İNGİLİZ MUHİBBİ ya da MUHBİRİ

İskilipli Atıf 1905 yılında dengesiz davranışları yüzünden II. Abdülhamit tarafından Bodruma sürüldü. Osmanlı döneminde müderrislerin cami kapısında cer açması (para toplaması) yasaktı, çünkü devletten en yüksek maaşı alıyorlardı. Bodrum’da para toplarken ihbar üzerine suçüstü edilerek yakalandı.
İhbar edilene kadar zaten cebini doldurmuştu. Bu arada eski medrese arkadaşlarından İbrahim Efendinin pasaportunu çalarak Kırım’a kaçtı. Zaten vaazlarından sonra cami cemaatinden para toplaması da bu kaçma planının hazırlığıydı.
- Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a döndü. Bu defa katıldığı “1 Mart İsyanı” nında Beyazıt Meydanında “Din elden gidiyooor. Başında sarık olanlar değil fes olanlar kâfirdiiiiir. Kâfirlerin kellesini vurmak vaciptiiiiir” bağrışları yüzünden İngiliz provokasyonuna(kışkırtmasına) destek verdiği için tutuklandı. Cezası idamdı ama Osmanlı geleneğinde müderrislere idam cezası verilemiyordu. Bir haftalık hapisten sonra serbest bırakıldı. Bu maceraperest İskilipli Atıf günümüz Müslim Gündüz’ün bir benzeriydi (versiyonuydu). 1913’te, Başbakan Mahmut Şevket Paşanın öldürülmesi olayında, suçlu bulunarak 5,5 yıllığına meşhur Sinop Mahpushanesine sürüldü. En aşağılık tarafı şiddetli Kuvayı Milliye karşıtı olmasıdır. İngiliz casusu Robert Frew’in öncülüğünde kurulan “İngiliz Muhipler Cemiyeti” kurucusu ve yöneticisidir. Bu İngiliz maşası “Alemdar Gazetesi” nde “Dinin ve devletin anahtarını İngiliz’in eline vermekte beis yoktur” diyecek kadar da İslam ve Osmanlı düşmanıdır.
İskilipli Atıf dengesiz biriydi. Sadece cumhuriyetle değil, Osmanlı ile de kavgalıydı. Yukarıda sıraladığım bilgiler işlerine gelmediği için “Siyasal İslamcılar” tarafından görülmez, yok sayılır, inkâr edilir, inkâra devam ediliyor
“Dünya tepsi gibi düzdür, yuvarlak değildir. Yuvarlaklık Farmasonların uydurmasıdır” diyen İskilipli Atıf zihniyetliler hala hayli fazla. Ne acıdır ki bu cahil cühela sınıfı, hala varlıklarını büyük bir cüretle devam ettiriyorlar.
İskilipli Atıf Kurtuluş Savaşına katılmayan Şeyhülislam Mustafa Sabrı” ile birlikte katılmayan sadece iki din adamından biridir. Şapka kanununa aykırı yazdığı kitaptan değil, “Kurtuluş Savaşı” karşı çıkmakla kalmamış, “Kuvvayı Milliye”ye karşı “Kuvayı İnzibatiye” bir örgüt kurdurmakla yetinmemişler, “Yunan ordusu Hilafet Ordusudur” bildirisi yazıp yine Yunan ve İngiliz uçaklarıyla Anadolu’ya dağıttıran “İslam Teali Derneği” nin başkanı olarak; “Mustafa Kemalin başı ezilmesi gerekir fetvası verecek kadar Türk Milletinin düşmanı” olduğu için, İstiklal Mahkemesince yargılanıp idama mahkûm edilmiştir. Ne yani Mustafa Kemal Atatürk, Kuvayı Milliye’ye yani Kurtuluş Savaşına ölümüne karşı çıkan bu İngiliz mandacısı/yancısı sapkın sapık ve haini Diyanet İşleri Başkanı mı yapılacaktı…
EĞİTİMCİ YAZAR – AYHAN ŞAHİN










