Mahmut Kara – Türkiye Tahlilleri: Dün, Bugün, Yarın – 2

Mahmut Kara – Türkiye Tahlilleri: Dün, Bugün, Yarın – 2
Kıymetli yol arkadaşlarım, Ankaralı, Mamaklı Hemşehrilerim;
Geçtigimiz günlerde yazı kaleme almış ve demiştik ki, memleketin dertlerini sadece eleştirmekle kalmayıp, köklere inerek birlikte çözüm yollarını arayacagız…
ilk duragımız… “iktisadi bağımsızlık” bilincinden bugünün zorlu gerçeklerine doğru bir köprü kuracagız
DÜN: Onurla ortaya konan İrade
Cumhuriyet henüz ilan edilmeden toplanan İzmir İktisat Kongresi, sadece rakamların konuşuldugu bir toplantı degil, bir milletin “ben buradayım ve kimseye muhtaç olmayacagım” dedigi bir irade beyanıydı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, askeri zaferlerin kalıcı olması için ekonomik zaferlerin de şart oldugunu biliyordu. O gün konulan hedef; üreten, emege deger veren, dışa bagımlılıgı reddeden ve her şeyden önemlisi kendi ayakları üzerinde duran onurlu bir Türkiye idi. Bu, sadece bir ekonomi politikası degil, bir haysiyet mücadelesiydi.
BUGÜN: Yanlış Tercihlerin Agır Bedeli
Peki, bugün o onurlu mirasın neresindeyiz? Gelin hadi dürüstçe konuşalım.
Yıllardır uygulanan, üretimi degil tüketimi pompalayan, sanayiciyi degil rantı kollayan anlayış bizi bir uçurumun kenarına getirdi. Borçla dönen bir çark, degersizleşen emek ve tarladan sofraya her aşamada belimizi büken bir sistemle karşı karşıyayız.
Pazardan hiç bir şey alınamıyor,
Mutfakta tencereye konacak bir şey bulunamıyor,
Kiralar aldıgımız maaşları geçmiş, kira maaşımızı yutuyor.
Bu tablo bir kader ya da rastlantı degil; bu tablo, üretenden alıp ranta veren yanlış tercihler zincirinin acı bir sonucudur. Halkın gerçeklerinden kopan her siyaset, işte tam burada gücünü ve vicdanını kaybeder.
YARIN: Emegin ve Adaletin Türkiyesi
Ancak umutsuzluga yer yok. Bu hikayeyi degiştirmek bizim elimizde. Sosyal demokrat bir anlayısla, insanı merkeze alan yeni bir ekonomi mimarisi inşa edilecek. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu memleket, kendi öz kaynaklarına ve insan gücüne güvenerek yeniden ayaga kalkacak.
“Peki, bizim yarınlar için çizdiğimiz o ortak gelecekte neler var?”
Betona degil, üretime yatırım: Fabrikaların bacasının tüttügü, tarlaların bereketlendigi bir Türkiye.
Emegin hakkı: Alın terinin enflasyona ezdirilmedigi bir düzen.
Güçlü Sosyal Devlet: Hiçbir çocuğun yataga aç girmedigi, gençlerin gelecegini yurt dışında degil, kendi vatanında kurduğu bir sistem.
Bu bir vaat degil; bu bir yönetim ahlakıdır.
Biz; ayrıcalıgı degil eşitligi, yoksullugu degil refahı paylaştırmayı , bölüşmeyi savunuyoruz.
Şimdi siz hemşehrilerime sormak istiyorum:
Sizce bugün soframızdaki ekmegin, küçülmesinin en temel sebebi nedir?
Ekonomide adaleti saglamak için atılacak ilk adım sizce ne olmalıdır?
Gençlerimizin yeniden bu topraklarda hayal kurabilmesi için neyi degiştirmeliyiz?
Gelin, bu memleket meselesini birlikte konuşalım, çözüm yollarını birlikte tatrışalım.Biz biliyoruz ki; bu memleket ancak adaletle ve emekle yogrulursa ayaga kalkar.
Bir sonraki yazımızda:
“Ekonomide Adalet: Vergi Sistemi, Gelir Dagılımı ve Sosyal Devletin Yeniden İnşası” konusunu ele alacagız.
Yorumlarınızı ve saptamalarınızı merakla bekliyorum.
Hadi, yarınları kurarken neler yapabiliriz beraber konuşalım…










