Dolar 44,7414
Euro 52,9243
Altın 6.918,07
BİST 14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20°C
Az Bulutlu
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Per 22°C
Cum 22°C
Cts 15°C
Paz 13°C

Türkmen Dağı’nın üstü altından değerlidir! Türkmen Dağı İliç olmayacak! -HABER Mustafa AKGÜL

Türkmen Dağı’nın üstü altından değerlidir! Türkmen Dağı İliç olmayacak! -HABER Mustafa AKGÜL
1 Mayıs 2024 19:08

CVK Madencilik A.Ş. tarafından Balıkesir İli İvrindi ve Altıeylül İlçelerinde en az 16 köyü yakından etkileyecek olan CVK Madencilik Anonim Şirketi’ne ait , IV. Grup (Altın, Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı Hazır Beton Tesisi ve IV. Grup (Altın Bakır) Maden Ocağı ve Cevher Zenginleştirme/Atık Depolama Tesisi projelerine verilen “ÇED Olumlu” kararlarının iptali istemiyle açılmış davalar Danıştay nezdinde halen devam etmektedir.

Ancak hukuk süreci devam ederken şirket alanda çalışmaya başlamış, alanın etrafına tel çit çekmiş ve bariyer koymuştur. Başta Gökçeyazı, Sarıalan, Çamköy, Sofular, Kiraz, Dallımandıra olmak üzere, bölgedeki en az 16 köyü etkileyecek olan projede hem ÇED Raporunda, hem de uygulamada bir sürü usulsüzlük olduğu bilinmektedir.

Proje alanı içerisinde köylülere ait tarım alanları, meralar, ormanlar ve hazine arazileri yer almaktadır. Tarlaların büyük bir kısmında mülkiyet izinlerinin alınmadığı bilinmektedir. Şirketin tarım alanları üzerinde işe başlayabilmesi için ya özel mülkiyete ait tarlaları satın alması, “kamu yararı kararı” ve ardından “tarım dışı kullanım izinleri”ni almış olması ya da Cumhurbaşkanlığı tarafından “acele kamulaştırma kararı” verilmiş olması gerekirdi. Tarlaları ÇED alanı içinde kalan tarla sahiplerine bu konuda her hangi bir tebligat gelmediği bilinmektedir. ÇED alanının tel çit ile çevrilmiş olması ve bariyerler konulması nedeniyle köylüler tarlalarına gidememektedir.

Tarlaların bulunduğu alanlarda iş makinalarının çalıştığı, tarlaların kazıldığı ve doldurulduğu, yok edildiği görülmektedir.

ÇED raporuna göre,

● Türkmen Dağımızın ormanlarında, meralarımızda, hazine arazilerinde, tarlalarda altın bakır madeni çıkarılacak, cevher siyanürle işlenecek ve pasa/atık depolanacak,
● Çamköy’ün altında, Gökçeyazı, Sofular ve Sarıalan Köylerinin çok yakınında maden ocakları var,
● Yeraltı ocaklarının sadece çok küçük bir bölümü planlanmış (projenin gerçek etkisi değerlendirilmemiş),
● 16 köyü etkileyecek madende patlatma, susuzlaştırma yapılacak, altın ve bakırı elde etmek için siyanür, tuz ruhu, kostik başta olmak üzere 23 çeşit kimyasal kullanılacak,
● Proje, büyük bir deprem oluşturması beklenen Gökçeyazı fay hattına çok yakın,
● ÇED alanı içinde ve çevresinde Çamköy, Sarıalan ve Gökçeyazılı köylülerin tarla, mera, fıstıklıkları var,
● ÇED alanına 3 km’den az mesafede zeytinlikler var,
● 40 metre olduğu belirtilse de sağlık koruma bandı açık ocak yakınlarında 5 m. ye kadar düşüyor,
● Proje alanında kanuna aykırı bir şekilde Çamköy’e ve Sarıalan köyüne ait evler var,
● Proje alanı Dallımandıra Göletimizin hemen bitişiğinde, çeşmelerimiz, derelerimiz, sulama kanallarımız proje alanında kalıyor. Yer altı galerilerileri ve açık ocakta susuzlaştırma yapılacak bu su işletmede de kullanılacak. Tertemiz su kaynaklarımız kimyasal işlemler için kullanılacak.
Ülkemizde sayısı 20’ye yakın olan altın madenciliği projelerinin hiç bir kamu yararı olmayıp Fatsa’da, Bergama’da, Kışladağ’da, Madra Dağı’nda görüldüğü gibi yeraltı ve yerüstü sularımızı, havamızı, toprağımızı kirletmektedir. Hem çevre, hem de insan sağlığını bozmaktadır. Zaten su fakiri olan ülkemizde susuzluğa, kuraklığa yol açmaktadır.

Türkmen Dağı ve çevresindeki köylerde de tarım alanları, meralar, hazine arazileri ve ormanlık alanlar yok edilecek, bölgenin ve büyük bir ekokırım yaşanacaktır. Halihazırda ÇED alanı içinde kalan ve halen satılmamış alınmamış olan tarlalara ulaşamamakta. Tarlaların yok edilmiş olma ihtimali çok yüksektir.

Evlerin proje alanında kalmasından; yerleşim yerlerinin altında ve çok yakınında madencilik yapılacak olmasından dolayı çok endişeliyiz. Bu konuda bilgilendirilmedik. Devasa alanlarda patlatma ve susuzlaştırma yapılarak maden ocakları (açık/yeraltı) işletilecek. Ancak, ciddi tehlike arz eden projenin gerçek etkisi ÇED’de değerlendirilmemiş. Su kaynaklarımızın, sulama hattımızın, arazilerimizin, evlerimizin zarar görmesinden, güvenliğimizden endişe ediyoruz. Son derece yetersiz tampon mesafesinin koruma vasfı yok. Planlamadaki hata ve eksiklerin uygulamada korkunç sonuçlar doğuracağı aşikar. Ölmek, hastalanmak, yoksullaşmak, köylerimizi terk etmek istemiyoruz. Bizler İliç gibi olmak istemiyoruz. Altın madenlerinde meydana gelen kazalara tanık oluyoruz. İliç’te meydana gelen felakette hem siyanürlü atıklar dere yataklarına aktı, hem de 9 canımız toprak altında can verdi. 2 çalışanın cansız bedenlerine ancak ulaşılabildi. 7 maden çalışanı hala siyanürlü atıklar altında.

Mücadeleyi bölmek ve itibarsızlaştırma amacıyla mücadele içinde her alan STK’lar ve köylüler hakkında asılsız dedikodular üretilmekte, itibar sarsıcı eylem ve faaliyetlere girişilmektedir. Bu durum yabancısı olduğumuz bir durum değildir. Ancak baskıların ve iftiraların bizleri yıldıramayacağı, vazgeçiremeyeceği bilinmelidir.

Anayasa’nın 56. Maddesine göre, sağlıklı bir çevrede, temiz gıdalarla beslenerek, sağlıklı yaşamak, yaşam alanlarımızı ve geçimlik kaynaklarımızı korumak istiyoruz.
Bu doğrultuda taleplerimiz aşağıdadır:

1. Hiç bir kamu yararı olmayan, ekokırım suçu olan, havamızı suyumuzu, toprağımızı kirletecek olan söz konusu maden projesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilmiş olan İşletme Ruhsatı ve Balıkesir Valiliği tarafından verilmiş olan çalışma ruhsatı iptal edilsin,
2. Satılmayan tarlalara ulaşımı engelleyen tel çit ve bariyerler kaldırılsın ve ulaşım sağlansın,
3. Verilmiş ise, Mera Kanunu, Orman Kanunu ve Toprak Koruma Kanunu hükümleri doğrultusunda söz konusu kanunlara muhalefetten dolayı söz konusu alanların tahsis izinleri iptal edilsin,
4. Proje için kamu yararı ve tarlalar için kamulaştırma kararı verilmesin,
5. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca zarar gören köylülerin mağduriyetleri giderilsin,
6. Proje alanı çevresindeki zeytinlikler, fıstık çamları, tarlalar, meralar korunsun, verilmiş ise mera tahsis izni ve tarım dışı kullanım izinleri iptal edilsin,
7. Kamu çalışanlarının görevi kötüye kullanması ve şirket yanlısı asılsız suçlama ve beyanlar önlensin.
8. Köylülerin maden nedeniyle uğradığı mağduriyete ve hak kayıplarına karşı mücadele ederken Anayasal haklarının kullanımı konusunda baskılar uygulanmasın.
TÜRKMEN DAĞI’NIN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR! TÜRKMEN DAĞI İLİÇ OLMAYACAK!

HAVAMA, SUYUMA, TOPRAĞIMA DOKUNMA

TÜRKMEN DAĞI ÇEVRE KOMİTESİ

Altınoluk Mah. Tekçam Cad. Söğütlü İş Merkezi No: 4 Kat: 3 Edremit/BALIKESİR
Tel: 0532 1597317-0533 4552102 (başkan tel), e posta: kazdagikoruma@gmail.com www.kazdagi.org.tr

#MustafaAkgülEğitimciYazar

#BaşkentHaberGenelYayınYönetmeni

#OkuyalımOkutalımFarkındaOlalımTÜRKİYEM.

mustafaakgul06@gmail.com
Tel:05052762754

Eğitimci Yazar Mustafa Akgül mustafaakgul06@gmail.com Nevşehir'in  Ürgüp İlçesi  Ayvalı(Aravan) Köyün'de doğmuş,ilkokula başladığı yıl Kapadokya'nın sihirli,mistik dünyasından Ankara'ya göçmüştür. İlk ve ortaokulu Kayaş'ta lise eğitimini Atatürk Lisesi'nde tamamlamıştır Hacettepe İstatistik'ten ayrılıp Gazi Üniversitesi İşletme'yi bitirmiş aynı üniversitede yüksek lisansa başlamış ve halen Hacı Bayram Üniversitesi Sosyal Bilimler İşletme Yüksek Lisans öğrencisidir , Anadolu Üniversitesi  Kamuyönetimi Bölümü'nüde bitiren Mustafa Akgül,yerel ve ulusal basında dönem dönem güncel olaylara ve eğitime ilişkin yazılar yazmaktadır Halen ilkokul öğretmenliği yapan Mustafa Akgül'ün bir grup öğretmen arkadaşı ile birlikte çıkardığı "Katre-i Hatıra",isminde öğretmen anıları kitabı, "Heybe" isminde şiir kitabı ve "Renkler Konuşuyor-Birlikte Güzeliz" isminde çocuk kitabı vardır. Şuanda da 'Başkenthaber.Org'da genel yayın yönetmenliği konusunda danışmanlık yapmaktadır.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.