“Delirten Hastalık” Trigeminal Nevraljiye Dikkat!

“Delirten Hastalık” Trigeminal Nevraljiye Dikkat!
En Çok 50 Yaş Üstünde Görülüyor, Kadınlar Risk Grubunda
Ankara – 16 Temmuz 2025 | Başkent Haber – Sağlık & Yaşam
Halk arasında “delirten hastalık” veya “intihar hastalığı” olarak bilinen trigeminal nevralji, yüzün bir tarafında ani ve şiddetli ağrılarla kendini gösteren, yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren nörolojik bir rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Abuzer Güngör, hastalığın özellikle 50 yaş üstü bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirterek, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planlamasının önemine dikkat çekti.
“Yeme, konuşma, dokunma… Hepsi ağrıyı tetikleyebilir”
Prof. Dr. Güngör, trigeminal nevraljinin tanısını şöyle anlattı:
“Yüzünüze hafifçe dokunduğunuzda ya da yemek yerken birden elektrik çarpması gibi bir ağrı başlıyor ve tüm başınıza yayılıyorsa, bu tarif edilmesi zor ağrının adı trigeminal nevralji olabilir. Bu hastalık, beşinci kafa siniri olan trigeminal sinirin baskıya uğramasıyla ortaya çıkar ve genellikle yüzün tek tarafında, şimşek çakar gibi kısa süreli ama tekrarlayan ağrılar şeklinde kendini gösterir.”
Sıklıkla Diş Ağrısıyla Karıştırılıyor
Hastalığın ilk belirtilerinin çoğu zaman diş ağrısıyla karıştırıldığını belirten Prof. Güngör, “Pek çok hasta ağrının kaynağını anlamadan diş çektiriyor. Tanı süreci, hastanın ayrıntılı klinik öyküsünün alınmasıyla başlar. Ardından MR gibi görüntüleme yöntemleriyle sinire baskı yapan damar ya da kitle araştırılır” dedi.
En Yaygın Neden: Sinire Baskı Yapan Damar
Trigeminal nevraljiye yol açan başlıca sebep, sinire baskı yapan bir damar olarak biliniyor. Nadir vakalarda tümörler ya da MS (Multipl Skleroz) gibi nörolojik hastalıklar da etken olabiliyor. Kadınlarda daha sık görülmesinin nedeni ise henüz tam olarak bilinmiyor, ancak hormonal ve anatomik farklılıkların rol oynadığı düşünülüyor.
Tedavi Yöntemleri: İlaçtan Mikrocerrahiye
Prof. Dr. Güngör, tedavi seçeneklerini şu şekilde özetledi:
İlaç tedavisi: Antiepileptik ilaçlarla ağrı kontrolü sağlanabilir, fakat zamanla etkileri azalabilir.
Girişimsel yöntemler: İnce iğneyle sinir uçlarına ulaşılarak özel ısı tekniğiyle ağrıyı ileten lifler etkisiz hale getirilebilir (radyofrekans yöntemi).
Cerrahi çözüm: Altın standart kabul edilen Mikrovasküler Dekompresyon (MVD) yöntemiyle sinire baskı yapan damar mikroskop altında ayrılır. Bu yöntem, yüksek başarı oranlarıyla uygulanmakta ve uzun vadede kalıcı rahatlama sağlayabilmektedir.
“Ağrıyı değil, hastalığı hedef alın”
Modern görüntüleme teknolojileri ve cerrahi tekniklerle hastalığın yönetiminde önemli başarılar elde edildiğini belirten Güngör, “Tedavide amaç yalnızca ağrıyı geçirmek değil, hastalığın kaynağına inmektir. Ancak hasta da bu süreçte bilinçli olmalı ve gerçekçi beklentiler taşımalıdır. Her hastaya özel yaklaşım en önemli başarı kriteridir” ifadelerini kullandı.










