Dolar 44,7613
Euro 53,0254
Altın 6.942,90
BİST 14.252,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
22°C
Hafif Yağmurlu
Cum 22°C
Cts 15°C
Paz 12°C
Pts 13°C

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği 1 Mayıs Basın Açıklaması Yaptı

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği 1 Mayıs Basın Açıklaması Yaptı
28 Nisan 2021 00:20

İşçi sınıfına selam olsun.

Taleplerimiz İçin Bir Araya Geliyoruz!

Tüm baskılara, engellemelere, işsizliğe, kadın cinayetlerine rağmen kadınlarında işçi sınıfının da mücadelesi devam ediyor.

Dünya işçi sınıfı 1 Mayısı emek, barış ve onur mücadelesini alanlarda meydanlarda heryerde kutluyor. Dünya işçi sınıfının bu günü benimsemesinin nedeni Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçilerinin 8 saatlik iş günü için parlamentoya kadar yürüyüş düzenleyip haklarını aramasındandır.

İşçi sınıfının ve kadının haklı mücadelesi hertürlü baskı, sömürü ve zulme rağmen devam etmektedir.

Bir yandan krizin getirisi bir yandan da salgın ve artan sayılar hayatımızı her geçen gün düne oranla zorlaştırıyor. Krizin derinleşerek geçimi neredeyse imkansız kıldığı bu günlerde, ev kadınlarının yükü de artıyor. Tencereye ne koyacağımızı, çocukların ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağını, markette bir ürünü alabilmek için hangi üründen vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Evdeki geçim öylesine zorlaştı ki; biz kadınların kişisel bakım ihtiyaçlarımızı, yeri geldiğinde bir saç boyasını yeri geldiğinde ise bir pedi dahi alamadığımız koşullarla karşı karşıyayız.

Her gün ev içine hapis ediliyoruz!

Alınan kararların tutarsızlığı ile eğitimin bir sabah online bir sabah yüz yüze yapılması kararları ile çocuklar eve hapis oluyor iken, ev kadınları da beraberinde eve hapis oluyor. Salgın ile birlikte ev içerisindeki bakım sorumluluğu öylesine arttı ki, ev kadınları açısından çalışma hayatına katılamamak, psikolojik sorunlar yaşamak, çaresizlik, korku, tedirginlik gibi duyguların neredeyse herkesin dilinde olduğu günleri yaşıyoruz.

Son bir buçuk yıl içinde salgının ortasında işçiye, öğrenciye, eğitimciye, küçük esnafa, kamu ve özel sektör de çalışan emekçiye aşı da yok güvence de yok. Devletin çocuk bakım sorumluluğunu kendi üstünden atarak yalnızca kadının sorumluluk alanıymış gibi göstererek ürettiği politikalar çalışma hayatına katılmamızı engelliyor. Bizler sadece ev içerisine hapis olmak değil çalışmak istiyoruz! Güvenceli ve insanca yaşanabilecek bir ücret istiyoruz! Bu taleplerin gerçekleşmesi için çocuklara ücretsiz kreş, etüt merkezleri ve yaşlı bakım evlerinin sağlanmasını istiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması kararı, kadınların şiddet görmesinin önünü açarken iktidara yakın medya kanalları aracılığıyla şiddet uygulayana açık bir teşvik paketi sunuluyor, kadınları sessizliğe, tedirginliğe ve ev içinde çaresizliğine sürüklüyor. Ben yaptım oldu diktasıyla ülke yönetmeye çalışıyorsunuz.

Kadınlar uzaklaştırma kararı çıkartsa dahi şiddet uygulayanının eve gelmeye devam edebilmesi, şiddet uygulamaya ve tehditlere devam edilmesi cezasızlığın en açık göstergesi… Haberlerde dahi artık en canice öldürülen kadınların haberi olurken şiddet görmek, tacize uğramak bu cinayetlerin yanında normalleştiriliyor. Ama bizler yalnız değiliz! İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması kararının hemen ardından yüz binlerce kadın bir araya gelerek meydanlara indi. Aynı o gün olduğu gibi bugün de İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz! Kadınları ev içine hapis etmeye çalışan, istihdama katılmasını engelleyen, şiddet görmesinin önünü açan bu sisteme karşı bir araya gelmeli, sesimizi duyurmalıyız!

İktidara sesleniyoruz bu çark sizin için dönmeyecek. Bu düzen değişmeli bir avuç patron, sermayedar ve sermaye iktidarı için ölmeyeceğiz. Ekonomik krizin faturasını en ağır ödeyen kadınlar olarak bu düzen değişmeli değişmelidir artık yeter diyoruz.

Bugün yaşadığımız koşulların sorumluları ‘ Hepimiz sorumluyuz.’ diyerek yükü bizlerin omuzlarına atmak istiyor. Ne krizin ne salgının sorumlusu biz kadınlar değiliz! Bu düzen değişmeli bu çarkın dişlileri olmaya yeter diyoruz.Yaratmaya çalıştıkları toplumun karşısında güvenceli iş, her alanda özgürce var olabilme, şiddetin ve tacizin olmadığı bir dünya yaratabilmek için 1 Mayıs’ta taleplerimizle bir araya geliyoruz! Dünü unutmadık yarınlara sahip çıkıyoruz.

İnsanca onurlu bir yaşam birlikte üretip birlikte tüketiğimiz emeğin ve emekçinin sömürülmediği bir düzen için yaşasın örgütlü mücadelemiz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Nuri ŞAHİN baskenthaber.org nurisahin0638@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.