunlar bize “tuhaf ama tanıdık” bir tabloyu yeniden hatırlatıyor.
Son günlerde basına yönelik uygulanan baskılar, yalnızca birkaç televizyon kanalının sesi kesilmiyor oluşuyla sınırlı değil; bu, doğrudan vatandaşın haber alma hakkının gasp edilmesidir. Sözcü TV’ye 10 gün ceza, Halk TV hakkında kapatma girişimi… Oysa iktidarın desteklediği medya organlarında kim ne söylerse söylesin ceza yok, yaptırım yok. Açıkça görüyoruz ki sansür yalnızca muhalefete ve gerçekleri söyleyenlere uygulanıyor.
Sansürün hedefinde sadece medya yok. CHP’li belediyeler de birer birer yargı kıskacına alınmakta. Ekrem İmamoğlu’ndan Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar’a kadar birçok belediye başkanı baskı altına alınmak isteniyor. Son olarak yine bir belediye başkanımız gözaltına alındı. Halkın oyuyla seçilen isimlerin görevden uzaklaştırılması, halkın iradesine açık bir müdahaledir.
Tüm bu siyasi kuşatmanın yanında bir de ülkemizin her karışında hissedilen ekonomik ve tarımsal kriz var. Zirai don vuruyor, kuraklık kavuruyor. Üretici felaket yaşıyor ama destek yok. 20’den fazla bölgeye gittik, dinledik, gördük. TARSİM zararları tam olarak karşılamıyor, borçlar ötelenmiyor, kredi verilmiyor. Çiftçi batıyor, ama iktidar kulağını tıkamış durumda.
Geçen yıl 28 milyon ton meyve üreten bu ülke, bu yıl ancak 21 milyon tona ulaşabilecek. Sadece bu veri bile tarımdaki çöküşün resmidir. İcra dosyaları sosyal medyada, traktörler hacizde, hayvanlar kesime gidiyor çünkü süt üreticisi artık zarar ediyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatlar gerçekçi değil, aracıların eline mahkûm edilen üretici, maliyetini karşılayamıyor.
Peki çözüm ne?
Çözüm çok net: Kamucu tarım politikaları, üretim planlaması, kooperatifçilik, adil destek mekanizmaları. Ama bunlar yapılmıyor. Çünkü siyasi iktidar, üreticiye değil tüccara kulak veriyor. Günü kurtarma anlayışıyla, ithalatla sorun çözmeye çalışıyor. Sonuç ortada: 11 milyon ithal hayvan, 12 milyar dolar dışarıya giden para ve hâlâ bitmeyen kriz.
Hayvancılık, tarım, demokrasi, özgür basın… Hepsi bir zincirin halkaları. Bu halkaları kırmaya çalışanlara karşı biz halktan yana, üretenden yana, emekten yana olmaya devam edeceğiz.
Tüm bu sorunlara rağmen hâlâ ses çıkaranlar, gerçekleri söylemekten korkmayanlar varsa, bu ülkede umut vardır.
Ömer Fethi Gürer
CHP Niğde Milletvekili
