Dolar 45,9019
Euro 53,3165
Altın 6.474,74
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
24°C
Hafif Yağmurlu
Cum 18°C
Cts 18°C
Paz 21°C
Pts 23°C

TANDOĞAN MEYDANINDA COŞKULU 1 MAYIS – Mustafa AKGÜL Başkent Haber

TANDOĞAN MEYDANINDA COŞKULU 1 MAYIS – Mustafa AKGÜL Başkent Haber
1 Mayıs 2025 18:02

“İnsanca yaşam,adalet,demokrasi ve barış için birlikte mücadeleye” diyerek yola çıkan sendikalar,emek örgütleri,sivil toplum örgütleri,demokratik kitle örgütleri,belediye bsşkanları,siyasetçiler ve öğrenci bileşenleri Tandoğan Meydanı’nda bugüne kadar ki en kalabalık 1 Mayıs Bayramı’nı coşkulu bir şekilde kutladılar.

Mamak bileşenleri Tuzluçayır Meydanında toplanarak basın açıklaması yaptıktan sonra servislerle AKM toplanma alanına gittiler . Açıklamayı Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube yöneticisi Sibel Gökçe Evci okudu.

Katılımcı örgütler AKM önünde toplandıktan sonra slogonlarla Tandoğan Meydanı’na yürüdüler.
Miting başladığında hala alana girmeye çalışan gruplar vardı.
1 MAYIS KOMİTESİ SELAMLAMA KONUŞMASI’nı yine Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şubeden şube başkanı Mehmet Aydoğdu yaptı.

Aydoğdu konuşmasında:
“Değerli emekçiler, işçi kardeşlerimiz, kadınlar, gençler, yoldaşlar;
Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlar, işçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta alanları dolduruyor. Biz de Ankara’da, bu meydanda, bu tarihi günde buluşarak bir kez daha emeğin sesini yükseltiyor, sömürüye, yasaklara ve savaşa karşı omuz omuza duruyoruz. Hepinizi tertip komitesi adına sevgiyle, mücadeleyle selamlıyorum.
Kapitalist-emperyalist sistemin krizleri derinleştikçe, savaşlar büyüyor. Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de halklar yıkımla, açlıkla, ölümle baş başa bırakılıyor. Emperyalist güçler yeni paylaşım hesapları yaparken, Türkiye’deki iktidar da bu savaş kervanına kendi çıkarları doğrultusunda katılıyor. Askeri harcamalar rekor düzeye ulaşıyor, çokuluslu şirketlere kaynak aktarılırken, halk yoksulluğa, işsizliğe ve güvencesizliğe mahkûm ediliyor.
Ücretlerimiz açlık sınırının altına çekilirken, emekliler açlığa terk ediliyor. Sendikal haklarımız gasp ediliyor. Grev hakkı fiilen ortadan kaldırılmış durumda. İktidar bir yandan yerli ve milli nutukları atarken, diğer yandan ülkeyi emperyalist tekeller için ucuz işgücü cennetine çeviriyor. Torpilin, kayırmanın hâkim olduğu mülakat sistemleriyle kamuya giriş hakkı elimizden alınıyor.
Kadınlar, bir yandan güvencesizliğe, yoksulluğa, bir yandan da ataerkil baskı politikalarına maruz kalıyor. İstanbul Sözleşmesi’nin feshiyle kadınların yaşam hakkı tehdit altına alınırken, çocuklar ÇEDES ve MESEM projeleriyle ya dini ideolojiye ya da çocuk işçiliğine mahkûm ediliyor.
Ama biz buradayız! Ve biliyoruz ki bu düzen kader değil. Bu düzeni değiştirecek olan bizleriz!
Halkın iradesini yok sayan kayyım rejimlerine, hukuksuz ihraçlara, grev yasaklarına ve baskılara karşı; barış, adalet ve özgürlük için 1 Mayıs’ta alanlardayız.
Bugün burada farklı sendikalardan, mesleklerden, halklardan ve inançlardan binlerce kişiyle yan yana duruyoruz. Çünkü biliyoruz:
“Birleşe birleşe kazanacağız!”
Vergide adalet için, güvenceli iş ve insanca yaşam için, eşit işe eşit ücret, kadınların özgürlüğü ve laik, bilimsel eğitim için mücadeleyi birlikte büyütmek zorundayız.
Savaşa değil eğitime, sağlığa, yaşama bütçe isteyenler burada!
Tüm halkları, ezilenleri, dışlananları kapsayan bir eşit yurttaşlık mücadelesi için, demokratik bir ülke için ses veriyoruz!Sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız bir dünya bizim ellerimizde yükselecek!
YAŞASIN 1 MAYIS!
YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!
YAŞASIN BİRLİĞİMİZ, MÜCADELEMİZ VE DAYANIŞMAMIZ!”dedi.
Daha sonra söz alan
Disk sözcüsü Birgül Kaya,
“İşçiler, emekçiler, kadınlar, gençler;
Üniversiteliler, liseliler, genç işsizler;
Demokrasiye ve hukuka sahip çıkanlar;
Umudu ve mücadeleyi her yeni günde büyütenler; Hoş geldiniz…
Bugün 1 Mayıs. İşçi sınıfının, ezilen halkların, kadınların, çevre hakları savunucularının, tüm kesimlerin sorunlarıyla, talepleriyle, alanlara aktığı, birlikte mücadele için birleştiği gündür 1 Mayıs.
1 Mayıs’ın 126. Yılında; sömürüye, baskıya, emperyalist savaşlara karşı mücadelemiz sürüyor, sürecek!
Bugün içeride ve dışarıda mücadele etmek için çok sebebimiz var!
Tuz koktu, adalet bitti! Artık nerdeyse kundaktaki bebek bile adalet talep edecek durumda! Ama iktidar halkın adalet ve demokrasi talebine kulaklarını tıkamış durumda.
Ama biliyoruz hiçbir duvar, işçilerin, emekçilerin, köylülerin, öğrencilerin talepleri karşısında ayakta duramaz; hiçbir barikat halkın adalet talebini durduramayacak!
Halkın coşkun akan seli bu karanlık düzeni aşacaktır!
Kazanacak mıyız? Kazanacak mıyız? Kazanacak mıyız?
Seçilmiş belediye başkanlarının, siyasetçilerin, gazetecilerin, öğrencilerin tutuklanmasıyla başlayan cadı avı bardağı taşıran son damla oldu!
Bizler biliyoruz ki bu ülke 3- 5 haraminin, bir avuç sermayedarın ülkesi değil.
Bu ülke bizim ülkemiz. Emeğiyle geçinenlerin, alın teri için mücadele edenlerin ülkesi.
Bu yüzden inatla adalet diye haykırıyor milyonlarca yurttaşımızın. Bu yüzden inatla eşitlik, özgürlük sloganları yankılanıyor sokaklarda, meydanlarda.
Çünkü biliyoruz ki her bir hak mücadelesi aynı zamanda sınıf mücadelesidir, emek mücadelesidir.
Biliyoruz ki ancak ve ancak bu mücadele için hep beraber yollara düştüğümüzde işçi sınıfı için umutlu yarınlara gelecek.
Emekçiler ancak böyle nefes alabilecek.
1 Mayıs alanından bir kez daha uyarıyoruz! Tüm seçilmişlere, halkın iradesine yönelik baskılar son bulsun!
Tüm tutuklu siyasetçiler serbest bırakılsın! Halkın iradesini yok sayan darbe pratikleri ve kayyımlar son bulsun!
Tutuklu bulunan potansiyel Cumhurbaşkanı adayları serbest bırakılsın, siyasi yasaklar kaldırılsın!
Türkiye’nin yarını gençlerimiz serbest bırakılsın! Yargı üzerindeki siyasi baskılar son bulsun!
Tek adam rejimine asla ama asla teslim olmayacağız. Ülkemizin demokratik geleceği için hiç durmadan mücadele edeceğiz.
Bizler tıpkı ekmeğimiz için olduğu gibi adalet ve demokrasi mücadelemizi büyüteceğiz. Kazanana kadar büyüteceğiz. Bu 1 Mayıs topyekûn birleşik mücadele için başlangıçtır!
Halk kesimleri gün geçtikçe derinleşen yoksulluğa itiliyor. Yoksulluk arttıkça iktidarın baskıları da artıyor;
Grevlere yasak konuyor, örgütlenme hakkı engelleniyor, gerçekleri yazan gazeteciler hapse atılıyor.
Sesini yükselten öğrenciler tutuklanıyor.
Gidişata itiraz eden herkes baskıyla susturulmak isteniyor!
Hiçbir engel yoksulluğa karşı mücadeleyle adalet ve demokrasi mücadelesinin birleşmesini engelleyemiyor.
İşler iktidarın umduğu gibi olmuyor, hesap bozuluyor! Bozulacak! Çok iyi biliyoruz!
Sendikalarımızla kazanacağız, meslek örgütlerimizle kazanacağız, kitle örgütlerimizle kazanacağız!
Emeği ve demokrasiyi savunan siyasi partilerimizle kazanacağız, örgütlü mücadelemizle kazanacağız!
Bizler; Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi bir olmak, iri olmak ve diri olmak için birleşmeliyiz …
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!
Bir yıl önceki 1 Mayıs Bayramından bu yana Türkiye’deki pek çok işyerinde direnişlere ve grevlere şahit olduk.
Keyfi ve hukuksuz grev yasaklarına rağmen BMS (Metal) işçileri ve Başpınar Organize Sanayi Bölgesindeki işçiler insanca yaşam ve çalışma koşulları için greve çıktılar.
Polenez işçileri, tütün işçileri, inşaat işçileri daha onlarca grevler yaşadık …
Çayırhan Madenlerinin özelleştirilmesine karşı aylarca direnen işçiler, grev yasaklarının kararnamelerini yırtıp atan işçiler mücadelemize ışık oldu. Altındağ belediyesi işçileri direnişte! Bugün yüz binler sendikal hakların engellenmesine ve sendika barajlarına karşı mücadele veriyor. Grev ve toplu sözleşeme önündeki engelleri birlikte aşacağız. Emekten yana, işçiden yana bir düzeni dünyanın tüm işçileriyle birlikte kuracağız.
1 Mayıs’ta sesimiz, son 10 yılda iş cinayetlerinde hayatın kaybeden 762 çocuk işçinin sesidir. Mücadelemiz, çocukların sömürüsüne ve çalışırken ölmesine karşı, tüm çocukların eşit, nitelikli, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetine erişmesi mücadelesidir!
Bu mücadele hepimizin. Ülkemiz için, geleceğimiz için hiç durmadan çalışan; bu ülke kurulurken harcında alın teri olan mühendislerin, mimarların, şehir plancıların emekleri için, hakları için verdikleri mücadelelerinin sesidir bu meydan.
Mülakat mağduru öğretmenler 180 gündür, Milli Eğitim Bakanlığının önünde eylemdeler. Ne istiyorlar?
İnsanca yaşamak, insanca çalışmak istiyorlar, adalet istiyorlar! Proje okullarında binlerce öğretmen kıyıma uğratıldı, öğrencilerin ellerinden öğretmenleri çalındı ve öğrenciler biliyor, gelecekleri çalınmak isteniyor!
Ama öğrencilerimiz burada görüyoruz, enerjileriyle, coşkularıyla, dövizleriyle yolumuzu aydınlatıyorlar.
Özel sektör öğretmenleri bu yazı “taban maaş” mücadelesi ile geçirdi! Mücadelelerini selamlıyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünü mücadele alanına çeviren, “Yusuf Tekin İstifa!” diyen, parasız, kamusal, laik,demokratik, anadilinde eğitim mücadelesi veren tüm eğitim emekçilerinin, velilerimizin, öğrencilerimizin mücadelelerini selamlıyoruz! İstanbul Üniversitesi’nde barikatları yıkarak sadece kendilerinin değil, ülkenin önünü açan üniversite öğrencilerinin laik, bilimsel, demokratik üniversite ve memleket için BOYKOT mücadelesini selamlıyoruz!
İşte umut burada yatıyor! Kuracağımız aydınlık gelecek buradan başlıyor!
Hemen yanı başımız yangın yeri! Ortadoğu halkları adeta bir orta çağ karanlığına hapsedilmiş durumda!
Emperyalistlerin beslediği cihatçı çeteler bölge halklarını teslim almış durumda. Kadınlar, kız çocukları başta olmak üzere bu gericiliğin pençesinde kimsenin yaşam hakkı kalmamıştır. ABD emperyalizminin işbirlikçisi AKP bir yandan hamaset ile Filisitin’e sahip çıkıyoruz derken bir yandan İsrail ile tüm ticari faaliyetlerine devam ediyor. İşte emperyalistlerin ve taşeronlarının gerçek yüzü budur! İşte halklara reva gördükleri budur! Emperyalistler ve işbirlikçi AKP iktidarı binlerce insanın katili HTŞ lideri katil Colani’yi ülkemizde ağırlıyor, terörist HTŞ hükümetine temsilciler gönderiyor. Her biri Suriye’nin paylaşımda kurtlar sofrasında yer almanın hesaplarını yapıyor. Suriye’de katledilen Arap-Alevi halkının çığlıklarını ise timsah gözyaşlarıyla izliyor!
Bizler biliyoruz!
Çözümün yolu, Filistin’in özgürlüğü için savaşan Denizlerin anti-emperyalist yoludur!
Selam olsun Denizlere ve onun Yoldaşlarına…
Çözüm; gericiliğe karşı inatla verilecek laiklik mücadelesindedir.
Ortadoğu’da tam hak eşitliğinden dayalı halkların kendi kaderlerini tayin hakkını tanıyan bir çözümdür.
Bunun için tüm emperyalistler Ortadoğu’dan kovulmalıdır! Emperyalizmin işbirlikçisi tek adam rejimi son bulmalıdır! Başta Malatya Kürecik Radar İstasyonu, İncirlik Havva Üssü olmak üzere ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılsın! Türkiye işçi sınıfı, direnen Filistin ve Suriye halklarının yanındadır! Yanında olmaya, dayanışmaya devam edecektir.
Siyasi iktidar ülkenin önemli hiçbir sorununu çözmemektedir; çözememektedir. “Süreç” denen ancak adı bir türlü konamayan Kürt Sorununu da çözecek olan ülkenin işçileri, emekçileri ve ezilen halklarının birlikte barış ve eşitlik mücadelesidir.
Emek ve demokrasi mücadelesi sokakta ve işyerlerinde büyüdükçe, baskılar da büyüyor, insanlar susturulmaya, gerçeklerin üstü karanlıkla örtülmeye çalışılıyor! KHK zulmü ülkede sürüyor! Sürekli yeni cezaevlerinin yapıldığı haberleri geliyor. Gözaltılarda çıplak arama, darp ve işkence haberleri geliyor.
Kuyu tipi cezaevleri ile hakkını arayanlar, mücadele edenler ışıksız bırakılmak isteniyor. Hasta tutsakların hakları görmezden geliniyor, cezaevinde de olsa direnişi bırakmayan tutsakların yaşam mücadelesi bastırılmak isteniyor.
Buradan sesleniyoruz; bu ülkenin sorunları, gözaltılarla,tutuklamalarla, yeni cezaevleri ile çözülemez!
Adaletle, demokrasiyle, özgürlüklerle çözülebilir! Talebimizi bir kez daha yenileyelim; hasta tutsaklar ve siyasi tutsaklar, düşünce ve ifade özgürlüğünden mahkûm olanlar, Anayasal haklarını kullandıkları için tutuklananlar ve elbette bu 1 Mayıs’ı hapishanelerde karşılayan tün gençler serbest bırakılsın!
İşçilerin, emekçilerin, halkın sorunlarını bu alana sığdırmak mümkün değil! Biliyoruz.
Esnek, kuralsız, sendikasız çalıştırma can alıyor, biliyoruz! Geçtiğimiz yıl 1897 işçi çalışırken hayatını kaybetti ve yüzde 98’i sendikasızdı. Sendikasızlık can alıyor!
Sağlıkta özelleştirmenin sağlık çalışanlarının sağlığı, işçi sağlığı ve halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini çok iyi biliyoruz! Halkın sağlık hakkını korumak için özveriyle çalışan, emeğine ve haklarına sahip çıkan, her gün şiddetle burun buruna çalışmak zorunda kalan, adaletsizliklere ve keyfi yönetmeliklere karşı grevlere çıkan sağlık emekçilerini selamlıyoruz! Parasız, kamusal, eşit sağlık hakkı, hepimizin hakkıdır! “YENİ DOĞAN ÇETELERİNİ” üreten sağlık düzenine hep beraber “hayır” diyoruz!
Ülkesi için mücadele eden, rant ve kar için geleceğimizi hiçe sayan bu düzenin karşısında aklı, bilimi ve tekniği savunan mühendislerin, mimarların, şehir plancıların yaşadıkları hak kayıplarını biliyoruz.
Güvenli sokaklar diyerek hayvan katliam yasası çıkaranların işçi, çocuk, kadın kıyımı yapanlarla aynı olduklarını görüyoruz. Bu ülke işçilerin emekçilerin, halkların mücadelesi ile herkes için güvenli hale gelecek!
Ülkece yaşadığımız her felakette taşın altına elini, koyan, doğamız, çevremiz ve ülkemiz için mücadele eden mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarını selamlıyoruz! Siyasi iktidarın gerici ve kadın düşmanı politikalarına karşı kadınlar susmadı! Susmayacak! Her 25 Kasım’da her 8 Mart’ta alanları dolduran kadınlar bugünde 1 Mayıs alanlarında! Kadınlar işyerlerinde, sokaklarda, mücadele etmeye, kadın dayanışmasını büyütmeye devam edecekler.
İstanbul Sözleşmesi’nden VAZGEÇMEYECEĞİZ!
Bir selam da ülkenin dört bir yanını dolduran gençlere! Liselerden, kampüslerden boy veren o anlamlı mücadeleye! Güvencesiz bir geleceğe, anti demokratik uygulamalara, baskıya kafa tutan, her şeye inat ülkesine sahip çıkma iradesini gösteren gençlere. Selam olsun size! Selam olsun yarınlarımıza!
Bugün “kutlama” için değil, birleşik mücadelemizi büyütmek için 1 Mayıs Alanlarındayız!
Onurlu bir yaşam mücadelesi veren emekliler, doğanın talanına karşı mücadele eden çevreciler, barış mücadelesi veren halklar, sendikalaşma mücadelesi veren işçiler, emekçiler, adalet, demokrasi talep eden, halk iradesine sahip çıkan yurttaşlar, gençler, kadınlar, lgbt’li bireyler “turpla şalgamla devlet yönetilmez, adaletle, demokrasiyle yönetilir” diyen üretici köylüler; hep beraberiz, AYAKTAYIZ! Birleşe birleşe kazanacağız!

Kurtuluş Yok Tek Başına! Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!
Sizleri Tertip Komitesi adına Umutla Selamlıyorum!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın İşçilerin Emekçilerin Birliği!
Yaşasın Halkların Kardeşliği!
YAŞASIN 1MAYIS!” dedi.

Aralıklarla yağan yağmura rağmen slogonlarla,halaylarla oldukça coşkulu geçen 1 Mayıs,Erdal Güney’in konseriyle sona erdi.

#MustafaAkgülEğitimciYazar

#BaşkentHaberGenelYayınYönetmeni

#OkuyalımOkutalımFarkındaOlalımTÜRKİYEM.

mustafaakgul06@gmail.com
Tel:05052762754

Eğitimci Yazar Mustafa Akgül mustafaakgul06@gmail.com Nevşehir'in  Ürgüp İlçesi  Ayvalı(Aravan) Köyün'de doğmuş,ilkokula başladığı yıl Kapadokya'nın sihirli,mistik dünyasından Ankara'ya göçmüştür. İlk ve ortaokulu Kayaş'ta lise eğitimini Atatürk Lisesi'nde tamamlamıştır Hacettepe İstatistik'ten ayrılıp Gazi Üniversitesi İşletme'yi bitirmiş aynı üniversitede yüksek lisansa başlamış ve halen Hacı Bayram Üniversitesi Sosyal Bilimler İşletme Yüksek Lisans öğrencisidir , Anadolu Üniversitesi  Kamuyönetimi Bölümü'nüde bitiren Mustafa Akgül,yerel ve ulusal basında dönem dönem güncel olaylara ve eğitime ilişkin yazılar yazmaktadır Halen ilkokul öğretmenliği yapan Mustafa Akgül'ün bir grup öğretmen arkadaşı ile birlikte çıkardığı "Katre-i Hatıra",isminde öğretmen anıları kitabı, "Heybe" isminde şiir kitabı ve "Renkler Konuşuyor-Birlikte Güzeliz" isminde çocuk kitabı vardır. Şuanda da 'Başkenthaber.Org'da genel yayın yönetmenliği konusunda danışmanlık yapmaktadır.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.