Prof. Dr. Ali Yıldırım: Sandığın Emaneti, Siyasetin İhaneti

Prof. Dr. Ali Yıldırım: Sandığın Emaneti, Siyasetin İhaneti
Başkent Haber – Ankara
Akademisyen, siyasetçi ve Cumhuriyet Halk Partisi Ankara 28. Dönem Milletvekili A. Adayı Prof. Dr. Ali Yıldırım, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını ve siyasi gündemi değerlendirdi.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifası, son dönemde artan parti geçişlerini yeniden siyasetin merkezine taşıdı. Söz konusu istifaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ali Yıldırım, seçmen iradesi ve siyasi ahlak vurgusuyla dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Yıldırım, siyasetin bir makam değil, bir emanet olduğunu belirterek, sandığın yalnızca bir sonuç üretmediğini, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk da yüklediğini ifade etti. Yıldırım, “O ahlakın adı TEMSİL, bedeli SADAKAT, ölçüsü ise VİCDANDIR” dedi.
Yıldırım, seçmenin iradesiyle alınan yetkinin kişisel kariyer basamağına dönüştürülmesini eleştirerek, “Bir siyasetçi bu noktaya geldiğinde artık temsilci değil, EMANET GASPÇISIDIR. Çünkü oy, şahsa değil; ilkeye, programa ve ortak bir siyasal iddiaya verilir. O iddia terk edildiğinde sandıkta verilen söz de bozulmuş olur” değerlendirmesinde bulundu.
“Parti değiştirmek basit bir tercih değildir” diyen Yıldırım, bunun binlerce insanın emeğinin, umudunun ve inancının yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı. Demokrasiye dikkat çeken Yıldırım, “Demokrasi, seçilmişlerin SERBEST DOLAŞIM ALANI değil; seçmenin iradesine saygı rejimidir” ifadelerini kullandı.
Parti geçişlerinin zaman zaman yargıdan, denetimden veya siyasi sorumluluktan kaçış aracı haline geldiğine işaret eden Prof. Dr. Yıldırım, “Bir siyasetçi masumiyetini hukukun önünde değil de başka bir siyasi çatının altında arıyorsa, orada siyaset değil, korku konuşur. Güçle korunmaya çalışılan itibar, milletin vicdanında çoktan hükmünü kaybetmiştir” dedi.
Siyasi vefanın karakter sınavı olduğuna da dikkat çeken Yıldırım, dün övgüyle anılan liderlerin parti değişikliği sonrası kötülenmesini “ahlaki çöküş” olarak nitelendirdi. Yıldırım, “Davasına ihanet edenin, sığınağına sadakati de menfaat süresi kadardır” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda parti içi demokrasiye vurgu yapan Prof. Dr. Ali Yıldırım, bir partiyi ayakta tutanın yalnızca iktidar umudu değil; emeğin görünür olduğu, sözün değer bulduğu ve tabanın sürece dahil edildiği demokratik bir iç yaşam olduğunu belirtti. Ön seçim, katılım ve hesap verebilirliğin bir lüks değil, siyasi meşruiyetin temeli olduğunu söyledi.










