AYKAN; YIKIMIN NEDENİ TEDBİRSİZLİK!!! FAY YASASI ÇIKMALI!

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI BALIKESİR İL TEMSİLCİSİ AYSUN AYKAN; YIKIMIN NEDENİ TEDBİRSİZLİK!!!
FAY YASASI ÇIKMALI!
AYKAN; “6 Şubatta Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde meydana gelen Mw=7.7 ve Mw=7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem Türkiye’nin 10 kentinde büyük yıkıma neden olmuştu. 20 şubat tarihinde Hatay’da 6.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu deprem artçı bir deprem değil tetiklenen bir depremdir. Her fayın bir deprem tekrarlama periyodu var. Tabii faylar kırılınca doğal olarak o stres kuzeye, güneye fay boyunca bir şekilde yakınındaki faylara aktarılıyor. Kahramanmaraş Depreminde hem kuzeye Elazığ – Bingöl tarafına hem güneye Hatay’dan Kıbrıs’ın Kuzeyine doğru birikim oluyor. 6 Şubattaki depremden sonra kırılan fayın güney ve kuzey ucunda gerilim birikimi olmuştu ve bu deprem Antakya Fayını tetikledi. Kırılan Fayın güney ucunda Antakya Fayında stres sonucunda deprem oldu. 6 Şubat’ta olan depremin kuzeyi Doğu Anadolu Fayının üzerindeki Bingöl-Palu segmentide stres biriken ve tetiklenme sonucu deprem olabilecek yer arasındadır. Bu bölgelere dikkat edilmesi gerekiyor. Halkımızın hasarlı binalara girmemesi, son derece önemlidir
YIKIMIN NEDENİ TEDBİRSİZLİK! Yetkililerin sorumluluğunu yerine getirmediğini belirten AYKAN; YEREL İDARELERİMİZİN ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YAPMADIĞINI GÖRÜYORUZ” dedi
Kahramanmaraş Depremi; Herkesin bildiği ve beklediği bir depremdir; Deprem olmadan önce birçok kez Kahramanmaraş’ta yakın bir gelecekte deprem olabileceğini ve buralara dikkat edilmesi gerektiğini birçok kez uyardık ve birçok bilim insanı da ifade etti; Fakat buna ilişkin yeterli tedbirlerin alınmadığı yerel idarelerimizin üzerine düşen sorumlulukları yapmadığını, görüyoruz. Yıkımın Nedeni Tedbirsizlik. Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık merkezli deprem 10 kentimizi etkiledi. Kentlerde binalar yerle bir oldu, hastaneler yıkıldı, karayolu, demiryolu altyapısında ciddi hasarlar oluştu. Fay üzerinde yer alan karayolları, köprüler, tüneller depremden ağır hasar gördü. Karayollarının bir bölümü depremin ilk günlerinde ulaşıma kapandı. Karayollarının özellikle fay zonu üzerinde yer alan bölümleri depremin yarattığı sıvılaşma, yanal yayılım nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Tünellerde yıkım ve deformasyon oluştu, köprü ve viyadüklerde depremin etkisinin yanısıra, oturma, çatlama ve yıkılmalar meydana geldi. Kahramanmaraş Elbistan ve Pazarcık merkezli deprem baraj ve HES’lere de zarar verdi. Bu yüzden bu alanların detaylı bir şekilde incelenerek gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.
Yerel yönetimlerin özellikle doğa kaynaklı afetler karşısında yeterli olmadığını maalesef üzülerek görüyoruz. Bu sistemi bizim mutlaka düzeltmemiz gerekiyor. Yasal mevzuatımızın uygulamalarında eksikler olduğunu özellikle denetimin olmadığını yada yetersiz olduğunu gördük. Yerel yönetimlerin altyapısını mutlaka güçlendirmemiz gerekiyor.
MARMARA DENİZİ DEPREMİ İLE KAOS YAŞANABİLİR!
Türkiye’nin birçok yerinde deprem üretme zamanını doldurmuş ve yeterli gerilimi biriktirmiş faylar var. Yapılan çalışmalara göre, sismik boşluk olarak değerlendirilen faylar, yakın bir gelecekte tekrar deprem olacağını gösteriyor; fakat depremin tam zamanını bilemiyoruz. Marmara Denizi içinden geçen kuzey koldaki deprem dağılımları ise en son depremlerin 1509 ve 1766 yılında gerçekleştiğini, 200–250 yıllık dönüş periyotları olduğu düşünüldüğünde bu alanın bir sismik boşluk olduğu yani kırılma zamanı geldiğini göstermektedir; burada mutlaka 7’nin üzerinde maksimum 7.6 büyüklüğe çıkabilecek bir deprem olacak, Burada olacak büyük bir depremde, Marmara Denizi’ne kıyısı olan tüm iller; İstanbul, Balıkesir, Bursa, Yalova, Çanakkale, Kocaeli, Tekirdağ ağır bir şekilde etkilenecektir ve depreme hazırlıksız yakalanılması durumunda da büyük bir kaos yaşanabilir. Ülkemiz Kahramanmaraş Depremi ile çok büyük yıkım yaşadı, Marmara Denizinde olacak bir depreme hazırlıksız yakalandığımız bir durumda ülkemiz bu durumu kaldıramaz kaos yaşanabilir; O yüzden gerekli tedbirlerimizi almamız ve eksiklerimizi tamamlamamız gerekiyor.Ülkemizde yakın bir gelecekte deprem beklediğimiz, sismik boşluk olarak değerlendirdiğimiz diğer bir yer Balıkesir’dir. Balıkesir ve ilçelerini etkileyecek 20 fay var ve bu fayların büyük bir kısmı Mw=7 ve Mw=7.2 büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahiptir. Bu yüzden buralara çok dikkat edilmesi ve gerekli tedbirlerin biran önce alınması gereklidir.
BELEDİYELER ZEMİN ETÜTLERİNİN DENETLENMESİNİ İSTEMİYOR!!
Günümüzdeki bilim ve teknoloji ile her türlü büyüklükte depreme karşı sağlam bina yapmak mümkün! Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan Zemin ve temel etütlerini doğru yaptığımız taktirde, doğru zemin parametreleri ile zemin yapısına uygun projelendirme ve yapı denetimi ile depreme karşı güvenli bina yapabilirsiniz. Öncelikle yapı ruhsatı veren belediyelerin mevcut mevzuatı uygulamaları ve yapı denetimi yapmaları son derece önemli!! Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan zemin ve temel etütlerini denetleyen bir yapı denetim sistemini henüz kuramadık! Mevcut mevzuatın uygulanmasını Belediyeler istemiyor!
Bazı belediyelerde zemin ve temel etüdü istense de uygulamada başka bir sorun ortaya çıkıyor, denetim aşamasında zorunluluk olduğu halde zemin etüdü açısından denetim yapılmıyor. Belediyelerde denetim yapacak yeterli teknik eleman bulunmuyor; “İmar Kanunu’nun 28’inci maddesi ve diğer mevzuat hükümleri açık olmasına rağmen, zemin etüt raporları uygulama aşamasında yerinde denetlenmiyor. Çoğu Belediyede de bu konuda hiç denetim yok. Denetim yapılan belediyelerde ise arazi denetimler yapılmadan sadece masabaşında bir denetim var! Türkiye’deki yapıların çoğu ilgili mevzuata uygun zemin etüdü yapılmadan ve denetlenmeden inşa ediliyor.
FAY YASASI ÇIKMALI!
Ülkemizde meydana gelen depremlerde fay zonu üzerindeki binaların yıkıldığını gördük. Fay yasası birçok ülkede uygulanıyor; Bizim ülkemizde de uygulanmalı! Fay yasası Çıkmalı! Fayın her iki tarafına sakınım bandı oluşturarak bina ve bina türü yapılaşmaya sınırlama getirilmelidir” dedi.










