İYİ Partili Yüksel Arslan: Kira Ücretleri Emekli Maaşını ve Asgari Ücreti Aştı

İYİ Partili Yüksel Arslan: Kira Ücretleri Emekli Maaşını ve Asgari Ücreti Aştı
İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan beklentilerin çok altında olan emekli maaş zammı ve yükselen kira artışlarına değindi.
CHP Grubunun kira fiyatlarındaki artışlarla ilgili olarak vermiş olduğu önerge hakkında İYİ Parti Gurubu adına söz alan Yüksel Arslan;
“Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Konuya geçmeden önce son yapılan zamlarla birlikte Emekliler çok mağdur edilmiştir. Bunun derhal yeniden ele alınması gerekmektedir.
Emekli maaşı; sadece emekli vatandaşlarımızı değil ülkenin tamamını etkilemektedir. Emekli maaşı yüksek olursa emeklilik teşvik edilir, genç işsizlik azalır. Bu gerekçeyle emekliliğe verilecek zammı sadece emekli cephesinden değerlendirilmemek gerekir.
Bildiğiniz üzere refah payı hariç SSK ve Bağ-Kur emekli maaş zammı belli oldu.
Ancak çok üzücüdür ki seyyanen zam emekliye verilmemiştir, emekli maaşları enflasyon altında ezilmiştir.
Burada iki adaletsiz durum var.
1. adaletsiz durum; Büyüyen ekonomi ile birlikte vergi gelirleri de artmakta ve dolayısıyla toplam ekonomi büyümektedir. Ancak söz konusu büyümeden işçiye, memura ve emekliye pay verilmemektedir.
2. adaletsiz durum ise çalışan ile emekli arasındaki maaş farkı; emekliliğin önünü tamamen tıkamıştır. Örneğin, 30-32 bin tl maaş alan bir kamu çalışanı; emekli olma durumunda maaşı 11 binlere düşmektedir.
Dolayısıyla kişi emekli olmamak için elinden geleni yapmak durumunda kalacaktır. Bu durum genç işsiz sayısını daha da arttıracaktır.
Kişinin sağlık gibi durumlarından ötürü emekli olması halinde evi de kira ise hiç geçinemeyecek durumda kalacaktır.
Kira paralarının emekli maaşını ve asgari ücreti aştığı bir ülkede üreten, gelişen ve yaşamaktan keyif alan bir toplum inşa etmek mümkün olmadığı gibi geçim derdinde olan bir milletin birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olması beklenemez.
Anayasa’mıza göre barınma hakkı kamusal bir haktır. Anayasa’mız, “herkes temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilecek, insan haysiyetine yakışır biçimde konut ve barınma hakkına sahiptir” diyor. Ancak bilindiği üzere, Türkiye’de her geçen yıl ev sahibi olma oranı düşmektedir.
Eylül 2021’den itibaren ekonomik temelleri hazırlanmadan faiz indirim süreci başlatıldı. Faizlerde en son geldiğimiz nokta yüzde 8,5’a kadar çekildi. Ekonomik temellerinin hazırlanmadan bunun yapılması Türkiye ekonomisini içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Dolar kuru patladı, dolara bağlı olarak yüksek bir enflasyon, yüzde 85’lere çıkan enflasyonu Türkiye yaşadı.
Türkiye büyük bir barınma krizine girdi. Konut fiyatları patladı ve ciddi bir yoksullaşma oluştu. Kur korumalı mevduattan ne kadar bir mali yüke katlandığımızı hiçbirimiz bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz bir şey var ki; Eylül 2021 itibariyle bütçenin önümüzdeki dönemde ödeyeceği faiz yükü 723 milyar liraydı. Bu faiz düşürmekle ekonomide meydana gelen bu sıkıntılardan sonra 723 milyar lira olan faiz yükü 2 trilyon 894 milyar liraya çıktı. Dört katına çıktı, milletimiz fakirleşti.
Değerli milletvekilleri, Türkiye tarihinde bir ilk yaşanmaktadır. İstanbul gibi Büyükşehirlerde evler açık artırmayla kiraya verilmeye başlanmıştır. Bununla birlikte, ev arayan kiracıları bir araya toplayarak kiracı seçme usulüyle evleri kiralamaya çalışan emlakçı ve ev sahipleri de türemiştir. Yine, bazı ev sahipleri tahliye için kiracılara boş kâğıtlar imzalatırken “Ya kirayı artır ya da çık.” Baskısı yapanların sayısı her geçen gün artmıştır. Kira fiyat artışları artık kontrolden çıkmıştır.
Yüksek kira talepleri kiracıları evsiz bırakma noktasına getirmiştir. Basında da gördüğümüz üzere ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlık ölümcül kavgalara bile sebep olmuştur.
Tüm bu yaşanan olumsuzlukların sebebi, Hükûmetin konut kiralama ve satışını tamamen serbest piyasanın insafına bırakmış olmasıdır. Birçok ilde orta hâlli bir dairenin kirası bile asgari ücretin üstüne çıkmıştır.
Bildiğiniz üzere, TÜFE’deki değişim 2023 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19.77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38.21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 olarak gerçekleşti. TÜFE’nin 12 aylık ortalaması verisi, aynı zamanda kiralara yapılacak o ayki zam oranını da belirliyor.
Ancak kira ücretlerinin hiçbir denetime tabi olmaksızın ve ev sahiplerinin insafına terk edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Bu yapısal bir konudur, %25 sınırı vs. önlemlerle çözülecek bir konu değildir. İvedilikle çözüme kavuşturulmalıdır.
Bu düşüncelerle teşekkür ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum”dedi.
Haber: Nuri Şahin










