Ankara’ya Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Göç Akışı

Ankara’ya Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Göç Akışı
Sosyolojik, Ekonomik ve Depremsellik Açısından Değerlendirme
Önder BOĞA
Ankara Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, 2020-2025 yılları karşılaştırıldığında Ankara’da yaşayan ve nüfusa kayıtlı oldukları iller bazında özellikle 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında Türkiye’deki iç göç hareketlerinin yönü ve karakteri açık biçimde ortaya çıkmaktadır.
Veriler, Ankara’nın yalnızca bir başkent ve memur kenti değil; aynı zamanda güvenli, erişilebilir ve ekonomik açıdan yeniden tutunma imkânı sunan bir “çekim merkezi” hâline geldiğini göstermektedir.
2020-2025 karşılaştırması incelendiğinde, özellikle deprem bölgesi illerinden Ankara’ya doğru dikkat çekici bir nüfus hareketi olduğu görülmektedir. Bunun yanında Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden de belirgin bir artış yaşandığı anlaşılmaktadır. Ankara artık geçici bir iş bulma merkezi değil, “yeniden hayat kurma merkezi” hâline gelmiştir.
Bu süreçte, inşaat sektörünün yanı sıra Ankara’nın 60 milyon metrekareyi aşan sanayi alanına sahip olması ve faaliyet gösteren 12 aktif Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunması da önemli rol oynamaktadır.
En Dikkat Çekici Artışlar
Hatay (%64,4), Adıyaman (%42,4), Van (%31,9), Kahramanmaraş (%29,6) ve Ağrı (%27,9) illerindeki artış oranları dikkat çekmektedir. Bu veriler, Ankara’nın deprem sonrası yeniden yerleşim sürecinde güçlü bir merkez hâline geldiğini göstermektedir.
Bu tablo, deprem sonrasında geçici olarak barınan nüfusun bir kısmının geri dönmesine rağmen, önemli bir kesimin Ankara’da kalıcı hâle geldiğini ortaya koymaktadır.
1. Depremsellik ve Güvenlik Algısı
2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye’de iç göç dinamiklerini kalıcı biçimde değiştirmiştir. Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya gibi ağır yıkım yaşayan illerden Ankara’ya yönelen nüfus hareketi, yalnızca geçici bir barınma ihtiyacının sonucu değildir.
Ankara’nın tercih edilmesinde şu faktörler öne çıkmaktadır:
Birinci derece deprem kuşağında yer almaması
Görece güvenli zemin algısı
Kamu kurumlarının yoğunluğu sayesinde devlet desteklerine erişim kolaylığı
12 Organize Sanayi Bölgesi ile geniş iş imkânları
Sağlık, eğitim ve barınma altyapısının güçlü olması
İstanbul’a kıyasla daha düşük yaşam maliyetleri
2. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan Süregelen Göç Eğilimi
Veriler, deprem etkisinin yanı sıra uzun süredir devam eden yapısal göç eğilimini de ortaya koymaktadır. Van, Ağrı, Şanlıurfa, Batman ve Diyarbakır gibi illerdeki artışlar, Ankara’nın bu bölgeler için ekonomik ve sosyal bir çekim merkezi olduğunu göstermektedir.
Göçün temel nedenleri arasında işsizlik, eğitim ve kariyer beklentileri, kamu istihdamı ve sosyal mobilite arzusu öne çıkmaktadır.
3. Ankara’nın Ekonomik Çekim Gücü
İstanbul’da artan yaşam maliyetleri orta gelirli kesimler için zorlayıcı hâle gelirken, Ankara daha erişilebilir bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Başkentte kamu istihdamı, savunma sanayi yatırımları, üniversiteler ve organize sanayi bölgeleri Ankara’yı güçlü bir çekim merkezi hâline getirmektedir.
4. Sosyolojik Sonuçlar
Göç hareketleri Ankara’nın toplumsal yapısını dönüştürmektedir. Mamak, Keçiören, Altındağ, Pursaklar, Sincan ve Etimesgut gibi ilçelerde yoğunlaşma dikkat çekmektedir.
Ancak bu süreç; konut fiyatlarında artış, altyapı yükü, trafik yoğunluğu ve sosyal uyum sorunları gibi riskleri de beraberinde getirmektedir.
5. Genel Sonuç ve Öneriler
Veriler, Ankara’nın güvenli yaşam, ekonomik fırsat ve sosyal tutunma arayan nüfus için güçlü bir merkez hâline geldiğini göstermektedir.
Önümüzdeki süreçte:
Konut politikaları
Ulaşım yatırımları
Sosyal uyum çalışmaları
Depreme dayanıklı kentleşme
İstihdam planlaması
alanlarında kapsamlı adımlar atılması gerekmektedir.
Ayrıca göç eden nüfusa yönelik mesleki eğitimlerin artırılması büyük önem taşımaktadır.
Ankara’da İkamet Edenlerin İllere göre nüfusları ve değişim oranı…












