Prof. Dr. Turan Uslu – Omuz Sıkışma Sendromu/Bursit
Omuz Sıkışma Sendromu/Bursit
(AĞRILI ARK SENDROMU, SUBAKROMİAL SIKIŞMA SENDROMU)
Omuz sıkışma sendromu nedir?
Omuz sıkışma sendromu, kol omuz yüksekliğine veya baş üstü seviyesine çıkarıldığında omuz etrafında hissedilen bir ağrı sendromudur. Bu durumda, saçları taramak, raflardaki eşyalara ulaşmak, araba kullanmak veya giyinip soyunmak gibi basit aktiviteler omuzdaki ağrı ve acıyı tetikleyebilir.
Omuz çok hareketli bir eklem olduğundan, omuzun etrafındaki küçük, önemsiz, yumuşak doku sorunları bile ciddi ağrılara yolaçabilir.
Subakromiyal boşluk, omuzunuzun üst kısmında bulunan kürek kemiğinin bir çıkıntısı olan akromiyon altındaki boşluktur. Bu alanda subakromial bursa ve rotator manşon tendonları bulunur. Subakromial bursadaki şişlikler, tendonlardaki kalınlaşmalar ve kabalaşmalar, kemiklerdeki anormal yapılar ya da iyileşmiş kırıklar bu alanı daraltır. Tendonların rahatça hareket etmesi (özellikle supraspinatus ve infraspinatus tendonları) zorlaşır. “Subakromiyal bursa” denilen keseciğin içinin sıvı ile dolması ve iltihaplanması durumunda bu alan daralır. Aşağıdaki şekil bu bursa’yı ve omzunuzdaki yerini göstermektedir
Şikayetler nelerdir?
Şikayetler kademeli olarak başlar, kolunu kaldırırken veya indirirken ağrı vardır, ağrı hareket sınırın orta kısmında en şiddetlidir, hareketin başlangıcı ağrısızdır, sonra ağrı başlar, hareketin bir seviyesinden sonra ağrı kaybolur. Buna ağrılı arkus belirtisi adı verilir.
Başlangıç evresinde, omuz yalnızca hareket sırasında ağrılı olma eğilimindedir, ancak zamanla sürekli bir ağrıya dönüşebilir. Uykuyu etkileyebilir ve sıklıkla hastalar etkilenen tarafa yatamaz. Çoğu insan ağrıyı omuzun üst dış kısmında hisseder.
Nasıl teşhis edilir?
Hastanın hikayesi ve muayene bulguları çoğu zaman teşhis koydurucudur. Omuz ve boyun röntgenleri diğer ağrı sebeplerini dışlamak için istenir. Ultrason veya MR görüntüleme, omuzdaki yapısal problemleri tespit etmeye yardımcı olabilir. Bazen, enjeksiyonlar ağrının kaynağını belirlemeye yardımcı olabilir.
Kimleri etkiler?
Omuz sıkışma çok yaygındır. Hastaların çoğu 40-65 yaşları arasındadır ve kadınlarda biraz daha yaygındır. Yüzme, tenis, fırlatma sporları ile ilgilenenlerde, başüstü aktivite gösterenlerde sıktır.
Sebepleri Nelerdir?
Omuz kürek kemiklerimizde (skapula) bulunan akromionun anatomik yapısı kişiden kişiye değişir. Bazı insanların omuzlarında daha az (kısıtlı) bir subakromiyal alan vardır ve bu nedenle subakromial sıkışmaya daha yatkındır. Yaşlandıkça omuzda bulunan kemik yüzeylerinde ekstra kemik çıkıntıları gelişebilir. Bu “kemik çıkıntıları” akromion altındaki sahayı daraltarak sıkışmaya neden olabilir.
Modern yaşam tarzı, kötü duruş, ekran karşısında geçen uzun saatler, yaşlanma ve travmatik hasarlar bir çok insanda omuz küreklerinin yanlış hizalanmasına ve yanlış çalışmasına sebep olur. Vücudun diğer bölümlerindeki kaslar ve duruş bozuklukları bile omuz eklemini olumsuz etkileyebilir. Boyun ve sırt omurgası zayıflıkları, hastalıkları, miyafasial ağrılar kürek kemiği çevresindeki ve rotator manşon kaslarını olumsuz etkileyebilir.
Cerrahi olmayan tedavi seçenekleri nelerdir?
Aktivite değişiklikleri, ağrı kesici ve antienflamatuvarlar ilaçlar kullanılabilir.
Fizik tedavi yöntemleri, sıcak ve soğuk uygulamalar, elektroterapi, egzesizler işe yarayabilir.
Subakromial alana kortizon enjeksiyonları denenebilir.
Postürel problemler varsa giderilir.
Egzersizler çoğu zaman faydalıdır.
Rotator manşon kaslarına İMS yapılması çok etkili ve nispeten yeni bir tedavi yöntemidir.
Zayıflamış ve yırtılmış tendonlara tekrarlayan PRP enjeksiyonları yapılabilir, bir kısım hastalarda oldukça etkilidir.
Kalıcı bir iyileşme sağlamak tipik olarak 6-10 hafta alır
Cerrahi Seçenekler Nelerdir?
Semptomlarınız kaliteli bir rehabilitasyon programından sonra sorun olmaya devam ederse, ameliyat gerekebilir.
Subakromiyal sıkışma için prognoz nedir?
Genel olarak, hastaların% 70’i fizyoterapi ve enjeksiyonla iyileşir. Ameliyat olanların % 85-% 90’ı sonuçlardan memnun olacak, ancak tam iyileşme için birkaç ay (6-9 ay) sürebilir. Ameliyatla daha kötü hale gelen hastalar da olabilir (% 5 civarında).
Prof. Dr. Turan Uslu
