Yüksel Arslan: Hudut namustur, namusun tavizi olmaz

Yüksel Arslan: Hudut namustur, namusun tavizi olmaz
İYİ Parti ankara Milletvekili Yüksel Arslan ülke sınırlarının korunması gerektiğini belirten açıklama yaptı.
İYİ Parti ankara Milletvekili Yüksel Arslan’ın açıklaması şöyle:
“Savaş ve mücadeleyle kazanılmış vatanımızı, şehit kanlarıyla çizilmiş sınırlarımızı, emperyalist patronların, iş birlikçi idarecilerin ve işgal otobüsünün yolcusu olan sözde mültecilerin insafına bırakmayacağız.
Suriye, Irak ve Afganistan’da istikrarsızlaştırma politikaları sürerken güney ve doğu sınırlarımızda ki mayın temizleme faaliyetlerinin yoğunlaşması tesadüfmüydü?
2010’da Suriye sınırımızı mayınlardan temizleme kararı alındı. Öyle ki temizlik işi İsrail firmasına verilecek ve 44 yıl boyunca bölgede “Organik Tarım” yapılacaktı. Kamuoyu baskısı nedeniyle İsrail firması işi alamadı ancak TSK Suriye sınırımızdaki mayınları temizledi. Aynı senaryo İran sınırımızda da gösterime sokuldu. AB’nin finanse ettiği ve davul zurnayla duyurulan Türkiye-İran sınırındaki 83 bin mayın da temizlendi.
Maske hep aynıydı: “Sınır güvenliğinde mayın kullanımı insanlık dışı ve evrensel olarak kınanması gereken bir uygulama…”, “Mayınları temizleyelim organik tarım yapalım…”
Yaklaşık 1500 kilometrelik sınır durup dururken neden mayınlardan temizlendi?
Giriş, çıkış sorunu kalmasın diye. Suriye, Irak ve Afganistan’da iç savaştan kaçan “masum muhacirler” kısa vadede Türkiye’de nefes alsın, orta ve uzun vadede de Türkiye’yi esir alsın diye.
Sınır güvenliğimiz söz konusu olduğunda her uygulamayı insanlık dışı, her önlemi gereksiz bulan AKP iktidarının davul zurnayla mayın temizlettirdiği AB; Yunanistan’ın 40 km uzunluğunda 5 m yüksekliğindeki çelik sınır duvarına övgüler yağdırıyor.
Avrupa için hedef, sığınmacıları kendinden uzak tutup önce güvenliğini sağlamak daha sonra da demografik yapısı bozulmuş Türkiye’ye zamanı geldiğinde Sevr’i hatırlatmaktır.
Elini kolunu sallayarak ülkemize giren milyonlarca düzensiz göçmen Türk milletinin sırtında kambur, Türk devletinin de başındaki en büyük beladır.
Sınır koruma, sınır kontrolü, sınır yönetimi ve sınır güvenliği gibi bağımsız bir ülkenin olmazsa olmaz unsurları yok sayılıyorsa, emperyalist güçlerin avucundaki gönüllü teslimiyetçiler boş durmuyor demektir. Unuttukları ve hesaba katmadıkları şey ise Türk milletinin ardına bakmayıp yollara düşen, şimşek gibi çakıp sel gibi coşan ve hudutlarda sıra dağlar gibi durup hürriyet bayrağını taşıyan isimsiz kahramanlarıdır.
Hudut namustur, namusun tavizi olmaz!” dedi.










