Gülbahar Özbek – Hayatta Bir Değer: Öğretmen

Gülbahar Özbek – Hayatta Bir Değer: Öğretmen
*Vardığım kanaat odur ki büyük bir öğretmen büyük bir sanatkardır ve diğer büyük sanatkarlar gibi onlardan da az sayıda vardır. Hatta çalışma sahası insan aklı ve ruhu olduğu için öğretmenlik sanatların en büyüğü bile olabilir. (Jean-jacques Rousseau)
*24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun “başöğretmen” oluşunun yıl dönümlerinin ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. O günden bu yana 24 kasım öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmış. Öğretmenin hayatımızdaki yerine gelecek olursak
Öğretmenler Mükemmel bir heykeltıraştır ki tüm falsolarımızı, yaramazlıklarımızı, hatalarımızı törpüleyip güzellikleri ortaya çıkarmak için Mükemmelliyetçi bir tavırla hareket eder. Aslında bizi biz yapan, dışarıdan bakıldığında törpülenebilecek, bunu göremeyip düzeltemediğimiz bazı durumları kontrol etmemize destek olarak son halimize ulaşana dek bir döngü gerçekleştirir. Öğretmenin her zaman insanın yanında olması, belki de aile faktörünün de çok da etkili olmadığı bazı insanlarda kalıcı dokunuşlar yapabilmiştir. Bu dokunuşlar bilimle iç içe olduğu sürece daha etkili olabilir. Sistemli bir ilerleyiş yankılanır.
*Toplumun gelişmesi ve kalkınması bilimdeki gelişmelere bağlıdır. Bilim eğitimin her kademelerinde öğretmenler tarafından öğretilir. Bu nedenle toplumun geleceğinin biçimlenmesinde en büyük rol öğretmene düşüyor. Öğretmen aynı zamanda öğrenci ve insanlar için de rol modeldir. Pek çok ünlü kişilerin de öğretmenlerden de etkilendiği bir gerçektir.
*24 Kasımın sadece yemekler eşliğinde kutlanan, hediyeler alınan, şarkı, şiir okunan değil aynı zamanda gerekli değerin de gerçek anlamda gösterilmesi gereken bir gündür. Tabi öğretmene yapılan kutlamalar da bireylerin bir nevi öğretmene teşekkür edilmesi açısından değerlidir.
*Nitekim değerin tek bir günle sınırlı kalmaması gerekir. Bu değeri öğretmenin şartlarını ve yaşam kalitelerini iyileştirerek yapılmaya başlanabilir. Yıllardır atama bekleyen, özel sektörde çalışarak emeğinin karşılığıni alamayan, özelde çalışan öğretmenlerimizin, şimdilerde öğretmenlik mesleğinin değersizleştiği süreç haline gelmiştir. Gençler için tabiri caizse hüsranla ilerleyen bir süreç haline gelmiştir.
*Üniversite okuduktan sonra iş bulamayıp evde oturmak zorunda kalan, uzun süren işsizlik psikolojisine dayanamayıp intihar eden, öğretmenlik görevini yerine getirebilmek için ivedilikle öğrenim gördükten sonra hala sınavlara hazırlık yaparak ve hayatının en dinamik, verimli zamanlarını beklemekle geçiren öğretmenlerimize sorunlarının çözüldüğü bir gün olarak düşünüyoruz.
* Öğretmenlerimiz işlerini yaparak memlekete faydalı bir birey, kendisine ve ailesine yetebilen bir birey olmak istencinde. Bunca anlam yüklenmiş, birçok hayata dokunabiliyor ve ülke için medeni bir yol izliyorsa, öğretmene biçilen değer de bunun ölçüsünde olmalıdır. Çünkü: “öğretmen ihmal edildiğinde o ülke intihar ediyor demektir.”der. (Joghn steinbeck)
Kendimizi daha mutlu ve onurlandıracak günlere.. Günümüz kutlu ve değerinin ölçüsünde olması temennisiyle…










