Dolar 45,9228
Euro 53,5085
Altın 6.672,39
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 21°C
Az Bulutlu
Ankara
21°C
Az Bulutlu
Pts 22°C
Sal 25°C
Çar 25°C
Per 25°C

TTB Kazandı, “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” Diyen Önceki Dönem Merkez Konseyi Üyeleri Beraat Etti

TTB Kazandı, “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” Diyen Önceki Dönem Merkez Konseyi Üyeleri Beraat Etti
29 Eylül 2022 22:48

TTB Kazandı, “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” Diyen Önceki Dönem Merkez Konseyi Üyeleri Beraat Etti

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2016-2018 dönemi Merkez Konseyi üyelerinin, 1 Eylül 2016 tarihli “Bu Topraklarda Eşitlik ve Barış İçinde Yaşamamız Çok Mümkün” ve 24 Ocak 2018 tarihli “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlıklı basın açıklamaları gerekçe gösterilerek yargılandıkları davada İstinaf Mahkemesi açıklamaların suç olmadığına karar verdi. Biz, Türk Tabipleri Birliği olarak bir kez daha belirtmek isteriz ki; “Savaş bir halk sağlığı sorunudur demek hekimlik gereğidir ve suç değildir!”

Savaş politikalarına ilişkin her eleştirinin doğrudan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “terör örgütü propagandası” anlamlarına gelmeyeceğinin vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi:

“Davaya konu bildirilerin genel olarak şiddet karşıtı bir içerikte olduğu, etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermediği, devletin askeri operasyonlarının da eleştirilmiş olmasının, sözlerin belli toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşumuna veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmadığı, objektif ve tarafsızlıktan uzak, incitici, rahatsız edici olduğu fakat şiddet içermediği ve şiddet kışkırtıcılığı bulunmadığı, en önemlisi somut tehlike suçu olan atılı suç açısından yakın tehlikeye neden olmayan beyanlar olduğu, suçun oluşması için kamu güvenliğinin bozulması tehlikesinin somut olgulara dayalı olarak ortaya çıkması gerektiği, davaya konu bildiriler sonrası somut ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığına dair bulgu olmadığı, halkın bir kesimine karşı düşmanca tavır gösterilmesine yol açmaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye elverişli etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermediği, bu sebeplerle bildirilerin hem TCK’nın 216/1. maddesi kapsamında Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Suçu yönünden hem de 3713 sayılı TMK’nın 7/2. maddesi kapsamında Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçu yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.”

Kararda bir Merkez Konseyi üyesine yönelik sosyal medya üzerinden terör örgütü propagandası suç iddiasının dayanaktan yoksun ve fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu da belirtildi.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin davaya konu suç iddialarına ilişkin içtihatlarına da yer verilen kararda TTB önceki dönem Merkez Konseyi üyelerinin beraatine oybirliği ile karar verildi.

 

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.