Belge Faşizmi!

Belge Faşizmi!
İngiltere’de British Museum, dünyanın her bir yanından özelikle şark coğrafyasından bin bir çeşit tarihi eser barındırıyor. Antik sikkelerden tutun yazma eserlere varıncaya, Osmanlı çinilerine ve firavun mezarlıklarına kadar yaklaşık dört milyondan fazla eser…
Taşınabilir ya da taşınamaz.…ölü diri fark etmez!
Bu çok yönlü halka açık müze, yılda altı milyon ziyaretçi ağırlıyor. Özel eserler bura da itinayla cam bloklar içinde korunuyor.
Ancak son yıllarda yurt dışından getirilen eserlerin talebi konusu İngilizleri fazlasıyla meşgul eden konulardan biri! Örneğin, Fatih Sultan Mehmet’in portesi bu müzeye getirilmiş, uzun yıllar süren diplomatik girişimler sayesinde eser ancak 2019’da Türkiye’ye getirilebilmişti….ve dahası!
Peki diğer eserler, Eski Mısır’ın Rosetta Taşı, Atina’nın Parthenon heykeli, Firavunların mezarı, tapınaklar ve kapılar vs…iadesi mümkün hiç gözükmüyor.!
İnsanın aklına acaba piramitler götürülebilseydi, demek geliyor.
Yurt dışından bu eserlerin müzeye getirilmesi-çalınması bir yana, İngilizler, eserlerin sahiplerine, müzeye getirilenlerin-çalınanların çok iyi korunduğuna dair küstahça bir seçenek sunuyor….tilkinin tavuk kümesinin bekçiliğine soyunması gibi!
Malum pasivize edilmiş toplumlar bunu bir veli nimetden, bir lütuf dan sayıyor.
Ne gariptir ki!
Milletlerin tarihi eserlerini korumaya bu kadar hevesli İngilizler, onların tarihine ve tarih yazıcılığına bu denli saygı duymuyor! Uzun yıllardır sömürdüğü toprakların insani ve ulusal değerlerini yok eden İngilizler, bu medeniyetlerin tarihini hiçe sayıyor. Kendi tarihlerini yazmalarına, kendi ulusal kahramanlarından ve İngiliz sömürgecilik yıllarından bahsetmelerine vs. izin vermiyor. Üstelik küresel tarih yazıcılığında sömürdüğü ülkelerin ve şarkın tarihini nazari itibariye almıyor.
Bununla yetinmeyen İngilizler dünyada belge faşizminde bir numaralı aktörü oynuyor!
İngiliz tarihçisi Stuart Laykockun son kitaplarından İşgal Ettiğimiz Tüm Ülkeler: Ve Hiçbir Zaman Ayak Basmadıklarımız isimli kitabında İngiliz sömürgesine girmeyen sadece 22 ülkenin ismini vererek itirafta bulundu.
Bu dünyanın nerdeyse tamamını içine alıyor!
Dahası 2010’lu yılların başında İngiliz sömürgelerinden olan Kenyalılar İngilizlere belgelerin kaçırıldığı, arşivlerin açılmadığı ve kasti şekilde belgelerin ortadan kaldırdığı gerekçesiyle dava açtı. Davadan sonra kalan bazı belgelerin-birçoğu imha edildiği üzere- açılmasına rağmen, özel damgalı olanların sadece Avrupa kökenli İngilizlerin görebilmesi şartı getirildi.
Maalesef, İngilizlerin belge faşizmi bu kadar kolay sonlanmayacak, bitmeyecek gibi gözüküyor… ve dünyanın yarısı beklemede!
Tarihçi Yazar: FİLİZ GÜNDEREN











Yorumlarsam kızarsınız ki
KÜFÜRDEN İHSAN BEKLEMEK BEYHÛDEDİR KIZIM.