Dolar 45,9684
Euro 53,5750
Altın 6.609,41
BİST 13.865,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
25°C
Hafif Yağmurlu
Per 26°C
Cum 26°C
Cts 26°C
Paz 27°C

Kanıtların Lisanı

Kanıtların Lisanı
7 Aralık 2021 11:34

İnsan yanılır, ama kanıtlar asla yanılmaz!
Bu gün bilim topraktan çıkan her şeyi, kendi kategorisinde ayrı öneme sahip olduğunu söylüyor. Tıpkı arkeolojik bulgular gibi! Hepsi adeta okunmayı bekleyen bir kanıt ve birer hazine!
İnsanoğlu yüzyıllardır kanıtların ve tarihin peşinde koşuyor. Eğer insanoğlunun geçmişini hatırlama ihtiyacı olmasaydı böylesi meşakkatli bir tempoya gerek kalmayabilirdi. Ancak insanın biyolojik olarak hatırlama ihtiyacı, hatıralardan yola çıkarak benliği oluşturma ve benlikten yola çıkarak biz olma istemi, insanlığı buna zorunlu kılıyor.
Tarih için ise söz konusu kanıt, sözlü ve yazılı tüm verilerin yanı sıra arkeolojik çalışmalarda bulunan malzemelerdir. Yalnız kanıtlarında okunması için fen bilimlerinden bir takım yöntemlerin ve matematiksel kuralların olması gerekiyor?
Ben buna kanıtların lisanı diyorum.
Peki, Nedir kanıtların lisanı?
Mesela Karbon 14 metodu ya da bir diğer adıyla Radyo Karbon metodu gibi fen bilimleri ve matematiğin alanına giren metotlardan bahsediyorum. Söz konusu Karbon 14 metodu; dünya üzerinde karbondioksit döngüsüne tabi kalan her madde ve kalıntının yaşının belirlenmesidir. Yani bir ağaç parçasından tutun, bir canlıya ait tüm kalıntı, kemik, saç ve fosille varıncaya kadar doğada karbondioksit döngüsüne maruz kalan her şeyin yaşı tahmin edilebilir.
Bugün, bu metot ve benzerleri sayesinde tarih bilimi ziyadesiyle nasipleniyor diyebiliriz.
Hayretler içinde kalacağınız en çarpıcı örneklerle devam edelim! Buyurun!
Muğla’nın Milas ilçesindeki bir zeytin ağacının karbon 14 e benzer bir tarihlendirme yöntemi sayesinde ağacın 3 bin yıl önce bu bölgeye dikildiği ortaya çıktı.
Bingöl’de yapımı süren Kalehan Barajı nedeniyle, sular altında kalacak olan alanda yürütülen kurtarma kazısında gün yüzüne çıkarılan buğdayların, 4 bin 500 yıllık olduğu tespit edildi.
Taş Devri’nde yaşayan bir kadına dair şaşırtıcı ipuçları verebilecek çiğnenmiş sakız bulundu. Danimarka’nın Syltholm Adası’ndaki arkeolojik incelemelerde 5 bin 700 yıl öncesine ait olduğu tespit edildi.
Kanada’nın kuzey batısındaki Yukon eyaletinde bulunan 50 bin yıllık kurt ve ren geyiği yavrusu bulundu.
Avusturya-İtalya sınırında Alp Dağları’nda bulunan Buz adam Ozzi! Tesadüf eseri buzların erimesi soncu fark edilen Ozzi’nin I. Dünya savaşında ölen bir askere ait olabileceği düşünülürken, yapılan araştırma sonucu 5300 yaşında olduğu anlaşıldı.
Ve son olarak, 2015 yılında İngiltere Brimingham Üniversitesi’nde dünyadaki en eski Kuran-ı Kerim olabileceği düşünülen kitaptan kısımlar bulundu. Karbon 14 metoduna göre kitabın yaklaşık 1370 yıl kadar eski olduğu tespit edildi.
En nihayetinde topraktan çıkarılanların ya da saklı kalanların, gizemi biraz daha aralanırken tarihin bilinmeyen sayfaları çoktan doldurulmaya başlandı bile!

Tarihçi Yazar: FİLİZ GÜNDEREN

Son Sözü Başkent Söyler baskenthaber.org baskenthaber.org@gmail.com
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.